Empati kurabilen, dijital CEO’lar revaçta

Dijital altyapının ne kadar önemli olduğu, hızlı aksiyon alabilen şirketlerin krizleri nasıl fırsata çevirdiği ortaya çıktı. Bu refleksleri gösteren liderlerle birlikte iş dünyasında SÜPERCEO’lar dönemi başladı

Pandemi süreci, dijital alt yapının ne kadar önemli olduğunu, hızlı aksiyon alabilen şirketlerin krizleri nasıl fırsata çevirebileceğini bir kez daha gösterdi. Tabii bu refleksleri gösteren lider ya da yöneticileri de bir adım öne çıkardı. DÜNYA GAZETESİ'NDEN FATOŞ BOZKUŞ'un haberine göre dijital çağa ayak uydurabilen, yeniliklere çabuk adapte olan, hızlı karar alan ve tüm bunların yanında çalışanını anlayan, empati kurabilen yöneticiler dönemin kazananı oldular.

Aslında halihazırda son yıllarda hem dünyada hem de Türkiye’de şirketlerin üst yönetimlerinde devam eden bir değişim trendi vardı, pandemi ile birlikte bu süreç biraz daha hız kazandı diyebilirz.

2019’da Sabancı Holding’ten Philip Morris’e, Koçtaş’tan Garanti BBVA’ya, Turkcell’den Unilever’e, Yurtiçi Kargo’dan Acıbadem ve Boyner’e kadar pek çok şirkette CEO değişimine şahit olmuştuk. Bu değişim rüzgarı bugüne kadar artarak devam etti. Çünkü -özellikle pandemiyle birlikte-yaşanan kriz ortamında şirketler CEO değişimini bir çözüm olarak gördü ve kriz ortamına hızlı uyum sağlayıp, uzun vadeli kararları yönetebileceklerini düşündükleri kişileri CEO olarak seçti.

2020 yılının ilk CEO değişimi haberi ise Borusan Holding’ten geldi. 1991 yılında yetiştirme elemanı olarak Borusan Grubu’na katılan ve son olarak Holding bünyesinde İcra Kurulu Üyesi olarak çalışan Erkan Kafadar, Borusan Holding CEO’su olarak Ocak ayında başladı görevine.

Ardından, bugüne gelene kadar, Vodafone’dan Godiva’ya, Metro’dan Deloitte’a, Brisa’dan Philips Türkiye’ye kadar 40’ın üzerinde şirket yeni CEO’sunu seçti ve duyurdu. Özellikle enerji, teknoloji ve perakende sektörlerindeki lider değişimleri ile pandemiden etkilenme paralellik gösterdi.

İÇERİDEN ATAMALAR FAZLA

Listenin tamamına baktığımızda dikkati çeken en önemli ayrıntı değişen CEO’ların yüzde 60’ının içerden terfi alarak tepe yönetime gelmesiydi. Örneğin Türkiye İş Bankası, yeni genel müdür olarak bankada 31 yıldır çalışan Hakan Aran’ı seçerken, 21 yılını Metro’da geçiren Sinem Türüng Metro Türkiye Genel Müdürü oldu. Ali Raif İlaç’ta 32 yıl genel müdürlük yapan Muzaffer Bal, şirketin CEO’luğuna atanırken, yine Polisan Kansai Boya’da Genel Müdür olan Mehmet Hacıkamiloğlu eş anlı olarak Polisan Holding’e CEO olarak vekaleten atandı. Polisan Holding eski CEO’su Murat Yıldıran’ın Polisan Holding’in yeniden yapılanması için kararlaştırılan hedefleri tamamlamış olması dolayısıyla, CEO’luk görevini devrini istemesi sonucu bu atama gerçekleştirildi. Kısacası yetenek ve yedekleme stratejileri güçlü olan şirketlerin içeriden terfi yöntemini tercih ettiğini bu noktada söyleyebiliriz. Yine son beş yıldır Tchibo Türkiye Genel Müdürü olarak görev alan Tuba Yapıncak’ın kariyerini yurtdışında sürdürme kararı alması üzerine şirketin genel müdürlüğüne Hasan Ulutürk atandı. Ulutürk, genel müdürlüğe atanmasından önce Tchibo Türkiye Mağazalar ve Operasyon Direktörlüğü görevini yürütüyordu.

