Üç silahşörler ‘mobil ödeme’ yarışına hazırlanıyor

Turkcell Cüzdan kart platformuna dönüşüp temassız ödemeyi yaygınlaştıracak. Avea, akıllı şehirlerinin navigasyonu olacak

Ödeme sistemlerinin mobil platforma hızlı kayışı sektöre bankalar dışında çok sayıda yeni oyuncunun da girmesini sağladı. Alternatif ödeme platformlarının yanı sıra mobil ödemenin çok önemli bir ayağı olan GSM operatörleri için de yeni bir hizmet, ürün ve kâr alanları yarattı. Artık dünyanın dört bir yanında GSM operatörlerinin çeşitli ürünlerle ödemelere aracılık ettiklerini, geleneksel ödeme araçlarının yerini aldığını görüyoruz. Türkiye’de de benzer bir durum yaşanıyor. Üç GSM operatörü de mobil ödeme dünyasının önemli bir oyuncusu olmak için çalışmalar yürütüyor. GSM operatörleri, mobil cüzdanlar ve bankaları aynı platformda buluşturan sistemlerin yanı sıra toplu taşıma sektörü için ürettikleri yeni uygulamalarla ödeme dünyasının güçlü oyuncuları olacaklarının sinyallerini veriyor. 
Her ne kadar sektörün teknoloji ayağında etkin olan oyuncular geç kaldıklarını düşünse de GSM operatörleri “Önümüzde çok ciddi bariyerler vardı, bir kısmını geçtik ama hala sorunlar yaşıyoruz” sözleriyle bu eleştirileri yanıtlıyor.  PSM olarak Türkiye’deki GSM şirketlerinin ödeme alanındaki faaliyetlerini mercek altına aldık...
 
“TÜKETİCİYE ‘AL KULLAN’ DEMEKLE OLMUYOR”
 
PhayMobile Genel Müdürü M. Özgür Güngör
 
Mobil ödeme dünyasında çözülmesi gereken temel sorunlar, aktörlerin birbirleriyle ilişkilerinin tanımlanması yani iş modelleri. İşin başlarında operatörler dominant bir rol almak istedi. İlk bariyer bu oldu, onlar da zamanla yaklaşımlarını değiştirmeye başladı. Operatörler “Sistemin sahibi biziz ve burada yapılacak ödeme işlemlerinden belirli bir pay istiyoruz, ayrıca veri bizim üzerimizden taşınacak” dediler. Ancak verinin taşınırken güvenli gitmesi gerekiyordu, bu alanda teknoloji eksikti ve TSM’ler geliştirilerek bu sorun çözüldü. Şimdi veri hem güvenli gidiyor hem de banka ve operatörlerin kullanıcı bilgileri kendilerinde kalıyor. Ama iş modelinde kimin ne kadar pay alacağı yüzde 100 çözülmüş değil, dünyada ve Türkiye’de tartışmalar var. Ancak Türkiye’nin bu alana erken girdiğini söyleyebiliriz. Örneğin biz Turkcell’le ilk NFC’li ödeme sistemi geliştirdik. Başka operatörlerin de benzer uygulamaları var. Eskiden cihaz ve okuyucu sorunu vardı. NFC’li cep telefonlarının sayısı artıyor, ancak okuyucu sorunu var. Bunlar en büyük engeller…

Dünyada durum nedir? Türkiye olarak iyi durumda görünüyoruz. Sistem ve altyapı olarak iyi uygulamalar da hazır ama kullanım oranı düşük.
Tüketiciye “al biz bunu yaptık, kullan” dedik, oysa onun tüketicinin günlük hayatında kolay kullanılabilir hale getirmemiz gerekiyor.
 
