AB bankalarını SEPA Instant endişesi sardı!
AB sınırları içinde anında para göndermeyi mümkün hale getirecek SEPA Instant, 9 Ekim 2025 tarihinden itibaren eksiksiz bir biçimde kullanılmak zorunda. Ancak bu uygulama, bölgedeki bankaların maliyetlerini artıracak. Konuyla ilgili yapılan ankete katılan bankacıların yüzde 93 “endişeli”, yüzde 48’i ise “çok endişeli” olduğunu ifade ediyor...
İlgili Etiketler

PSM // E. ESİN GEDİK
Avrupa bankaları, Ekim 2025 itibarıyla SEPA (Single Euro Payments Area -Avrupa Tek Ödeme Alanı) Instant düzenlemesinin zorunlu hale gelecek olması nedeniyle kaygılı. Bankacılar, bu uygulamanın artan likidite maliyetleri ve uyumluluk engelleri yaratacağını düşünüyor.
Avrupa’da nakitsiz ödeme işlemlerinde birlik sağlamak amacıyla getirilen standardize edilmiş bu uygulama, 27 AB ülkesinin yanı sıra İzlanda, Lihtenştayn, Norveç, İsviçre, Monako, San Marino, Vatikan Şehir Devleti ve Birleşik Krallık’taki Euro ödemeleri için kullanılabiliyor. SEPA Instant kullanıcıları, Avrupa Birliği'ndeki herhangi bir yere ve bir dizi AB dışı ülkeye, ulusal ödemeler gibi hızlı, güvenli ve etkili bir şekilde kredi transferi ve otomatik ödeme yapabiliyor.
Uzun zamandır konuşulan, standartları oluşturulan ve bazı ülkelerde kullanılmaya başlayan SEPA Instant’ın tüm taraf ülkelerde kullanılması için son tarih 9 Ekim 2025. Bu tarihten sonra tüm bankalar, tüketici ve ticari bankacılık müşterilerinin anında ödeme gönderebilmelerini sağlamak zorunda. AB üyesi olmayan ülkelerin ise sistemi devreye almaları için 9 Temmuz 2027’ye kadar süreleri var.
Avrupa genelinde anında Euro ödemelerinin zorunlu hale geleceği ekim ayındaki uyum son tarihine yaklaşırken, RedCompass Labs Avrupa bankalarında görevli 300 üst düzey ödeme profesyoneliyle bu konuda bir anket yaptı.

En büyük zorluk likiditeyi sağlamak
Söz konusu anket, bankaların karşılaştığı en büyük zorluklardan birinin likidite olduğunu ortaya koydu. SEPA Instant, 7 gün 24 saat işlem yapılmasını sağlayacak ama Avrupa Merkez Bankası’nın toptan ödemeler ve likidite yönetimi için kullanılan Target2 sistemi yalnızca hafta içi günlerde, saat 07:00 - 18:00 CET arasında çalışıyor. Bu nedenle bankaların akşam, hafta sonu ve tatil dönemlerinde likidite sağlamak için Target Instant Payment Settlement (TIPS) sistemindeki hesaplarını önceden fonlamaları gerekiyor.
Bu durum da bankalar için ek maliyet yaratacak. Merkez bankası hesaplarında tutulan atıl fonlar, kredi verme ya da yatırım yapma gibi başka amaçlarla kullanılabilecek sermayeyi bağlamış oluyor. Merkez bankalarından (örneğin marjinal kredi imkânı aracılığıyla) borçlanmak da ek maliyet yaratıyor. Ayrıca faiz getiren hesaplardan veya piyasa yatırımlarından TIPS’e para aktarmak potansiyel kazançları azaltıyor.
Planlanan 100 bin Euro işlem limiti kaldırıldığında, durum daha da zorlaşacak. Daha yüksek işlem limitleri, bankaların ne kadar paraya ihtiyaç duyacaklarını öngörmelerini güçleştiriyor. Ankete katılan bankaların neredeyse tamamı (yüzde 93) bu konuda “endişeli” olduklarını belirtiyor. Neredeyse yarısı (yüzde 48) ise “çok endişeli” olduğunu ifade ediyor.
Reddedilen işlem sayısı hızla artıyor
Ankete katılan bankaların neredeyse yarısı likidite tamponlarını artırıyor. Yine aynı oranda banka da olağandışı saatlerde artan işlem hacmini karşılamak için dolandırıcılık ve yaptırım tarama araçlarını yükseltiyor. Bankaların beşte ikisi, risk yönetimi çerçevelerini yeniden düzenliyor. Benzer bir kesim de diğer bankalarla limit belirlemek için ikili anlaşmalar kuruyor.
Yaptırım taramaları da büyük bir zorluk olarak öne çıkıyor. Bankaların yarıdan fazlası, SEPA Instant kapsamında yaptırım kontrolleri nedeniyle reddedilen ödemelerde artış yaşandığını bildiriyor. Ödemelerin 10 saniye içinde onaylanması gerekliliği, çoğu bankada bu tür reddedilen işlemlerde yüzde 30 ila 50’lik bir artışa yol açmış durumda. Bankaların üçte ikisi, yaptırım taramalarında yanlış pozitif sonuçları azaltmak için yapay zekâ kullanmayı planlıyor. Benzer bir oran da işlem izleme hızını ve doğruluğunu artırmak için yeni araçlara yatırım yapıyor.
Tüm bu zorluklara rağmen bankaların yüzde 80’inden fazlası SEPA Instant’ın faydalarının maliyetlerinden daha ağır bastığına inanıyor. Katılımcıların neredeyse yarısı ocak ayındaki ilk tarihe uyum sağlamada zorlandıklarını belirtse de yüzde 85’i ekim ayı son tarihinin gerçekçi olduğunu düşünüyor.

