Nakitsiz ekonomiye geçişin eşiğindeyiz

Finans ve ödeme sistemleri konusunda Türkiye'nin önde gelen uzmanlarından Fintech İstanbul Danışma Kurulu Üyesi Dr. Soner Canko, ödeme sistemlerinin dünü, bugünü ve yarını hakkında bir yazı kaleme aldı. İşte o yazı...

Bankalararası Kart Merkezi (BKM) eski Genel Müdürü, ödeme sistemleri dünyasının duayeni ve Fintech İstanbul Danışma Kurulu Üyesi Dr. Soner Canko’nun kaleminden nakitsiz ekonomiler…

Geleceğe dair öngörüleriyle bizleri hep şaşırtan Uzay Yolu (Star Trek), ekonominin geleceğine dair parasız bir kurgu sunar. Genel kanının aksine parayı icat etmeyip ancak onu devletin resmî bir ürününe dönüştüren Lidyalıların binlerce yıllık mirası, gerçekten böyle bir geleceğe geçiş yapabilir mi? İpuçlarını takip etmemiz gerekiyor.

Son 10 yılda paranın gelişimi adına yaşananlara baktığımızda finansal ekosistem çerçevesinde dört büyük gelişme gözlemliyoruz.

  1. Dijital varlıklar hayatımıza hızlı bir giriş yaptı: Son 10 yılda Blockchain teknolojisinin ortaya çıkışıyla birinci nesil merkeziyetiz kripto para birimlerinin ardından gelişen stabil kripto paraların, getirdiği yeni özelliklerle önemli boşlukları doldurmaya başladığını söyleyebiliriz. Artık dijital varlıkları kolayca almak, satmak, saklamak, borç vermek, borç almak, bu varlıklarla yatırım yapmak, ödeme yapmak, ödeme almak mümkün. Bu dönüşümün ilerleyen yıllarda daha büyük etkilerinin olmasını beklemek hata olmaz.
     
  2. Nakit kullanımı çarpıcı bir şekilde azaldı ve ödemeler dijital hâle dönüştü: Bankaların internet ve telefon üzerinden hizmetleri mobil uygulamalara dönüştü. Fiziksel paraya dokunma ihtiyacı kredi kartlarıyla zaten ortadan kalkmıştı ancak akıllı cep telefonları sayesinde plastik kredi kartları da hızla birer antikaya dönüşme yolunda ilerliyor. Covid-19 ile bu süreç biraz daha hız kazandı.
     
  3. Teknoloji devleri finans sektörüne girmek için artık geleneksel oyuncularla değil, kendi aralarında yarışır hale geldi: Google Pay, Apple Pay en çok bilinen örnekler olarak yeni nesil ödeme kanalları sunuyor. Ancak bundan daha fazlasını yapmak istiyorlar. Tüketicileri için kredi vermek, mevduat hesabı işletmek, sigorta poliçesi düzenlemek ve hatta Facebook-Libra ile geleneksel paranın yerine geçecek araçlar sunmayı planlıyorlar. Milyarlarca kullanıcı ölçeğinde geleneksel oyuncuların bu küresel devlerle baş edebilmesi için teknolojiden fazlasına ihtiyaçları olacak.
     
  4. Ülkeler kendi dijital para birimlerini üretmek üzere çalışmalarını hızlandırdı: Facebook’un Libra planı, parasal egemenliklerini kaybetmekten korkan merkez bankalarına ve hükümetlere bir uyandırma çağrısı oldu. Haziran 2019’da plan ortaya çıktığından beri birçok merkez bankası kendi kripto parasını çıkarma çalışmalarını hızlandırdı. Ülkelerin kendi sabit akçesini (stablecoin) geliştirme konusunda gösterdiği sıra dışı çabalara bakıldığında uluslararası yoğun bir rekabetin yaşandığını görmemek imkânsız.
     
  • Birleşik Krallık Merkez Bankası, Mart 2020’de yayımladığı bir raporda merkez bankalarının kripto para çıkarıp bankaları aradan çıkararak vatandaşlara vermesinin bankacılık sektörünü sarsacağını özellikle vurgulamıştı.
     
  • Merkez bankası dijital para birimi çalışmalarında Çin, açık ara en hızlı ilerleyen ülke konumunda. Ülkede test edilen sosyal puanlama ile dijital para bir araya geldiğinde akla Black Mirrorevreni geliyor. Bu yaklaşım uluslararası ticaret ve para savaşları açısından yepyeni bir araç sunma potansiyeline sahip. İlk hedef, ABD dolarının uluslararası piyasadaki hâkimiyetini azaltmak olarak görülüyor.
     

Tüm bu gelişmeler bir arada düşünüldüğünde dünyaca nakitsiz ekonomiye geçişin eşiğindeyiz. Ancak bu geçiş hayal ettiğimiz Uzay Yolu öngörüsünden şimdilik biraz uzak. Diğer yandan binlerce yıllık tarihin usulca aldığı yol sonrasında değişimin hızına ayak uydurmak giderek zorlaşıyor. Son 10 yılda yaşananlara baktığımızda gelecek 10 yılda yaşanacakları kestirmek kolay değil. Buna kafa patlatmak ise hepimiz için kaçınılmaz.

 

YORUM YAP

YORUMLAR (0)