Kredi kartı da ev anahtarı da telefona girecek
 
Türkiye’de mobil ödeme alanına ilk giren GSM operatörü Turkcell oldu. Turkcell Cüzdan, 2008 yılında ilk mobil ödeme ürünü olarak piyasaya sunuldu. Turkcell Cüzdan’ın yaygınlaştırmanın yanı sıra cep telefonlarının toplu taşımada kullanılması için de çalışmalar yürütülüyor. Turkcell, Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi’yle yaptığı işbirliğini farklı illere yaymak için çalışma yürütüyor. Deniz ulaşımında da Mavi Marmara ile yeni bir hizmet başlatıldı.

Turkcell Finansal Servisler Direktöre Ali Salcı ile şirketin bu alandaki çalışmalarını ve sektörü konuştuk...
 

Turkcell’in mobil ödeme alanındaki çalışmalarının geçmişinden söz eder misiniz?

Ben 2009 yılında Turkcell’e katıldım. O dönemde Türkiye’deki ilk NFC uygulaması zaten kullanılmaya başlamıştı. O zaman bu iş dünyada da çok yeniydi. Mobil servisler, son yıllarda GSM operatörlerinin odaklandığı alanlardan biri. Cep telefonları artık yaşamın bir parçası haline geldi. Böyle olunca da ödeme aracı olarak da kullanılması kaçınılmaz olarak hayatımıza girdi. Türkiye’deki bankacılık sistemi çok ileri, ödeme sistemlerinde dünyada lider ülkelerden biriyiz. İnternet bankacılığı kullanma oranları da çok yüksek. Hal böyle olunca mobilde finansal işlemlerin yapılması ve operatörlerin de bu alanda hizmet sunmaya başlaması şaşırtıcı değil.
 
Çizdiğiniz manzaraya katılıyorum ama GSM şirketlerinin özellikle Türkiye’de bu konuda geç kaldığı şeklinde eleştiriler var…
Geç kaldığımızı söyleyemeyiz hatta daha ileri noktadayız. Şöyle düşünün, biz 2005’te NFC alanında Garanti Bankası ve Akbank çözüm üretin ilk şirketiz. Ancak teknolojik olarak çok çeşitli bariyerlerle karşı karşıyayız.
Öncelikle teknolojinin ve standartlarının oturması gerekiyordu. Biz 2005 yılında başladığımızda sadece ön standartlar vardı. 2009 yılında standartlar yazılı hale geldi. Bunların teknolojisinin geliştirilmesi ve uygulanmaya başlaması ise 2010 yılına denk geldi. Ancak NFC destekli telefon sayısının artması gerekiyor. Biz bu işe başladığımızda NFC’yi destekleyen bir ya da iki telefon modeli vardı. İnsanlardan sırf NFC kullanayım diye telefonlarını değiştirmesini bekleyemezsiniz. O nedenle Turkcell T serisi cihazlarımızı çıkarmaya başladığımızda NFC özelliğini koydu. Dünyaca ünlü üreticiler de artık bu alana girdi. Bir başka bariyer de temassız okuyucuların azlığı. Bugün plastik kartlarla bile temassız işlem yapacak yer sayısı oldukça az. O nedenle bankaların üye işyerlerindeki temassız terminal sayısının artış hızı önemli. 2.3 milyon POS var ama bunların yaklaşık 90 bininde temassız okuyucu var. Onları arayıp bulmanız gerekiyor.
 
Apple’ın telefonları dünyada çok yaygın olarak kullanılıyor. Ancak NFC yok, yakın zamanda bekliyor musunuz?

Sürekli bu konuyla ilgili patent almasına karşın Apple hala bunun teknolojisini geliştirmiş değil. Bizce müşterisine sunacağı hizmetin sorunsuz ve mevcut deneyimi iyi hale getirinceye kadar bekliyor, acele etmiyor.
 
İş ortağınız bankaların bu alana bakışı nasıl?

Temassız ödemeler bankalar için ek gelir sağlamadı. Başlangıçta daha küçük tutarlı alışverişler temassız kartlarla yapılır ve kredi kartı kullanımı artar beklentisi vardı ama olmadı. Dolayısıyla bankalar ek kar elde edemedikleri için üzerine ek bir yatırım yapmak istemediler. Bu nedenle de büyüme hızı yavaşladı NFC’lerin. Bu sadece Türkiye’de değil dünyada da sorun. Ancak bunun alternatifleri yaratılmaya çalışılıyor.
 
