Altının yükselişi, gümüşe yaradı; sıçrama sırası platine mi geliyor?

Altında yaşanan, boğa piyasaları analistlere göre gümüşe daha çok yarıyor. Yeni yapılan bir araştırmaya göre 1968 yılından bu yana gümüş hemen hemen tüm altın rallilerinden yüzdesel olarak daha kazançlı çıktı.

Gümüş fiyatları 2014 yılının ikinci yarısından bu yana sıkışıp kaldığı 14-20 dolar aralığını temmuz ayında kırdı. Bu bandı aştıktan sonra hızlı bir yükseliş gerçekleştiren beyaz metal, eylül vadeli işlemlerde 29.91 dolara kadar çıktı. Geçmiş yıllardaki hareketlerine bakıldığında gümüşte yaşanan büyük sıçrama, yukarı yönlü daha geniş çaplı bir hareketin habercisi olabilir. Zira analizler, altın fiyatlarında ralli yaşandığı dönemlerin hemen hepsinde gümüşün altından daha güçlü bir performans sergilediğini ortaya koyuyor.

Altın rallilerinde gümüş yüzdesel olarak daha fazla yükseldi

Altında yaşanan boğa piyasaları analistlere göre gümüşe daha çok yarıyor. CPM Group tarafından yapılan bir araştırmaya göre altının dolara sabitlenmesi uygulamasının 1968’de terk edilmesi sonrasında gümüş hemen hemen tüm zamanlarda altın rallilerinden altına göre daha kazançlı çıktı. Örneğin 1976-80 yılları arasındaki altın boğa piyasasında sarı metal yüzde 715 prim yaparken, gümüş yüzde 977 yükseldi. Altının yüzde 636 yükseldiği 2001-2011 döneminde ise gümüş yüzde 1106 gibi devasa oranlarda prim yaptı.

Analizde gümüş fiyatlarındaki çıkışı yansıtan iki ayrı döneme ait veri baz alındı. İlkinde, altında çıkış ve zirvelerin kaydedildiği tarihlerde gümüşün nasıl bir performans sergilediğine bakıldı. Diğerinde ise altın fiyatlarında yükseliş yaşanan döngü ya da bu dönemlere yakın tarihlerde gümüşün fiyatındaki yükseliş ve zirveler ölçüldü. Altın ile aynı tarihlerdeki hareketlerine bakıldığında gümüşün bazen altından hızlı yükselebildiği göze çarptı.

Ancak ikinci ölçüt gümüşle ilgili çok daha çarpıcı hareketleri gözler önüne serdi. Buna göre gümüşün altın rallilerine yakın dönemlerde ya da altının çıkış sürecinde sarı metalden yüzdesel olarak daha güçlü bir yükseliş yakaladığını ortaya koydu.

Altın piyasasının değeri 5.5 kat daha büyük

Gümüşün büyük bir yukarı doğru fiyat hareketini başlatırken altını sık sık geride bırakmasının ve yüzdesel olarak fark atmasının bazı nedenleri var. Bunların en önemlisi gümüş piyasasının altın piyasasından önemli ölçüde daha küçük olması. Örneğin 2019’da altın piyasasının dolar değeri gümüşün 5.5 katı civarındaydı. Altın ve gümüş için burada kastedilen piyasa büyüklüğü yıllık fiziksel arzın toplamı olarak tanımlanıyor. Bu hesaplamaya yeni rafine edilmiş maden çıktısı, hurdadan ikincil geri kazanım, vadeli işlemler ve opsiyon borsası işlem hacmi ve Londra Külçe piyasa takas hacimleri dahil ediliyor.

Altına kıyasla daha az likit

Gümüş piyasasının daha küçük boyutu göz önüne alındığında, yatırımcıların metalin fiyatını yukarı veya aşağı hareket ettirmesi daha az çaba gerektiriyor. Piyasanın daha küçük olması, esasen oynaklığı artıran bir unsur fakat yükseliş zamanlarında gümüşün altına kıyasla daha fazla yukarı yönlü destek bulmasını sağlayabilir.

Ayrıca, gümüş likit bir piyasa olmasına karşın, hem derinlik hem de genişlik açısından altın piyasasına göre nispeten daha az likit yani bu piyasada daha az kurumsal yatırımcı, bireysel yatırımcı, külçe alıcısı bulunuyor. Bu sınırlı likidite de gümüşte altına göre daha sert hareketlere katkı yapıyor.

Orta ve uzun vadede gücünü koruyacak

Değerli metal uzmanlarına göre gümüş orta ve uzun vadede yükselişini sürdürecek. 2019 sonundan 10 Ağustos 2020’ye kadar vadeli işlemlerde gümüş fiyatı yüzde 54 yükseldi. Yükselişin önemli bir kısmı 20 Temmuz’dan sonra meydana geldi. Fiyatlar 2019 sonu ve 17 Temmuz arasında sadece yüzde 10 yükselmişti. 17 Temmuz sonrasında ise altın sadece yüzde 7 yükselirken, gümüş yüzde 32 güçlendi. CPM Group gümüşte orta ve uzun vadede yükseliş potansiyelinin sürdüğünü düşünüyor.

