Ödeme sektöründe şirketler hayatta kalmak için birleşiyor

Dijitalleşme nedeniyle son yıllarda giderek kalabalıklaşan ödemeler sektörü hayatta kalmak için konsolidasyona gidiyor. Sektördeki satın alma ve birleşmelerin sayısı 250’yi, bu anlaşmaların toplam değeri ise 140 milyar doları geçti.

Dijital dönüşüm ödemeler sektörünü de kökten değiştiriyor. Bankacılık dışı start-up ve ‘fin-tech’ şirketlerin, online ödeme gibi hizmetlerle giriş yapması sonucu iyice kalabalıklaşan sektörde 2019 yılında 250’yi aşkın satın alma ve birleşme gerçekleşti. Bu anlaşmaların toplam değeri ise 140 milyar doları aştı. Sektörün en büyüklerinin çok karlı olduğu ve sabit maliyetlerin yüksek olduğu sektörde küçükler ya konsolide oluyor ya da ölüyor.

Büyük oyuncuların eli güçleniyor

Konsolidasyonun en önemli nedenlerinden biri işlem hacmi yüksek olan şirketlerin küçük oyunculara göre çok daha yüksek kazançlar elde edebilmesi. Çünkü finans kuruluşunda genelde olduğu gibi ödeme sektöründe de ihtiyaç duyulan ‘teknoloji yatırımları’ gibi sabit giderler oldukça yüksek. Yüksek oranda işlem gerçekleştiren şirketler yüksek kar marjlarının tadını çıkartıyor. Bu şirketler daha iyi teknolojilere yeniden yatırım yaparak daha küçük rakipleri karşısında avantaj elde ediyor. Avrupa’daki ödeme şirketlerinin satın alma ve birleşme çalışmalarında çalışan Darrin Peller, Financial Times’a verdiği demeçte “Anlaşma yapmak zorundasınız çünkü devamlı yapmak zorunda olduğunuz yatırımlar karlılığınızı düşürüyor. Eğer yatırım yapmazsanız kısa sürede pazardan çıkmak zorunda kalırsınız” diyor.

Visa/Mastercard ağı en güçlüleri

Ödemeler sektöründe oligopolistik (tekelci) yapılar kuran şirketleri yerinden etmek neredeyse imkansız. Visa/Mastercard kart ağı duopolü (ikili tekelleşme) bunun en büyük örneği. İki şirket de geçen on yıl boyunca gelirlerini iki basamaklı oranda artırdı ve hisseleri Wall Street’te ciddi oranda değerlendi. İki şirketin hisseleri de yüzde 30’un üzerinde fiyat/kazanç rasyosuna sahip - performansı en yüksek banka olan JP Morgan’ın üç katı!

2019’da 250 birleşme

Sektördeki büyük konsolidasyon hamlelerinden sonuncusu en büyük oyunculardan Worldline’ın Ingenico’yu 7.8 milyar dolara satın almasıydı. Worldline ve Ingenico’nun birleşmesiyle ABD’li şirketlerin domine ettiği sektörün en büyük Avrupalı ödeme şirketi kuruldu. Son bir kaç yıllık süreçte ise FIS, Worldpay’i 43 milyar dolara, Fiserv, First Data’yı 39 milyar dolara, Global Payments, TSYS’yi 21.5 milyar dolara satın almıştı. Sektördeki konsolidasyon bu büyük birleşmelerin dışında küçük şirketlerin de dahil olduğu daha küçük hacimli satın alma ve birleşmelerle devam etti. 2015 yılında ödemeler sektöründeki toplam satın alma ve birleşmelerin sayısı 25 bile değilken, 2017’de bu sayı 50’nin üzerine çıktı ve 2018’de konsolidasyon 100’e yakın anlaşmayla devam etti. 2019’a gelindiğinde ise sektördeki toplam satın alma ve birleşmelerin sayısı 250’yi aştı. Bu da sadece dört yılda sektördeki satın alma ve birleşme anlaşmalarının sayısının on katına çıktığı anlamına geliyor.