PLASTİK KARTLAR HAYATIMIZDAN ÇIKACAK
 
Dünyaya baktığımızda nasıl bir manzara var?

NFC ile dünyanın birçok yeri aynı durumda. Aslında şu andaki ödemelerde bir sıkıntı yok, kartı takıp işlem yapıyorsunuz. Örneğin ulaşım gibi daha hızlı hareket edilmesi gereken yerler var. Avrupa’nın birçok yerinde, özellikle Londra’da birçok toplu taşıma aracında ek bir kart yerine kredi kartıyla ödeme yapma imkanı var. O zaman hayatınızdan bir kartı çıkarmış oluyor, cep telefonuyla ödeme yapabiliyorsunuz.
Cep telefonu artık yaşamın ayrılmaz bir parçası haline geldi. Dünyada insanlar üç şeyi yanlarına almadan sokağa çıkmıyor; evin anahtarı, cep telefonu ve para. Para ve anahtar bir süre sonra cep telefonunun içine girecek. O zaman bu cihaza telefon demek biraz hakaret olacak.
Araştırmalar cüzdanını kaybeden bir kişinin ortalama 24 saat içinde fark ettiğini söylüyor. Oysa cep telefonunuzu kaybettiğinizde en geç 2 saat içinde bunun farkına varıyorsunuz. Bu nedenle bizim öngörümüz mutlaka anahtarlar da kimlik kartları da telefonların içine girecek. Plastik kartlar da değişecek. Eski dönemin ürünleri bunlar. Ne işe yarıyorlar? Sizin banka nezdinde kimliğinizi simgeliyor. POS cihazına takıyorsunuz, ödemeyi yapıyorsunuz. Önümüzdeki dönemde POS cihazları cep telefonuyla işlem yapmaya uyumlu hale geldiğinde plastik kartlara ihtiyacınız kalmayacak.
Artık numarayı da bilmenize gerek kalmayacak; sizi tanıyan ve güvendiğiniz bir sistem olduğunda sadece bir şifreyle işlem yapacaksınız. İnsanların çoğu artık bırakın kredi kartı numarasını, kimlik numarasını bile bilmiyor. Cep telefonu numarasını bilmeyen insan ise yok denecek kadar az. Biz de buraya odaklanıyoruz.
 
Turkcell Cüzdan’ın kullanım oranı ne düzeyde?

Biz Turkcell Cüzdan’la plastik kart taşımayı ortadan kaldırıyor, işlemi kolaylaştırıyoruz. Kredi kart numaranızı bir kez giriyor, sonra ödemelerinizi kart şifrenizle yapıyorsunuz. Kullanım oranlarına gelirsek, biz aslında Turkcell Cüzdan’ı tüm bankaların kartlarının eklenebileceği bir platform olarak tasarladık. Şu anda Garanti ve Akbank var. Diğer bankaların ilgisi beklediğimiz şekilde olmadığı için kullanım sınırlı kaldı. Biz de bu gerçeği fark edip cüzdana tüm banka kartlarının eklenebileceği bir platforma dönüştürme çalışmalarımızı hızlandırdık.
 
Bankalar neden ilgi göstermiyor, ödemeye başka bir kurumun aracılık etmesini mi istemiyorlar?

Bence bankaların şu anki gündemlerine baktığınızda taksite getirilen sınırlamalar limitlerle ilgili sorunları var. Bankalar ciddi şekilde kredi kartı işinin kendisiyle ilgili sorunlar yaşıyor. Bu nedenle geleceğe dönük ve inovatif projeler biraz daha geride kaldı. Belli bir oranda risk almanız, yatırım yapmanız gerekiyor. Bankalar da şu anda bu tür işlere girmek istemiyor.
 