Mastercard, “Agent Pay” ödeme teknolojisini tanıttı
Mastercard, Microsoft Azure ve Microsoft Copilot Studio iş birliğiyle geliştirdiği “Agent Pay” adlı yeni ödeme teknolojisini tanıttı. İnovatif bir yaklaşıma sahip olan Agent Pay, yapay zekâ destekli sohbetler aracılığıyla kişiselleştirilmiş ödeme deneyimleri sunmayı hedefliyor. Örneğin bir kullanıcı, doğum günü partisi planlarken Agent Pay, mekanın atmosferine ve hava durumuna göre yerel butiklerden ve çevrimiçi perakendecilerden kıyafet ve aksesuar önerileri sunuyor. Kullanıcının tercihleri ve geri bildirimleri doğrultusunda alışveriş gerçekleştiriliyor ve ödeme yöntemi önerisinde bulunuluyor.
Çevresiyle etkileşim kurarak belirli hedeflere ulaşmaya çalışan, kendi başına karar verebilen bir yapay zekâ sistemi (yapay zekâ ajanı) esaslı Agent Pay’de işlemlerin Mastercard sanal kurumsal kart token’ı kullanılarak tamamlanacağı kaydediliyor.
Öte yandan, yapay zekâ ajanlarının kullanıcı adına ödeme yapabilmesi için kayıtlı ve doğrulanmış olmaları gerekecek. Ayrıca sohbet arayüzleri üzerinden başlatılan ödemelerde gelişmiş tokenizasyon teknolojisi kullanılacak.

Visa, İngiliz BVNK’ye 50 milyon dolarlık yatırım yaptı
Visa’nın yatırım bölümü Visa Ventures, İngiliz fintek girişimi BVNK’ye 50 milyon dolarlık stratejik yatırım yaptı. Lisanslı bir e-para kuruluşu olan BVNK, Avrupa’nın birçok ülkesi ile İngiltere’de faaliyet gösteriyor. Euro ve İngiliz Sterlini cinsinden IBAN’lar sunmasının yanı sıra Sepa, Sepa Instant, Faster Payments gibi ödeme sistemlerine erişim imkanı tanıyan BVNK, farklı ödeme segmentlerinde de hizmet veriyor.
Stratejik yatırımı değerlendiren Visa Büyüme Ürünleri ve Ortaklıklar Başkanı Rubail Birwadker, stablecoin’lerin küresel ödeme akışlarının önemli bir parçası haline geldiğini belirterek, Visa’nın BVNK gibi yeni girişimlere yatırım yaparak ticaretin geleceğinde öncü olmayı hedeflediğini ifade etti.

Nakit, Amerikalıların cüzdanındaki yerini koruyor
Kredi ve banka kartları Amerikan ödemelerinde baskın olmaya devam etse de nakit hala önemli bir oyuncu. Fed verilerine göre 2024’te tüm tüketici işlemlerinin yüzde 14’ünü oluşturdu. Nakit, sırasıyla ödemelerin yüzde 35’ini ve yüzde 30’unu oluşturan kredi ve banka kartlarının ardından tüketiciler arasında en iyi ödeme aracı olarak üçüncü sırada yer alıyor.
Genel olarak ABD tüketicileri ayda ortalama 48 ödeme yaptı ve 2021’de başlayan yükseliş eğilimini sürdürdü. 2024’te, toplam ödeme sayısındaki bu büyüme, artan kredi kartı kullanımı, uzaktan ödemeler ve cep telefonlarıyla yapılan ödemeler tarafından yönlendirildi. Amerikalılar geçen yıl cep telefonuyla ayda ortalama 11 ödeme yaptı. Bu sayı, 2018’deki 4 ödemenin yaklaşık 3 katına işaret ediyor.
Yılda 25 bin dolardan az kazanan haneler ve 55 yaş ve üzeri yetişkinler, diğer gruplara göre nakde daha fazla güveniyor. Buna karşılık, 18 ila 24 yaş arasındaki yetişkinlerin mobil telefonla ödeme yapma olasılıkları daha yüksek. Bu segment tüm ödemelerin yüzde 45’i için cihazlarını kullanmayı tercih ediyor.
İnsanların büyük çoğunluğu nakdin yakın zamanda ortadan kalkmasını beklemiyor ve yüzde 90’dan fazlası gelecekte nakdi bir ödeme aracı veya değer saklama aracı olarak kullanmayı planlıyor.
FedCash Hizmetleri şefi Kathleen Young, konuyla ilgili şu değerlendirmeyi yapıyor: “Tüketicilerin hem uzaktan hem de şahsen ödeme yapmak için giderek daha fazla mobil cihaz kullandığı hızla gelişen bir ödeme ortamında bile ABD tüketicilerinin nakit kullanımı son 4 yıldır büyük ölçüde tutarlı kaldı.”

