AUSTRIACARD Türkiye, 70 ülkenin merkez üssü oldu
Yüzlerce ülkeye hizmet veren AUSTRIACARD, tüm bu ağı üç bölge üzerinden yönetiyor. 70’in üzerinde ülkenin bağlı olduğu Türkiye & MEA (Orta Doğu ve Afrika) bölgesinin merkezi ise Türkiye oldu. AUSTRIACARD Türkiye & MEA Bölgesi Başkanı ve AUSTRIACARD İcra Kurulu Üyesi Burak Bilge, “Gurubun üç bölgesinden birinin merkezinin Türkiye olması tesadüf değil. Türkiye’nin köklü ödeme sistemi altyapısının ve bilgi birikiminin yanı sıra genç ama bir o kadar da deneyimli ekibimizin başarısı bizi yeni bir yönetim üssü haline getirdi” diyor. Bilge ayrıca, Türkiye ekibinin sektörde en yüksek pazar payına sahip lider şirket olarak elde ettiği başarının, bu stratejik kararın arkasındaki en önemli unsurlardan biri olduğunu vurguluyor...
İlgili Etiketler

PSM // ÖZEL HABER
Merkezi Viyana’da bulunan ve 127 yıllık geçmişi olan AUSTRIACARD, Türkiye’de 1996 yılından bu yana faaliyet gösteriyor. Bankalar, elektronik para kuruluşları, belediyeler, kamu kurumları, oteller, hava yolu şirketleri, akaryakıt zincirleri gibi birçok farklı sektörden kuruluşa, yüksek güvenlikli akıllı kart hizmetleri ve çözümleri sunan AUSTRIACARD; Visa, Mastercard, American Express, Discover, TROY gibi ödeme kuruluşlarınca sertifikalandırılmış durumda. Şirket, son yıllarda Türkiye’de yaptığı maddi ve teknolojik yatırımlarla pazar payını büyütürken, dijital güvenliğe yönelik yeni ürün ve hizmetleri de sunuyor.
Geçen yıl Avusturya’da halka açılan ve hisseleri halen Viyana Borsası ile Atina Borsası’nda işlem gören AUSTRIACARD, bu süreçte dünya örgütlenmesinde yeniden yapılanmaya gitti. Bu kapsamda Türkiye, MEA (Orta Doğu ve Afrika) bölgesinin merkezi oldu. Dünya coğrafyasının yaklaşık yüzde 25’ini kapsayan bölgenin yöneticisi de AUSTRIACARD Türkiye Genel Müdürü Burak Bilge oldu.
Bilge ile hem bu yeniden yapılanma sürecini hem de şirketin Türkiye’deki faaliyetlerini konuştuk...
AUSTRIACARD’ın halka arz ve sonrasındaki yeniden yapılanma sürecini anlatabilir misiniz?
AUSTRIACARD Holding, 23 Mart 2023 tarihinde Viyana Borsası’nda işlem görmeye başladı. Hisselerimiz, Viyana’nın yanı sıra Atina Borsası’na da kote oldu. Halka arzla birlikte grubumuzun global organizasyonu yeniden yapılandırıldı ve Türkiye, Afrika ve Orta Doğu ülkeleri tek bir çatı altında toplandı. AUSTRIACARD Türkiye olarak faaliyetlerimizi yurt dışına taşıyarak MEA bölgesi olarak faaliyet gösteriyoruz. Ben de bu bölgenin yöneticiliğini yapıyorum. Ayrıca şirketin icra kurulunda görev alıyorum. Bu süreçte ekibimizi de Orta Doğu ve Afrika’nın tamamını kapsayacak şekilde büyüttük.
Şu anda kaç ülkeyi yönetiyorsunuz? MEA bölgesindeki tüm ülkelerde faaliyetiniz var mı?
Sadece Afrika’da 56 ülke var. Tüm bölgeyi düşünürsek 70’in üzerinde ülkeden söz edebiliriz. Bu ülkelerin hepsinde var mıyız? Aslında yarısında aktif olarak faaliyet gösteriyoruz, aktif olmadığımız ülkelerde de mutlaka iş birlikleri ya da projelerimiz oluyor. Bölgede faaliyet alanımıza giren herhangi bir iş olduğunda konu mutlaka bize gelir.
“ÜÇ ANA BRANŞTA HİZMET VE ÇÖZÜM ÜRETİYORUZ”
Bu ülkelere hangi hizmetleri veriyorsunuz?