Öznel sorunlarına karşın bankalar prensip olarak bu alana uzak duruyordu. Değişiyor mu bu yaklaşım?

Türkiye’de Temmuz 2013’te ödeme sistemleri kanunu çıktı, ikinci düzenlemeler bekleniyor. Bugüne kadar ödeme sistemleri bankaların elindeydi. Yeni kanun kapsamında lisans alan kurumlarda ödeme sistemi kurabilecekler. Öyle bir çağda yaşıyoruz ki Apple’a bakın, telefon üreticisi ya da müzik satıcısı değildi. Bugün baktığınızda dünyanın en büyük perakendecilerinden biri oldu. Artık müşteri hizmeti en iyi kimden alabiliyorsa onu tercih ediyor. Sonuçta bankalar her zaman olacak, çok sıkı regülasyonlar olacak, ödeme sisteminde çözüm başka yerden de gelebilir. Tüm teknoloji şirketleri ödeme sistemleri üzerinde çalışıyor. Eminim yakında Apple da yeni bir ürünle çıkabilir. Google zaten çalışmaya başladı. Bu konuyla ilgilenilmemesi imkansız. Teknoloji sayesinde bariyerler çok daha hızlı kalkıyor.

ULAŞIMDA HEDEFİMİZ KÂR DEĞİL
 
Cep telefonlarının ulaşımda kullanılması alanında durum nedir?

Ulaşım çok önemli alanlardan biri. Biz de bu alana odaklanıyoruz. Birkaç çalışmamız oldu. Şanlıurfa Belediyesi ile işbirliği yaptık ve Urfa Kart’ı çıkardık. NFC’li telefonlarda Turkcell Cüzdan’ı yükleyip kullanıyorsunuz. NFC yoksa telefonunuza Urfa Kart’ı yükleyebiliyorsunuz. 1 yıl önce başladık ve çok başarılı sonuçlar aldık, yoğun bir kullanım var. Çok yoğun bir otobüs kullanımı var. Bu başarılı sonuçların ardından başka illerde de yakında kullanılmaya başlayacak çalışmalarımız var. Ankara, İzmir olmayabilir ama yakında birkaç büyükşehir belediyesiyle çalışmaya başlayabiliriz. 3 ay önce “SMS Jeton” adlı bir hizmet de başlattık. Bu konuda deniz motorları işleten Mavi Marmara şirketiyle işbirliği yaptık. Ücretsiz olarak SMS gönderiyor ve cebine gelen elektronik bileti okutup motora biniyorsunuz. Sıra beklemiyorsunuz. Bunun da kullanımı giderek artıyor.
 
Büyük kentlerin akıllı ulaşım hizmetlerini kendi bünyelerinde geliştirmeyi tercih etmelerinin nedeni ne olabilir?

Biz kullanıcılarda alışkanlık yaratacak servisler olarak görüyoruz toplu taşıma çözümlerini. Para kazanacağımız bir alan olarak konumlandırmadık. İnsanların bu servisleri kullanarak hayatlarını kolaylaştıracak hale getirmeyi istiyoruz. Bu yapıldıktan sonra insanlar kolaylık için kendileri bile ek para ödemeyi kabul edebilir. Öncelikli olan insanlara bu kolaylığı yaşatmak.
 
Bu işten operatörlerin kârı, çıkarı ne olacak?

SMS’le ödeme hizmetimizi geçen yıl 2 milyon kişi kullandı. 10.5 milyon işlem gerçekleşti, 115 milyon lira ciro yapıldı. Bu hizmet özellikle dijital ödemede kullanıldı. Oyun oynayan insanlar puan alıyor. Bu rakamın çok önemli bir bölümü Facebook oyunlarını içeriyor. Kredi kartı olmayan insanlar ya da küçük ödemeler için kartlarını kullanmak istemeyenler bu hizmeti kullandı. Burası bizim bir gelir beklentisi içinde olduğumuz bir alan, ancak ulaşım bir kamu hizmeti. Önemli olan maliyetleri artırmadan kullanımı yaygınlaştırmak. Bu alanda bir hizmet sunarak Turkcell’in tercih edilmesini sağlamayı amaçlıyoruz. Paradan daha çok hedefimiz bu. Bize bağlılık yaratan servislerin yanı sıra kâr hedeflediğimiz hizmetler de var. Her uygulamaya kâr odaklı olarak bakmıyoruz.
 