Credit Suisse: Bir sonraki etap 30.72 $

Gümüş, Credit Suisse stratejistlerine göre 27 doların hemen üzerinde tutunmaya çalışan gümüş konsolidasyon aşamasında ve bulunduğu seviyede kalıcı olabilirse bir sonraki etap 30.72 dolar. Bankanın analistleri, gümüşün halen rekor seviyelerin çok altında olduğuna işaret ederek, “Geçici olarak nefeslendikten sonra gümüş çıkışını tazeleyebilir. Burada 30.72 direnci ile karşılaşması mümkün fakat sonrasında 2011/2020 ayı piyasası trendinin yüzde 61.8’ine işaret eden 35.23/35.365 seviyelerine çıkabileceğini düşünüyoruz” diyor.

Sıçrama sırası platine mi geliyor?

Altın ve gümüş bu yılın gözde yatırım araçları oldu. Bu iki değerli metal, yatırımcının krizdeki güvenli limanı oldu. Analistlere göre değerli metal ailesinin bir diğer üyesi platin de yükseliş bekleyen metaller kuyruğunda. Platinin şu sıralar 920-930 dolar/ ons ile altının yarı fiyatından bile ucuza satıldığını belirten analistlere göre platin; altın ve gümüşe alternatif arayan yatırımcı için iyi bir seçenek olabilir. Analistler, “yatırımcı gerçekten değerinin çok altında bir metal arıyorsa platine bakabilir” diyor. Sarı metalin fiyatı platinin iki katını aşmış durumda. Ancak geçmişe bakıldığında platinin altına göre daha primli olduğu görülüyor. Analistler yatırımcı ilgisinin iki metal arasındaki pariteyi yeniden 1:1 seviyesine çıkarabileceğini, bunun da platin yatırımcısına ciddi kazanç sağlayacağını belirtiyorlar.

Altınla fiyat farkı 1.100 dolara çıktı

Saxo Bank Emtia Stratejileri Bölüm Başkanı Ole Hansen, platin ve altın arasındaki fiyat farkının 1.100 dolara kadar çıktığına dikkat çekerek, altına göre oldukça ucuz olan platinin alternatif bir yatırım aracı olarak değerlendirilebileceğini dile getiriyor.

Money Metals Exchange analisti Stefan Gleason da, diğer metallerden daha nadir bulunmasının platinin cazibesini artırabileceğini ifade ediyor. Şu an piyasadaki altın miktarı platinden 20 kat fazla. Bugüne kadar çıkarılmış tüm platin 58 metrekarelik bir odaya sığabilir. Buna rağmen şu anda altının daha fazla prim yapmasının başlıca nedeni platine düşük talep. Talebin önemli bir bölümü, şu sıralar Koronavirüs pandemisinin olumsuz etkisiyle sıkıntılı bir dönem geçiren otomotiv sektöründen geliyor. Birkaç yıl önce yaşanan dizel otomobillerdeki emisyon skandalı sebebiyle otomobil üreticileri katalizörlerde platin yerine paladyum kullanımına yöneldiler. Ancak paladyum maliyetinin platininin İki katına çıkmasıyla, bu metalin yerine konabilecek yeni bir ürün arayışı başladı.

Üretimin azalması, talep düşüşünü dengeleyebilir

Bundan sonraki süreçte ise platin üretimindeki düşüşün, otomotiv talebindeki gerilemeyi dengeleyebileceği belirtiliyor. Her ne kadar fiziki talep güçlü olmasa da, üretimin mevcut talebi bile karşılamakta zorlanacağı tahmin ediliyor. Küresel arzın yüzde 75’ini gerçekleştiren Güney Afrika’da elektrik, su kısıntısı ve hükümet politikaları nedeniyle son 10 yılda sermaye harcamaları büyük ölçüde azaldı. Dünyada platin arzı 2006 yılında zirve yaparken, maden yatırımları hızla azaldı. Gelecek 10 yılda üretimde ciddi bir gerileme öngörülüyor. Yani piyasadaki platin miktarı giderek azalacak.


Öte taraftan otomobil katalizörlerinde kullanımı azalsa da platin, hücre yakıt teknolojisinde önemli paya sahip. Platin kanser tedavisindeki ilaçlarda da kullanılıyor. Ayrıca platinle sertleştirilmiş silikon karışımlar rujdan, şampuan ve kontak lense kadar birçok kişisel bakım ürününde kullanılıyor. Yoğun bir metal olan platinin başka kullanım alanları bulabileceği, ayrıca hem takı hem de külçe talebinde artış yaşanacağını belirten analistler, mevcut enflasyonist ortamın da platinin lehine olduğunu hatırlatıyorlar. Bu da fiyatlarda ralli yaşanabileceği beklentisi yaratıyor.

Evrim Küçük / Dünya 

YORUM YAP

YORUMLAR (0)