Piyasalarda gözler Biden’da

ABD’de yeni başkan Joe Biden göreve başladı. İlk etapta bazı tedirginlikler olsa da uygulanması planlanan ekonomi politikalarına piyasalar olumlu yaklaştı.

ABD’nin yeni başkanının yemin edip görevine başlamasıyla önemli bir süreç geride kaldı. Seçim sonrası 6 Ocak’ta ABD Kongresi’nin basılmasının ardından devir teslim töreniyle ilgili bazı tedirginlikler vardı. Şimdi piyasalar Joe Biden ile yeni bir döneme başlıyor. Para ve ekonomi politikaları konusunda çok fazla belirsizlik yok. Uygulanacak ekonomi politikalarına piyasaların da yaklaşımı olumlu. Eski Fed Başkanı yeni Hazine Bakanı Yellen’ın mesajları, 1.9 trilyon dolarlık mali yardım paketi, beklentilere uygun şekilde gidiyor. Yeni dönem ile ilgili Türkiye-ABD ve ABD-Çin ilişkileri konusunda bir bekleyiş havası hakim. Özellikle Yellen’in ilk açıklamalarında “daha büyük teşvik paketi ve ABD Dolarının piyasada belirlenmesi gerektiği, Çin’e karşı hazırlıklı olunmalı, yaptırım politikası gözden geçirilecek” vurguları, “Biden, salgın süresince vergileri arttırmak istemiyor” yönündeki açıklamaları dikkat çekici.

ZİRVEDE KARŞILADI

Önceki Başkan Trump, yerli yersiz açıklamalarıyla piyasalar için belirsizlik kaynağı, öngörülmeyen risk unsuru olarak kabul ediliyordu. Zaten giderayak kışkırtıcı konuşmalarıyla ABD Kongresi’nin basılması bunu bir kere daha teyit etmiş oldu. Borsalar Joe Biden’ı zirve seviyelerinde karşıladı. Trump başkan olduğunda da benzer bir görünüm vardı. ABD Borsaları yine zirve seviyelerinde idi. Trump’ın ekonomide büyüme odaklı politikalarıyla borsalar önemli bir çıkış trendi yaşadı. Yine bol para harcama vaadiyle iş başına gelen yeni başkan Biden ile bakalım önümüzdeki süreç nasıl gelişecek? İlk izlenimler olumlu ama uygulamalar daha çok önem kazanacak. Ekonomi politikaları yönünden aslında çok fazla seçeneği yok gibi. Faiz düşük ve düşük kalacak. Zaten Fed Başkanı Powell, faizler 2022 yılına kadar sıfıra yakın kalacak diyerek bunu teyit etmişti. 1.9 trilyon dolarlık teşvik paketiyle parasal genişlemenin devam edeceği sinyali de verildi. Bunlardan yana sorun yok. Ancak küresel ekonominin toparlanma eğiliminde zayıflama, aşı uygulamaları ve mutasyon, kısıtlama ve kapanma tedbirleri önemli konu başlıkları olmaya devam edecek. Henüz likidite tuzağı tartışmaları için çok erken ama piyasaya verilen bolca nakdin gelecekte enflasyona neden olur mu endişeleri belirmeye başladı. Bu durum ABD 10 yıllık bono faiz oranlarında bir parça kendisini hissettiriyor. Gelenin gideni aratmaması dileklerimizle Biden’li dönemin piyasalar açısından olumlu başladığını söylemek mümkün.

MERKEZ BANKASI'NDAN 'SÖZLÜ YÖNLENDİRME'

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) 21 Ocak Perşembe günkü toplantısında faiz oranlarını sabit tuttu. Ancak “2021 yıl sonu tahmin hedefini dikkate alarak, enflasyonda kalıcı düşüşe ve fiyat istikrarına işaret eden güçlü göstergeler oluşana kadar sıkı para politikası duruşunun kararlılıkla uzun bir müddet sürdürülmesine karar vermiştir” açıklamasıyla faizin yapacağı etkiyi sağlamış oldu. Şahin duruş ve sıkı para politikasına devam açıklaması ‘sözlü yönlendirme’ işlevi gördü. Faiz arttırılmamasına rağmen açıklama sonrası döviz kurlarında düşüş görülmesi bunun göstergesi olarak alınabilir. Parasal sıkılaştırma tercihten çok bir bakıma zorunluluk. TCMB’nin çok fazla hareket alanı kalmadı. Talep ve kurların baskı altına alınması yoluyla sonraki aşamada enflasyonun aşağı çekilerek faizin düşürülmesi düşüncesi öne çıkmış durumda. Ancak yüksek faizin çok fazla bu seviyelerde tutulması da zor.

Salgın hastalık nedeniyle ekonomideki yavaşlama ve daha borçlu hane halkı ile şirketlerin borç ödeme kapasitesinin zayıflaması muhtemel bir gelişme olacak.