“RAKİPLERİMİZ DE BAŞARILI İŞLER YAPIYOR”
 
Sizin dışınızda genel olarak sektöre baktığımızda durum nasıl?

Turkcell bu konuda öncülük yaptı ama diğer operatörlerin de bu alanı boş geçmediğini görüyoruz. Onlar da geliştirmelerini yapıyor ve bence ortaya güzel çözümler de çıkıyor. Türkiye ödeme sisteminde nasıl dünyada öncüyse mobil ödemeler ve operatörler aracılığıyla yapılan işlemlerde de öncü olacağını düşünüyorum. Nüfus yapımız, altyapımız ve GSM operatörlerinin bakış açısıyla potansiyeli olan bir alan.
Ulaşım önemli bir konu ve tek operatörün yer alabileceği bir alan değil. Düşünün, İstanbul Büyükşehir Belediyesi “Ben sadece tek bir operatörle hizmet veriyorum” diyemez. Hizmetin herkesi kapsaması gerekecek.
 
Akıllı kentlerin navigatörü olacak
 
Avea, cep telefonu müşterilerine sunduğu hizmetler arasına mobil ödemeyi de ekledi. Mobil ödeme uygulamasının yanı sıra TTNET işbirliğiyle oluşturduğu Mobilexpress hizmetiyle de bu alandaki yerini aldı. Avea İş Ortaklığı Yönetimi Direktörü Zeynep Bosna, şirketin bu alana yaklaşımını, ürünlerini ve gelecek planlarını anlattı...
 
GSM şirketlerinin mobil ödeme sisteminin bir oyuncusu haline gelmesinin dünya ve Türkiye’deki gelişimi hakkında bilgi verebilir misiniz?

Mobil ödeme sistemleri, mobil iletişim servislerinin sektörel kullanım alanlarını geliştireceği gibi daha fazla kullanıcıyı da ürün ve hizmetlere erişimi mobilden sunarak sektöre dahil edecek. Bu da operatörleri, mobil iş modellerinin geliştirilmesinde ve uygulanmasında çok önemli bir noktaya taşıyacak. Özellikle bankacılık sisteminde olmayan kitlenin çevrimiçi mağazalar ve sosyal ağlarda yaptığı ödemeler artacaktır.
Günümüzde internet kullanıcılarının sayısı 37 milyona ulaştı. Öte yandan internet üzerinden aktif alışveriş yapan kitle yaklaşık 8 milyon. İki değer arasındaki farkın oluşmasında iki farklı neden var. Birincisi, kredi kartı bilgisinin paylaşılmak istenmemesi; bir diğer deyişle güvenlik kaygıları. İkincisi ise internet üzerinde ödeme yapılabilecek bir ödeme enstrümanına sahip olunmaması. İşte bu noktada hem müşterinin güvenlik isteklerine cevap verebilecek hem de internet ve fiziksel mağazalarda ödeme yapılmasını sağlayabilecek ürünler sunabilecek oyuncuların başında, hali hazırda kendi müşterileriyle yüksek seviyede etkileşime sahip operatörler geliyor.
Küresel bir bakış açısıyla operatörlerin özellikle müşterilerine perakende, ulaşım, finans gibi dikey sektörlerde ürün ve hizmetlere mobilden ulaşımı sağlamak üzere çalışmalarını sürdürdüklerini söylemek doğru olacaktır. Avea olarak öncülüğünü yaptığımız bu vizyonda, günlük hayatımızda karşımıza çıkan bütün ödeme ihtiyaçlarını cep telefonlarıyla gerçekleştirmek mümkün olacaktır.


