Merkez doğru adım attı ama...

Milliyet yazarı Selva Demiralp bugünkü köşesinde 'Merkez doğru adım attı' dedi ve bu kararının detaylarını paylaştı

Merkez Bankası dün PPK sonrası kritik faiz kararını açıkladı. Merkez “enflasyon görünümünde belirgin bir düşüş sağlanmadığı” gerekçesiyle faizi sabit tuttu. Analistlerin beklentileri de bu yöndeydi. Milliyet'te Selva Demiralp bu kararının doğru olduğunu savundu ama risklere dikkat çekti. İşte Demiralp'in yazısı;

Dün toplanan PPK “enflasyon görünümünde belirgin bir düşüş sağlanmadığı” gerekçesiyle politika faizini sabit tuttu. Bence bu oldukça yerinde bir adım. Merkez’in politika metinlerinde bir süredir “getiri eğrisini yataya yakın tutmak suretiyle” sıkı para politikası duruşunun korunacağı ifadesi yer alıyor. Getiri eğrisi bir ucunda kısa vadeli faizleri diğer ucunda uzun vadeli faizleri gösteren bir eğri. Bu eğrinin eğiminin yukarı yönlü olması uzun süreli borç verecek olan kişinin kısa vadeye göre daha yüksek faiz talep ettiğini gösteriyor. Bunun sebebi de enflasyon beklentileri ve vade primi olabiliyor.

Parasından uzun süre ayrı kalacak olan kişi parasını geri aldığı zamanki enflasyona karşı kendisini korumak ve tabii parasından ayrı kaldığı süreyle oranlı olarak da kazancının artmasını ister. Ancak enflasyon beklentilerinde ya da vade priminde azalma olursa o zaman uzun vadeli faizler düşebilir. Merkez’in getiri eğrisini yataya yakın tutarak sıkı duruş sağlaması uzun vadeli faizlerde bir düşüş görüldüğü zaman bunu enflasyon beklentilerinde bir düşüş olarak yorumlayarak kısa vadeli faizlerin indirilmesi şeklinde yorumlanabilir. Yani uzun vadeli faizlerdeki düşüşle aşağı yönlü bir eğim kazanan getiri eğrisi Merkez’in buna cevaben kısa vadeli faizi düşürmesiyle yataylaştırılıyor.

Enflasyon beklentileri...

Getiri eğrisinin eğimini ölçmenin bir yolu uzun vadeli faizler ile kısa vadeli faizler arasındaki farka bakmak. Bu fark azalıp sıfıra yaklaştıkça getiri eğrisi yataylaşıyor ve enflasyon beklentileri azalıyor diye yorumlanabilir. Şekilde beş yıllık ve üç aylık hazine tahvil oranlarının her ayın ilk günü itibarıyla alınmış farkı görülüyor. Buradan 2010-2012 döneminde enflasyon beklentilerinde bir azalma yaşandığını, 2012’nin ikinci yarısından itibaren yeniden yükselişe geçen beklentilerin son dönemde yine azalma trendine girdiğini söyleyebiliriz.

Enflasyon beklentilerini ölçmenin bir diğer yolu da beklenti anketleri. Ancak bu iki metotla elde edilen beklentiler her zaman aynı mesajı vermeyebiliyor. Bunu göstermek amacıyla anketlerden elde edilmiş 12 aylık enflasyon beklentilerini aşağıdaki şekle ekledim (yeşil çizgi, sol eksen). Burada net olarak görüldüğü gibi getiri eğrisinden ölçülen enflasyon beklentileri ile anketler birbirinden oldukça farklı hikâyeler söylüyorlar. Getiri eğrisi enflasyon beklentileri azalıyor derken beklenti anketi beklentilerde artışa işaret ediyor. Grafiği 24 aylık enflasyon beklentileri ya da ay sonu itibarıyla hesaplanmış getiri eğrisi farkıyla çizmek bu genel sonucu değiştirmiyor. Bu şartlar altında Merkez’in salt getiri eğrisinden yola çıkarak enflasyon beklentilerinin kırıldığına kanaat getirmesi ve para politikasını bu doğrultuda şekillendirmesi riskli olabilir.

YORUM YAP

YORUMLAR (0)

Yandex.Metrica