ENFLASYON TERCİHİ

Tercih, ekonomik büyümeden çok enflasyondan yana kullanılmış görülüyor. Ancak bütçe ve bankaların üzerindeki yük devam ediyor. Pandemiye bağlı olarak artan kamu harcamalarına karşılık bütçe gelirlerindeki artış daha sınırlı kaldı. 2020 yılını 172.7 milyar TL açıkla ile kapatan merkezi bütçenin 2021 açık hedefi 245 milyar TL olarak belirlendi. Kamu borçlanma gereği yüksek seyrini korurken faizin düşmesi şimdilik zor. Bankalarda ise bilindiği üzere kredilerin takibe düşme süresini 90 günden 180 güne çıkaran uygulamanın süresi 30 Haziran 2021’e uzatılmıştı. BDDK verilerine göre, Mart 2020 ayında 2.9 trilyon TL kredi ve 151 milyar takipteki krediler, Ocak 2021 verilerine göre 3.5 trilyon TL kredi, 151 milyar TL kanuni takipteki kredi tablosu olarak devam ediyor. Yeni süre uzatımı olmazsa Haziran sonrası tabloyu tekrar değerlendirmek gerekecek.

BORSA İSTANBUL'DA HİSSE BAZLI HAREKETLİLİK

Piyasalarda gözler Biden’da

BIST100 Endeksi’nin devam eden çıkışıyla birlikte önemli direnç seviyelerine ulaşması kâr satışlarını beraberinde getirdi. Ancak banka dışı hisse bazlı hareketlilik öne çıkmış durumda. Borsa İstanbul’da önemli ağırlığı bulunan bankacılık sektörüne gelen satışlar çıkışı biraz zayıflattı. Borsa İstanbul’da çıkışın devamı konusunda yine banka hisselerinin seyri önemli olacak. Bugünlerde primsiz hisse bulmak zor ama temel verileri iyi, endekse göre nispeten primsiz hisseler hala var. Tercihler bu sıra daha çok “nerede hareket orada bereket anlayışından yana” olsa da temel veri ve analizlerden çok uzaklaşmamakta yarar var. Borsa İstanbul’a paralel şekilde ABD ve Almanya başta olmak üzere dış borsalarda da çıkış trendlerinde bir ivme kaybı söz konusu. Bu görünümü kasım ayından bu yana devam eden soluksuz çıkış hareketiyle birlikte ortaya çıkan yorgunluğa vermek yerinde olacak. Biraz da ekonomik verilerdeki zayıflama ve salgın hastalıkta devam eden vaka artışlarıyla birlikte kısıtlama kapanma sürçlerinin uzamasına yormak gerekecek. Bu noktada yatırımcının en iyi dostu olarak bilinen trendleri izlemekte yarar var. Mevcut görünümde çıkış trendleri korunuyor.

BORSA DİRENÇ SEVİYELERİNDE

Piyasalarda gözler Biden’da

Borsada kâr satışlarına rağmen çıkış trendi korunuyor. İlk destek 1.525 seviyesinde görülürken sonraki destek noktaları 1.510 ve 1.475 seviyelerinde. İlk dirençler ise 1.555 ve 1.582-1.600 seviyelerinde bulunuyor. Çıkış hareketi sürmekle birlikte direnç seviyelerinde kâr satışları görülebilir.

DOLAR/TL’DE TEPKİ ZAYIF

Piyasalarda gözler Biden’da

Dolar/TL kurunda tepki yükseliş direnç seviyelerinde satışla karşılaştı. İlk destek noktaları 7.35 ve 7.24-7.13 seviyelerinde bulunurken ilk dirençler 7.47 ve 7.55 seviyelerinde. Tepki çıkışının devamı açısından 7.55 seviyesinin geçilmesi önemli olacak. Tepki alım denemeleri henüz güç kazanmış görülmüyor.

ALTINDA TEPKİ YÜKSELİŞİ

Piyasalarda gözler Biden’da

Altın fiyatların (ons/dolar) sert düşüş sonrası tepki alımları görülmeye başladı. Bu gelişmede ABD uzun vadeli tahvil faiz oranlarındaki yükselişin ivme kaybı ve ABD dolarındaki değerlenmenin yerini zayıflamaya bırakmasını dikkate almak gerekir. ABD yeni teşvik paketi beklentileri dolar likiditesinin daha da bollaşacağı varsayımıyla ABD doları (Dolar Endeksi) ve ABD bono faiz oranlarında gerilemeye neden oldu. Parasal genişlemenin devamı risk iştahını arttırıyor. Dış piyasalardaki bu görünüm dolar/TL kurundaki zayıflama ile birleşince altının iç piyasalarda gram TL fiyatına gevşeme olarak yansıyor. Önemli bir haber akışı olmaz ise altın fiyatları kısa dönem biraz daha baskı altında kalacak gibi. Uzun dönem, düşük faiz ve bol likidite ortamı, altının paranın önemli adreslerinden biri olması nedeniyle destekleyici parametreler olmaya devam edecek. Zeynel Balcı / Hürriyet 

Piyasalarda gözler Biden’da

YORUM YAP

YORUMLAR (0)