 
Avea bu alanda ne zaman çalışmaya başladı, hangi ürünlerle sektöre giriş yaptı?

Teknolojiyi müşterilerimizin hayatını kolaylaştıran bir araç olarak görüyor; kendilerine iyi ve değer yaratan deneyimler yaşatmak üzere çalışıyoruz. Önceliğimiz müşterilerimizin tüm bu süreçlerde en iyi hizmeti almasını sağlamak. Bunu da tek başımıza değil bu ekosistemde çözüm üreten tüm iş ortaklarımızla birlikte gerçekleştiriyoruz. 2010 yılında hizmete sunduğumuz ilk finansal servisimiz; telefon bağımsız SMS bazlı bir çözüm olan “Avea Mobil Ödeme” hizmeti kısa bir zaman dilimi içerisinde 2 milyon Avea müşterisine ulaştı ve çevrimiçi ödemelerde tercih edilen çözümlerimizden biri oldu.
TTNET ve Avea olarak kullanıcılara sunduğumuz hizmetimiz Mobilexpress’le de internetten alışveriş ve ödeme imkanı sağlıyoruz. Çok daha hızlı, kolay ve ‘güvenli’ bir dönemin kapılarını araladık. Kullanıcılarımız, kredi kartlarını Mobilexpress hesaplarına tanımlayarak internet sitelerinde cep telefonu numaralarıyla çevrimiçi ödemelerini yapabildikleri bu platform sayesinde hem zamandan hem ulaşımdan tasarruf sağlıyor.
Yine özellikle internet ödemelerinde ihtiyaç duyulan elektronik para ihtiyacına yönelik geliştirdiğimiz A+Para Kart ürünümüzü de çok yakın bir zaman içerisinde, Avea satış noktalarında müşterilerimizle buluşturacağız.
 
Kullanım oranları hakkında bilgi verebilir misiniz?

Teknolojiyle birlikte mobilleşen yaşamlarımızda tüm işlerimizi en pratik ve en hızlı şekilde yapmak istiyoruz. Artık birçok farklı fatura ödemesini tek bir ekrandan yönetebildiğimiz, gündelik para değiş tokuşlarını, ulaşım ödemelerini, kredi, sigorta, bilet ve okul harcamalarını mobil ortamda yapabildiğimiz bir dünya hayal ediyoruz.
Bunun önemli örneklerinden biri, Türkiye genelinde 2 bine yakın üye işyerinde geçerli olan mobil ödeme servisimiz. Şu ana kadar 2 milyona yakın müşterimiz, Avea Mobil Ödeme servisinden faydalandı.
 
GSM operatörlerinin ödeme sistemlerinden alacağı pay gelecekte nasıl şekillenecek? Yeni ürün ve hizmetler söz konusu olabilir mi? Avea’nın üzerinde çalıştığı yeni projeler var mı?

Son yıllarda müşterilerimizden gelen yoğun talep doğrultusunda telefonun bir ödeme aracı olarak konumlandırılması için gerekli çalışmaları bir süre önce başlattık. Ülkelerin gelişmişlik düzeyleri dikkate alındığında Türkiye çok gelişmiş bir finans ve bankacılık sektörüne sahip. Genç nüfusumuzu göz önünde bulundurduğumuzda bankacılık sektörünün ulaşamadığı 20 milyona yakın bir kitlenin olması, bu alanda hala çok ciddi bir büyüme potansiyelinin söz konusu olduğunu gösteriyor. Türkiye’deki GSM aboneliği penetrasyon oranı ise yüzde 95 gibi yüksek bir seviyede. Bu noktada 20 milyon müşterinin nakit ve diğer bilinen ödeme araçları dışında ödeme yapabilecek konumda olduğunu öngörüyoruz. Ancak bu hizmetlerin yaygınlaşabilmesi için mobil ödeme teknolojilerinin basit ve kolay şekilde müşterilere sunulması gerekiyor.
Uzun vadede mobil finansal servislerin operatörler için katma değer sağlayacağına inanıyor ve faaliyet alanımızın önemli bir parçası haline geleceğini düşünerek bu alandaki yatırımlarımıza devam ediyoruz. Bu kapsamda internette yapılan ödemeler, cep telefonuyla perakendede yakın alan ödemeleri ve ulaşım ödemelerine yönelik çalışmalarımız devam ediyor.
 
