Nazım Salur eleştirileri yanıtladı

Londra'ya açılan Getir'in kurucusu Nazım Salur, geliştirdiği teknoloji modeli ve eleştiriler için ne diyor?

İhtiyaç duyulan ürünleri 10 dakika içerisinde teslim etmeyi amaçlayan Getir, Londra’nın ardından yakın zamanda İngiltere’nin diğer şehirlerine ve iki Avrupa ülkesine daha açılmayı planlıyor. BBC Türkçe’ye konuşan şirketin kurucusu Nazım Salur, dünyaya ihraç edebilecekleri bir teknoloji modeli geliştirdiklerini söyledi.
 
Getir uygulaması, Türkiye'de girişim dünyasının son gözdelerinden.

İhtiyaç duyulan ürünleri 10 dakika içerisinde teslim etmeyi amaçlayan Getir'in piyasa değeri, bu yılın başında aldığı 128 milyon dolar yatırım ile 850 milyon dolara ulaştı.

Getir, ay başında Londra'ya açılmasıyla Türkiye girişimcilik ekosisteminde ender rastlanan gelişmelerden birine imza attı.

BBC Türkçe'ye konuşan Getir'in kurucusu Nazım Salur, dünyaya ihraç edebilecekleri bir teknoloji modeli geliştirdiklerini vurguluyor.

Getir'i dünyanın başka şehirlerine de açmayı hedefleyen Salur, "Gittiğiniz yer Londra ya da başka yer olsun, orada biz bu işi nasıl yapacağız diye bir şey yok. Buradaki prensipleri oraya uyarlıyorsunuz. Teknolojimizin yüzde 80'inden fazlası her yerde kullanılabilir, az kısmını yerelleştirmek gerekiyor" dedi.

İngiltere'den sonra Avrupa'da iki ülke daha
İlk olarak Londra'ya açılmalarının sebebini, "Londra bir dünya şehri, kalabalık, dijitalleşmenin yüksek olduğu bir yer" sözleriyle açıklayan Salur, bu yıl dünyanın başka şehirlerine de açılacaklarını belirtti.

Şirketin hedefinde önce İngiltere'nin diğer şehirleri ile iki Avrupa ülkesi daha var.

Getir, kendisini sadece hizmet sunan bir şirket olarak değil, ürün teslimatını yaklaşık olarak 10 dakikada gerçekleştiren bir teknoloji şirketi olarak konumlandırıyor.

Doğru konumda ve doğru sayıda yerde, doğru lojistiği kullanan bir teknoloji ile bunun mümkün olduğunu vurgulayan Salur, bu sayede dünyaya ihraç edebilecekleri bir iş modeli kurduklarını belirtiyor:

"10 dakikayı hedefleyerek diğer her şeyi ona göre kurmalısınız. Şu kadar noktada deponuz olmalı, şu kadar insan çalışmalı, bu kadar araç, motosiklet olmalı. O dükkanlara şu kadar sıklıkta mal gelmesi lazım. O neyse, biz onu 5 yılda çok iyi bir şekilde oluşturduk. Çok iyi çalışan, dünyaya ihraç edebileceğimiz bir model yaptık."

1 milyar dolar değerlemeye ulaşması bekleniyor
Türkiye'nin girişim ekosistemini inceleyen Startups Watch araştırma şirketi verilerine göre 2020'de 165 girişim 139 milyon dolar yatırım aldı.

Getir, bir yazılım şirketi olan Insider ve bir meditasyon uygulaması olan Meditopia, 2020'nin en çok yatırım yapılan girişimleri oldu.

Startups Watch'ın raporuna göre bu üç girişimin de ortak özelliği yerel pazarla kalmayıp dünyaya açılmaları.

ABD'li Zynga tarafından 1,8 milyar dolara satın alınan Peak oyun şirketi ise geçen yıl Türkiye'nin ilk "unicorn" girişimi oldu.

1 milyar dolar değerlemeye ulaşan girişimlere "unicorn" deniyor.

