Belirsizlik 2021’de de bizimle

2020’de tarihi daralmalar yaşayan ekonomilerde 2021 güçlü bir büyüme yılı olacak. Ancak IHS Markit, Pimco, Goldman Sachs ve Deloitte gibi kuruluşlardan belirsizliklerin devam edeceğine de vurgu yapılıyor.

Dünyanın birçok bölgesinde ciddi bir ekonomik hızlanma öngörülüyor olsa da, IHS Markit ve Pimco’nun da aralarında olduğu kuruluşlar belirsizliğin 2021’de belirleyici olmaya devam edeceği konusunda uyarıyor.

IHS Markit, Asya Pasifik Bölgesi’ne ilişkin ekonomik görünüm raporunda yeni COVID-19 salgınlarının güçlü büyüme görülmesi beklenen Asya’da bile önemli bir belirsizlik yaratacağını vurguluyor. İngiltere, AB ve Japonya’nın da aralarında olduğu büyük ekonomilerdeki yeni salgınlar rapordaki ifadeyle “Belirsizlikler Yılı” yapacak. Öte yandan raporda bölgenin Çin’de yüzde 7,5’lik GSYH büyümesi başta olmak üzere toplamda yüzde 5,7 hızda büyümesi öngörülüyor. Öte yandan Çin’de sekiz ay sonra tekrar COVID-19 ölümü görülmesi, günlük vakaların marttan bu yana en yüksek düzeye gelmesi ve salgının ilk büyüdüğü Yeni Yıl tatilinin tekrar yaklaşması ülkedeki yeni olası bir salgın endişelerini de beraberinde getiriyor.

Pimco: Aşırı iyimserlik yatırımcıya zarar verebilir

Aşırı iyimserliğin doğru olmadığını düşünen kuruluşlardan biri de tahvil yatırımlarıyla öne çıkan varlık yönetimi şirketi Pimco. Yönettiği varlıklar 2 trilyon doları aşan ABD merkezli kuruluş, ABD’de teşviklerin beklenenden daha erken geri çekilmesi de dahil olmak üzere iyileşmeyi rayından çıkarabilecek siyasi ve ekonomik risklere dikkat çekti. Aşıların dünya çapında yaygınlaşmasıyla birlikte küresel GSYH’de son on yılın en hızlı büyümesinin görülmesi beklense de, Pimco’ya göre ABD mali teşviklerinde bir geri çekilme, Çinli şirketlerin ABD harcamalarında ve yatırımlarında ihtiyatlı olması, işe alımlarda temkinli tutumun devam etmesi, toparlanma fiyatlayan yatırımcılara zarar verebilir.

ABD Merkez Bankası da (Fed) önceki gün ABD ekonomisine ilişkin değerlendirmelerin yer aldığı Bej Kitap raporunda artan vakaların iyimserliği azalttığına dikkat çekti. Tüketici harcamalardaki seyrin karışık olduğunu vurgulayan raporda vakalardaki artış ve yeni önlemlerin perakende ve hizmet sektörüne talebi azalttığı belirtiliyor.

Goldman Sachs: Hisse ve tahvil “nefeslenme arası” verebilir

ABD’li yatırım bankası Goldman Sachs’ın Başekonomisti Jan Hatzius ise pandemideki güçlü seyre rağmen rekor üstüne rekor kıran ABD borsalarının ve tahvil piyasalarının kısa vadede bir “nefeslenme arası” verebileceğini söyledi. CNBC’ye konuşan Hatzius, Fed’in teşvik programını azaltma olasılığının ve uzun vadeli faiz oranlarına geri dönüşe odaklanabileceği ihtimalinin hisselere duraklama getirebileceğini öngörüyor. Tahvil getirilerindeki yükselişin şirket borçlanma maliyetlerinin artacağı anlamına gelebileceği belirtilen Goldman Sachs raporunda, bunun firmaların mali durumlarını zorlayabileceği ve hisse fiyatlarına zarar verebileceği belirtiliyor. Öte yandan banka uzun vadede riskli varlıklar için görünümün hala olumlu olduğunu ve yükselişini sürdüreceğini öngörüyor.

Evden çalışma ve e-ticaret kalıcı

Bağımsız denetim ve danışmanlık kuruluşu Deloitte’un İngiltere’de şirket CFO’larıyla yapmış olduğu anket, 2021 yılında COVID-19’la gelen değişimlerin sürekli hale gelmesinin ve güçlü bir büyüme yaşanmasının beklendiğini ortaya koydu. CFO’ların yüzde 78’i 2021’in ilk yarısında kısıtlamaların yaratacağı belirsizliğin sürmesini, yüzde 57’si 3. Çeyrekte kısıtlamaların kalıcı olarak kaldırılmasını bekliyor. Öte yandan yüzde 10 kısıtlamaların 4. Çeyrekte kaldırılacağını, yüzde 11 ise kısıtlamaların ancak 2021 sonrasında sona ereceğini tahmin ediyor. Tedarik zincirlerinde “near shoring” trendinin artmasını öngören CFO’ların oranı yüzde 70. Esnek çalışma için bu oran yüzde 97. CFO’lar evden çalışma, tele tıp uygulamaları ve online ticaretin 2025’te bile önemli paya sahip olacağını ve eskiye tam bir dönüş yaşanmamasını, elektrikli aracın payının ise 2025’te yüzde 28’e ulaşacağını öngörüyor.

Unilever CEO’su: Ofise asla tam zamanlı dönmeyeceğiz

Türkiye’de de büyük üretim yatırımları bulunan Unilever’in CEO’su Alan Jope, dün yaptığı açıklamada, şirketin çalışanlarının asla tam zamanlı ofis düzenine dönmeyeceğini duyurdu. Salgın sırasında şirketin tahmin ettiklerinden de hızlı bir şekilde uyum sağladığını belirten CEO Jope, şirketin aşıyı zorunlu yapmayacağını ama tüm çalışanların aşı olmasını teşvik edeceğini, aşı olmamayı tercih eden çalışanlara ise test zorunluluğu olacağını söyledi. Şirket, pandemi sürecinde ve sonrasında farklı çalışma modellerini inceleyecek. Hilal Sarı / Dünya 

YORUM YAP

YORUMLAR (0)