DİĞER SEKTÖRLER DE İLGİ GÖSTERMELİ
 
Ödeme sistemlerinin önemli isimleri GSM şirketlerinin bu alanda geç kaldığını ya da yavaş davrandığını düşünüyor? Sizin bu konudaki görüşünüz nedir? 

Özellikle akıllı cep telefonlarının sunduğu çoklu fonksiyonlarla mobil günümüzde önemli bir noktaya gelmiş durumda. Akıllı telefon penetrasyonunun artmasıyla birlikte önümüzdeki dönemde müşterinin hayatında mobilin daha da önemli bir rol üstleneceğini söylemek yanlış olmaz.
Öte yandan, mobil ödeme hizmetleri konusunda sağlıklı bir ekosistemin kurulması günümüzde sadece operatörler tarafından göğüslenmesi gereken bir konu olarak algılanmamalı. Bu konuda bankalara, ulaşım firmalarına, ürün ve hizmetlerin sunulduğu sanal veya fiziki mağazalara, ödeme sistemlerinin her alanında bulunan aracı kuruluşlar gibi ekosistem oyuncularına önemli roller düşüyor. Mobil ödeme teknolojilerinin hayatımıza girme hızı, ekosistemde bulunan bütün oyuncuların müşteri ihtiyaçlarını gözeterek aynı hedefe odaklanmasıyla doğru orantılı olacaktır.
 
ULAŞIM İÇİN TEKNOLOJİ GELİŞTİRİLMELİ
 
Cep telefonlarının kent içi ulaşım gibi yaygın alanlarda henüz Türkiye’de kullanılamıyor olmasının nedenlerini anlatabilir misiniz?


Dünyanın pek çok büyük şehrinde kişi başına düşen akıllı telefon oranı her geçen gün giderek artıyor. Geleceğin şehirleri de akıllı telefonlarla şekilleniyor. Son dönemde temassız kart uygulamaları, ön ödemeli kartlar, mobil ödemeler ve toplu taşımayla ilgili yapılan pilot uygulamaların öne çıktığını görüyoruz.
Akıllı şehirler ve akıllı belediyecilik için ülkemizde de bazı çalışmalar ve önemli projeler hayata geçirilmeye başladı. Ancak elbette bazı uygulamaların yaygın olarak kullanılmaya başlaması için öncelikle bu sistemleri kullanmayı sağlayacak uygun teknolojik altyapının ve en önemlisi standartların oluşturulması gerekiyor. Avea olarak biz de geleceğin akıllı şehirlerinin sosyal ve kültürel navigasyonu olmak için çalışıyoruz.