Ancak yönetim koltuğunda kalma süreleri ciddi anlamda kısalmış durumda. Sektör dinamiklerine göre farklılaşsa da eskiden koltuklarında 10-15 yıl kalan CEO, genel müdür ve ülke müdürlerinin görevde kalış süreleri 5-6 yıla kadar düştü. Ekonomik zorluklar artan rekabet, uyum, hızlı karar alma ve aynı zamanda istikrarın sağlanması görev sürelerini belirleyen faktörler olarak karşımıza çıkıyor.

Araştırmalara göre dünya genelinde CEO yaşı 60’lardan 50’lere ve son 10 yılda ise 40’lara kadar inmiş durumda. Yeni CEO’ların yaş ortalamasının daha genç olmasının önemli sebeplerinden birisi yapay zeka, dijital dönüşüm, robotik otomasyon uygulamaları ve benzeri yeni nesil teknolojilere daha yatkın olmalarından kaynaklanıyor.

MÜHENDİS KÖKENLİLER NEDEN ÖNE ÇIKIYOR?

Yeni atanan CEO’ların eğitimlerine baktığımızda ise işletmenin yanı sıra mühendislik ağırlığı dikkati çekiyor. Örneğin Alternatifbank Genel Müdürü Ayşegül Adaca Oğan, Boğaziçi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği’nde, ING Genel Müdürü Alper Gökgöz ise Ortadoğu Teknik Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği’nde lisans eğitimlerini tamamlamışlar.

Dijital dönüşüm ile zirvedeki yöneticilerden de beklentilerin değiştiğini anlatan Kearney Direktörü Onur Okutur da, artık lider olarak bu dönüşümü kaldırabilecek alt yapıya sahip olan adayların tercih edildiğinin altını çiziyor.

Artık daha esnek, daha yenilikçi, Z kuşağıyla iletişimi güçlü, çok yönlü liderlerin öne çıktığını belirten Okutur, konuşmasını şöyle sürdürüyor: “Risk almaktan kaçınmayan, değişime açık yeni CEO’lar, gelenekselin ötesinde bir liderlik sergiliyorlar. Benim bir başka gözlemim ise yeni atanan yöneticilerin dijital tecrübesi olan isimlerden gerçekleşiyor olması. Örneğin, İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali mart ayında görevi bıraktığında yerine geçmesi için İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Hakan Aran’ı önerdi. Hakan Aran bilgisayar mühendisliği geçmişi ve bilgi teknolojilerinde 30 yılı aşkın tecrübesi ile öne çıkıyor. Global firmalarda da benzer bir trendi gözlemlemek mümkün. Intel, finans geçmişli CEO’su Bob Swan’ın yerini, teknoloji lideri olarak bilenen ve geçmişte Intel’in CTO’su olarak da görev yapmış Pat Gelsinger’a devredeceğini açıkladı.”

ZOR ZAMANLARDA LİDERLİK YAPACAK CEO’LAR ÖNE ÇIKIYOR

Bu noktada şirketin CTO’luğunu yapan ve geçen yıl içinde göreve gelen Brisa CEO’su Haluk Kürkçü’yü ve ING Bank’ta dijital kanalların en yeni teknolojilerle müşteri odaklı dönüşümüne liderlik etmesiyle bilinen yeni CEO Alper Gökgözü de saymak gerekiyor.

Page Executive Türkiye Direktörü Melih Mümünoğlu da bu konunun altını çiziyor. Geçmiş yıllarda CEO seçimlerinde ağırlıklı olarak fmans ya da operasyonun içerisinden gelen profesyonellerin tercih edildiğini anlatan Mümünoğlu, ancak yavaş yavaş teknoloji, dijital ve müşteri yönetimi konularındaki üst düzey yöneticilerin de CEO olarak atandıklarını gözlemlemeye başladıklarının üzerinde duruyor.

Şirketlerin artık daha dinamik, teknolojiyi iyi kullanan, dijital dönüşüme yatkın CEO’ları tercih ettiğinin altını çizen NGS-Global Yönetici Ortağı Can Önen, “Kişilik özellikleri olarak kesinlikle lider ruhlu, esnek, krizlerle başa çıkmaya alışık ve ekibine zor zamanlarda gerçekten liderlik yapabilecek CEO’lar öne çıkıyor. Yaşanan krizlerden dolayı finans algısı güçlü CEO’lar tercih ediliyor. Yeniden yapılanma ve zor durumda olan şirketleri düzlüğe çıkarma tecrübesi birçok şirket yönetim kurulu tarafından tercih ediliyor” diye konuşuyor.