2023’te 2.7 trilyon $'a ulaşacak

Küresel ödemeler sektörü toplam gelirleri 2006 yılından bu yana her yıl yüzde 6 civarında büyüme kaydederken, 2018 yılında da bir yıl öncesine göre yüzde 6 büyüyen sektör gelirleri 1.9 trilyon dolara ulaştı. Sektörün 2020 yılı itibariyle 2.7 trilyon dolar hacme ulaşması öngörülüyor. McKinsey tarafından yayınlanan McKinsey Küresel Ödemeler Raporu’na göre bu meblağın 1.02 trilyon doları perakendeden 930 milyar doları ise şirketlerden geldi. Fakat bölgesel olarak incelendiğinde bu dağılımın oranları değişebiliyor. Latin Amerika’da örneğin perakende ödemelerinin toplamdaki oranı yüzde 63’e ulaşmış. Öte yandan Avrupa, Ortadoğu ve Afrika (EMEA) bölgesinde ticari ödemeler yüzde 52 ile gelirlerin büyük bir kısmını oluşturuyor.

PwC: Tüketicinin tek isteği ve odağı ‘kolayca ödemek’

PriceWaterhouseCoopers’ın “Ödemeler konsolidasyonu ve değer zinciri” başlıklı raporunda da sektördeki değişimin nedenleri inceleniyor. Rapora göre ödemeler sektörü dağıtımdan ziyade teknolojiden ibaret bir hale geldi. Tüketiciler yemek sipariş ederken, araç çağırırken, elektronik pazar yerlerinde alışveriş yaparken veya kahvesini alırken ‘mümkünse tek tıkta’ ödemesini yapmak istiyor. Rapora göre ister bir bireye gönderilen para transferi, ister fatura isterse alışveriş olsun, tüketicinin tek önemsediği para hareketinin kolay olması.

Türkiye ‘yapıcı yıkımla’ yeni çağa hazırlanıyor

Türkiye’nin hızla gelişen finansal teknoloji şirketleri ile uluslararası rekabette güçlü bir performans sergilediğine değinen McKinsey&Company Türkiye Ortağı Atakan Hilal; Türkiye’de ödeme sistemleri pazarının altyapıya yaptığı yatırımların güçlü bir geri dönüşü olacağına inandıklarını belirtiyor. Bu yatırımların Türkiye’yi küresel rekabette öne çıkaracağını belirten Hilal, “Ülkemizin ise bu anlamda başarı örneklerine imza attığını gözlemliyoruz. Bugün pek çok teknoloji şirketi ödeme sistemleri dünyasına giriş yapıyor, çevik ve esnek finansal teknoloji şirketleri doğuyor. Avrupa’nın önde gelen kredi kartı pazarlarından birisi olan Türkiye, kartlı ödeme sistemlerindeki gelişmiş uygulamalarını, dijital ödeme sistemlerine taşıyor ve dünyada ilk sayılabilecek birçok inovatif gelişmeye imza atıyor. Bunda bankalar başta olmak üzere finans kuruluşlarının yenilikçi şirketler ile yaptıkları yeni nesil iş birlikleri önemli bir rol oynuyor. Dolayısıyla geleneksel ödeme sistemleri yapıcı bir yıkımla yeni çağın gerekliliklerine uygun bir form kazanıyor. Günümüzün zorlu küresel ve ulusal ekonomik şartlarında Türkiye ödeme sistemleri pazarının bu altyapıya yaptığı yatırımın güçlü bir geri dönüşü olacağına ve ülkemizi uluslararası rekabette öne çıkaracağına inanıyoruz” değerlendirmesini yapıyor. Hilal Sarı / Dünya 

YORUM YAP

YORUMLAR (0)

Yandex.Metrica