İsveç Merkez Bankası’ndan nakit ödemeler lehine sert bir geri adım
İsveç’in “nakitsiz toplum” olma çabaları, Merkez Bankası’nın temel malların satışında nakit kabul etme zorunluluğu getirme ve bankaların nakit işleme sorumluluğunu güçlendirme teklifleri sunmasıyla hızla tersine dönüyor.
Dünyanın en eski merkez bankası olan İsveç Merkez Bankası Riksbank, ülkenin devam eden Nakit Soruşturması’na yaptığı başvuruda, toplumun tüm üyelerinin ödeme yapabilmesi ve ödeme sisteminin dayanıklılığı için insanların nakit kullanmaya devam edebilmesinin elzem olduğunu vurguladı. Riksbank ayrıca, büyük bankaların kurumsal müşterilere öncelikli olarak gecelik mevduat ve küçük nakit sunma sorumluluğunun genişletilmesi ve açıklığa kavuşturulmasından yana.
Riksbank Guvernörü Erik Thedéen, “İnsanlar her zaman hem dijital hem de nakit olarak yiyecek, sağlık hizmeti ve ilaç ödemesi yapabilmeli” tezini savunuyor ve “Giderek daha da çalkantılı hale gelen küresel durum, artan siber saldırılar ve ayrıca Güney Avrupa’daki büyük elektrik kesintileri, internet kapalıyken bile ödeme yapabilmenin önemini gösteriyor” diyor.
İsveç Merkez Bankası ayrıca bankaların, özel kişilerin hesaplarına banknot yatırmasına izin vermesini gerektiren teklifleri de destekledi. Şimdiye kadar, büyük bankaların bu hizmeti sağlaması için yasal bir zorunluluk yoktu.
Thedéen’in bu uygulamayla ilgili görüşleri de şöyle: “Nakit altyapısı şu anda çok savunmasız ve onu korumak için acil yasal eylem gerekiyor. İşletmelerin nakit yatırmaları ve toplumun kullanım için küçük miktarlı nakit alabilmesi çok önemli. Bankalar hem kurumsal hem de özel müşterilerinin nakit ihtiyaçları için daha fazla sorumluluk almalı.”

İngiliz fintek şirketi Dojo, 190 milyon dolar topladı
İngiltere’nin ödeme teknolojisi sağlayıcısı Dojo, Vitruvian Partners’tan 190 milyon dolarlık ilk sermaye artışını sağladı. Dojo’nun bulut tabanlı ödeme platformu, 2021’deki lansmanından bu yana 140 binden fazla işletmeye hizmet verecek şekilde büyüdü ve günde 6 ila 9 milyon işlem gerçekleştirdi. Şirketin platformu, hem şahsen hem de dijital ödemeler ve işletme finansmanı ve rezervasyon yönetimi yazılımı gibi ek hizmetler sunan 450’den fazla POS sistemiyle entegre oluyor.
Yatırım, şirketin İrlanda, İtalya ve İspanya gibi halihazırda varlık gösterdiği önemli Avrupa pazarlarında ölçeklenmesine yardımcı olmak için kullanılacak. Dojo Mali İşler Müdürü Francois Callens, “Kısa bir süre içinde oyunun kurallarını değiştiren teknolojimiz ve kanıtlanmış müşteri teklifimiz, Birleşik Krallık’ta pazar lideri olmamızı sağladı. Hırsımız burada bitmiyor. Dojo’nun önünde büyük ve heyecan verici bir fırsat var ve Vitruvian’ın desteğiyle büyümemizi ölçeklendirme ve Avrupa genelinde şahsen ticareti etkinleştirme planlarımızı gerçekleştirmek için yatırıma sahibiz” diyor.
İlgili Etiketler
Yorumlar
0 yorumHenüz yorum yok.