 
Nakit Kart ve Cep Cüzdan’la iddiasını gösterdi
 
Vodafone da Türkiye’de 2012 yılı ekim ayında çıkardığı ‘Cep Nakit Kart’ hizmetiyle mobil ödeme dünyasındaki yerini aldı. Cep Nakit Kart ile Vodafone aboneleri, PTT şubelerine gitmeden istedikleri kişiye para aktarabiliyor ve faturasız hatlarına lira yükleyebiliyor. Kart, Visa tabanlı olduğu için, Visa kullanılan tüm işyerlerinde alışveriş yapma ve ATM’lerde para çekme imkanı da sunuyor. Cep Nakit Kart sadece Vodafone abonelerine açık ve 5 TL karşılığında 444 PTT şubesinden veya Vodafone şubelerinden satın alınabiliyor.
Vodafone’un bu alandaki bir diğer ürünü ise Cep Cüzdan. Cep Cüzdan uygulamasını yükleyen iPhone ve Android telefon kullanıcısı Vodafone aboneleri; para transferi, internetten alışveriş, Cep Lira yükleme, para biriktirme, Vodafone paketleri satın alma gibi birçok mobil finansal işlemi, uygulama kullanım ücreti ödemeden kolaylıkla yapabiliyor.
Vodafone, birkaç ay önce Cep Nakit Kart uygulamasına yeni bir özellik daha ekledi. Vodafone Cep Nakit Kart sahipleri HGS’ye bakiye aktarma işlemi de yapabiliyor. Cep Nakit Kart’ın bakiyesinden istenilen miktar, 4848 Cep Nakit Hattı aranarak HGS hesabına kolayca ve ücretsiz aktarılabiliyor. 4848’i arayan ve bakiye aktaran Vodafone’lulara hiçbir ek ücret yansıtılmıyor.
 
Kullanım ücreti yok

Vodafone Cep Cüzdan’ın diğer bir özelliği de “Biriktir Gönder” hizmeti. Cep Cüzdan kullanıcısı Vodafone’lular ”Biriktir Gönder” hesaplarında para biriktirilebiliyor, sonra da bu parayı istediği kişiye istediği zamanda transfer edebiliyor. Vodafone Türkiye Bireysel Servisler Direktörü Ömer Kuyucu, uygulamayla ilgili şu bilgileri veriyor:

“Vodafone Türkiye olarak, mobil iletişim teknolojilerinin olanaklarını abonelerimiz için hızlı, kolay ve erişilir kılmaya çalışıyoruz. Cep Nakit ile başladığımız mobil finans hizmetlerini akıllı telefonlara taşıyoruz ve ödüllü Vodafone Cep Cüzdan uygulamamızla müşterilerimizin birçok finansal işlemi kolayca yapmasına olanak sağlıyoruz. Cep Cüzdan uygulamasını yükleyen ve ücretsiz olarak kullanan iPhone ve Android telefon sahibi abonelerimize para transferi, yakın alan iletişimi (NFC) hizmetleri ve Cep Nakit Kart yönetimi sunuyoruz. Anında ve ücretsiz olarak yaratılabilen sanal Cep Nakit hesabıyla müşterilerimizin dijital ortamda ürün satın almasını hem kolaylaştırıyor hem de güvenliliğini arttırıyoruz. Ve tüm bunlar karşılığında Cep Cüzdan kullanımından herhangi bir faiz ya da aylık/yıllık kullanım ücreti talep etmiyoruz. Kısaca Vodafone Cep Cüzdan’ı Vodafone’luların hayatını kolaylaştırmak hedefiyle hayata geçiriyoruz. Vodafone Türkiye olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da mobil finans hizmetlerinin yaygınlaşması yolunda çalışmalarımıza devam edeceğiz.”
Vodafone Türkiye, temassız yeni bir Bluetooth teknolojisi olan iBeacon’ı Vodafone Cep Cüzdan’a entegre ederek dünyada ve Türkiye’de ilk kez kullanıma sunuyor. Akıllı telefonlardan ödeme yapmayı pratik, güvenli ve hızlı kılan iBeacon ile mağazalardaki kasa sıraları ortadan kalkarken, mağaza içi fırsat ve indirimler doğrudan müşterilerin cebine gelebiliyor.
 
iBEACON DA CÜZDANA GİRDİ
 
iBeacon, Bluetooth Low Energy (BLE) teknolojisini kullanıyor. iBeacon cihazı mağazada ödeme noktasına yerleştirildikten sonra kasiyer için geliştirilen “Cep Cüzdan Kasiyer” uygulaması kasada bulunan bir iPhone veya Android cihaza yükleniyor. Böylelikle kasada temassız ödeme sistemi kullanıma hazır hale getiriliyor.

YORUM YAP

YORUMLAR (0)