Getir'in de bu yıl 1 milyar dolar değerlemeye ulaşması bekleniyor. Şirketin kurucusu Nazım Salur da aynı görüşte.

'Girişimci, şikayetten iş fikri yaratır'
Türkiye girişimcilik ekosisteminde büyüyen şirketlerin daha çok yabancı şirketler tarafından satın alındığı görülüyor.

Türkiye'de kurulduktan sonra yurt dışına açılan az sayıda şirket var; Co açıdan da dikkat çeken bir şirket.

Startups Watch kurucusu Serkan Ünsal, Türkiye ekosisteminin gelişmesi için büyük düşünen ve küresele açılan şirketler olması gerektiğini vurgulayarak, "Bir sonraki Nazım Salur kim olacak? Önemli olan bu" yorumunda bulunuyor.

"Girişimci herkesin şikayet ettiği bir durumdan iş fikri çıkaran kişidir" diyen Nazım Salur ise ilk olarak 2013 yılında taksi arayan yolcularla, yolcu arayan taksileri bir araya getiren akıllı telefon uygulaması BiTaksi'yi kurdu.

2015 yılında da Getir'i kuran Salur, ilk başta küçük depo ve araçlarda bulunan 300 ürünle yola çıktıklarını, yıllar içinde 1500 ürüne ve çok sayıda şehre yayıldıklarını belirtiyor.

'Motokuryelerin kurallara uymasını elektronik olarak takip ediyoruz'
Türkiye'de sipariş teslimat şirketlerinin en çok eleştirildiği konuların başında motokuryelerin çalışma koşulları ve trafikteki davranışları geliyor.

Motokuryelerin siparişlerini vaktinde ya da hızlı teslim etmek için trafik kurallarına uymadığı, aynı zamanda kendilerini de tehlikeye attıkları eleştirisi getiriliyor.

İstanbul Motosikletli Kuryeler Derneği Başkanı Murat Tomris, pandemi döneminde Türkiye'de 160 motokuryenin geçirdiği kaza yüzünden hayatını kaybettiğini açıklamıştı.

Nazım Salur ise motokuryelerin trafik kurallarına uyması ve güvenliklerinin sağlanması için çok sayıda önlem aldıklarını açıkladı:

"Bizde kurye istediği yoldan gidemez, navigasyonla hangi yoldan gideceğini söylüyoruz. Elektronik yöntemlerle kuryenin hızını ölçüyoruz. Nerede fren yaptığını, hangi sertlikte fren yaptığını ya da hangi eğimli viraja bile girdiğini biliyoruz. Dolayısıyla kurye yanlış işler yaptığında önce iki kere uyarı alıyor, devam ederse yolları ayırıyoruz maalesef."

Özel sağlık sigortası yapılan motokuryelerin kask ve montlarının güvenli malzemeden seçildiğini, otoyollara ve hızlı trafiğin olduğu yerlerden gitmelerine izin verilmediğini, devrilme riski taşıdığı için motosikletlerde damacana taşınmadığını da ekledi.

'Kazandığım parayı topluma geri vermek isterim'

Salur, Getir'in Londra'daki başarı kriterini, "İnsanların hızlı bir market ürünü ihtiyacı varsa ilk aklına gelen uygulama olmak isterim. Türkiye'de öyleyiz; gittiğimiz diğer ülkelerde de öyle olmayı isteriz" diyerek özetliyor.

Şirket ileride yurt dışındaki bir borsada halka açılmayı planlıyor ancak henüz değil.

Öncelikli amacını Getir'in başka ülkelerde de başarıyı yakalaması olarak açıklayan Salur, "10 yıl sonraki hedefim toplumsal katkısı olan ve kâr amacı gütmeyen bir girişim kurmak, milyonlarca insana fayda sağlayacak bir şey yapmak isterim. Getir'den kazandığımız paranın önemli bir kısmını topluma geri vermek lazım" diyor.

YORUM YAP

YORUMLAR (0)