DEĞİŞİM SÜRECEK

Özellikle pandemi döneminde önemi daha fazla artan “empati kurabilen lider”lere talebin de dikkat çekici olduğunu söyleyen Ergene Consulting&HGA Group Türkiye Şirket ortağı İbrahim Paksoy, konuşmasını şöyle sürdürüyor:

“Pandemiyle birlikte özellikle iki farklı grupta üst düzey yönetici değişimi gündeme geldi. Bu dönemden negatif etkilenen sektörlerde kriz yönetimi tecrübesi daha yüksek yöneticilerin arandığını görüyoruz. E-ticaret, lojistik, çağrı merkezleri gibi pozitif etkilenen sektörlerde, beklentinin üzerinde hızlı büyüme süreçlerini efektif bir şekilde yönetebilen yöneticiler tercih ediliyor. Tabii ki kriz dönemlerinde tecrübe önemli bir yetkinlik. Daha önce farklı temelde ekonomide ve sosyal alanda kriz tecrübesi yaşamış CEO olmak, çözümler konusunda şirkete sayısız avantajlar sağlıyor. Genç CEO’lar çok hızlı karar alabiliyor ve daha fazla risk üstlenebiliyorlar. Pandemi döneminde bilgi ve iletişim teknolojileri odaklı çözümler geliştiren ve bu yolla müşteri ve çalışanlarının ihtiyaçlarını karşılayan yöneticiler, krizi fırsata çevirdiler. Hızla e-ticaret gibi alanlara yöneldiler ve şirketlerinin bu alanlarda büyümesini desteklediler. Bu gelişim, pandemi döneminde başarının önemli anahtarlarından biri oldu.”

2019 yılında yaşanan CEO sirkülasyonunun bir önceki yıla göre yüzde 30’un üzerinde arttığını söyleyen Odgers Berndtson yönetici ortağı Ayşen Öztuna Bozoklar, “5-6 yıla baktığımızda ise en büyük 100 şirketin yüzde 70’inden fazlasının CEO değişimi yaşandığını görüyoruz. Tüm bunlara ve yaşanan dönüşüm sürecine baktığımızda CEO değişiklikleri ile ilgili sektörel bir ayrım yapmak pek mümkün olmuyor. Pandemi döneminde de aynı değişim yine sektör bağımsız olarak hızını kesmeden devam etti ve 2021’de dönüşüm durmayacağı için aynı şekilde değişimlerin olacağını öngörmekteyiz” diye konuşuyor. İbrahim Paksoy ise özellikle lojistik, teknoloji, sağlık ve perakende sektörlerinde CEO sirkülasyonunda hızlanma bekliyor.

AYRILIKLARIN NEDENİ NE OLUYOR?

Egon Zehnder Yönetici Ortağı Murat Yeşildere pandeminin tepe yöneticilerin kendilerini ve hayatlarını sorgulamasını artırdığını anlatıyor. Yeşildere konuşmasını şöyle sürdürüyor:

“Üstlendikleri rollerin getirdiği stresi, baskıyı, ağır sorumlulukları taşımaktan yorulan yöneticiler farklı yol haritaları belirlediler ya da hissedarlar ile beklentilerini paylaştılar. Bu görüşmeler de yer yer kopmalar ile sonuçlandı. Dünya ile birlikte Türkiye de büyük bir transformasyondan geçiyor; bu transformasyonun gerektirdiği bazı yetkinlikler, beceriler hatta eğilimler de şirketleri farklı liderlerin arayışı için motive ediyor. Bir de Türkiye’nin genç bir ülke olmanın getirdiği, üst düzey rollerde de giderek tehdit haline gelen bir gençleşmeyi gözlemliyoruz. Ücretlendirme ve ödüllendirme mekanizmaları ile ilgili beklentilerin örtüşmemesi de zaman zaman yönetici ayrılıklarına sebep olabiliyor.”

YORUM YAP

YORUMLAR (0)