Bildiğiniz gibi üç ana iş kolumuz var. Birincisi ödeme sistemleri. Ki burada akıllı kartlar, akıllı kart teknolojileri, kart kişiselleştirme ve diğer birçok farklı formda çözümlerimiz var. Örneğin metal kartlar, biyometrik kartlar, sticker’lar. İkincisi, dijital alandaki ürün ve hizmetler. Burada da data analitiği, dijital müşteri edinimi, robotik otomasyon çözümleri, yapay zekâ tabanlı sanal asistan, dijital ve fiziksel arşiv var. Üçüncüsü ise hükümetlerle birlikte çalıştığımız her türlü resmi kartlar. Ehliyet, kimlik (ID), pasaport gibi...
ID kart kısmı Türkiye’de yok ama Afrika ve Orta Doğu’da işimizin önemli bir kısmını burası oluşturuyor. Grubumuzun güçlü matbuat üretim imkânları sayesinde seçmen kağıdı, çek, bandrol gibi yüksek güvenlik özelliklerine sahip matbu üretimini de bu listeye eklemek isterim.
Türkiye’de ağırlıklı olarak hangi alanlarda varsınız?
Türkiye’de daha çok akıllı kart ve kart hizmetleri alanında çözüm sağlıyoruz. Akıllı kart üretme ve kart kişiselleştirmede pazar lideriyiz. Ama sadece kartları üretip kişiselleştirmekle işi bırakmıyoruz. Türkiye’de 50’nin üzerinde kuruma uçtan uca hizmet veriyoruz.
Finansal kurumlar açısından müşteriye ulaşmanın ve onu elde tutmanın ilk adımı kart sahibi yapmak. Müşterinin cebine girip hayatına dokunmak istiyorsun ve her yerde kullanabilmesi için kart çıkarıyorsun. Tabii başka şeylere de ihtiyacın var. Örneğin şube dağıtım alanın yok, operasyonu yapacak teknik ve yetkin ekibin yok ya da kurmak istemiyorsun. Kartları gönderecek kuryen yok, müşteriden kontratı alacak bir yapın yok... İşte son 4-5 yılda bu alandaki açığı gördük. Daha önce yine PSM olarak size belirttiğim gibi “dijital terzilik” yapıyoruz. Kart çıkarmak isteyen şirketlere, özellikle de e-para kuruluşlarına tüm bu hizmetleri veriyoruz. Bize gelen müşteriyi dinliyor, neye ihtiyacı olduğunu analiz ediyor ve “gerisini bize bırak” diyoruz.
Bu seviyeye kolay gelmedik, kolay lider olmadık. Yılların bilgi birikimi, deneyimli ekip... Kısaca kapımızı çalan müşterimizin önüne “çöpsüz üzüm” koyuyoruz. Yaptığımız işte çok iyiyiz. Her şeyi değil sadece işimizi iyi biliyoruz.
LOJİSTİK SEKTÖRÜNE “ELEKTRONİK KİLİT” HİZMETİ
Dijital alanda da hizmetleriniz var mı?
Evet. Türkiye’deki üçüncü hizmet basamağımızı ise dijital ürünler oluşturuyor. Örneğin saha izleme ürünümüz var. Bunu özellikle e-para şirketleri tercih ediyor. Dijital ve fiziksel arşiv hizmeti veriyoruz. Kontrat yönetim hizmetimiz var. “Elektronik kilit” adını verdiğimiz başka bir ürünümüz daha var. Özellikle yüksek katma değerdeki ürünlerin bir yerden bir yere taşınması esnasında kasanın kilitlenmesi, taşıyıcının takibi, nerede açıp kapatacağının yetkilendirilmesi gibi süreçleri yönetiyoruz. Bu ürünümüzü daha çok lojistik şirketleri kullanıyor.
Kartlı ödemeler sektörü hangi seviyeye ulaştı, yıl nasıl geçiyor?
Sadece kartlı ödeme demeden tüm ödeme yöntemlerini içine katarak baktığımızda, adetsel olarak büyüme görüyoruz. Türkiye, zaten yıllardır üzerine koyan bir trendde gidiyor ama bu artış trendinin bu yıl yavaşladığını görüyoruz. Tabii burada enflasyonla mücadele yöntemlerinin etkisi oldu. Bankaların maliyetleri üzerinde de çeşitli baskılar oluşunca artış hızının yavaşlaması kaçınılamaz hale geldi.
Buna karşın bizim işlerimizde düşüş olmadı. Biliyorsunuz, salgından bu yana tüm işler dijitalleşiyor. Nitekim kartların büyük bölümü de temassız hale geldi. Bu süreçteki çip krizini de iyi yönettik. Müşterilerimizin yanında durduk ve fiyatlarımızı değiştirmeden ürün tedariğini sağlamaya devam ettik. Yani sözümüzün arkasında durduk ve bu olumsuz durumdan fırsat elde etmeye çalışmadık. Ki bu da bence bizim müşterimizle güven ilişkimizi perçinledi. Gelecek yılın da aynı paralelde geçmesi muhtemel. Türkiye’de kartlı ödeme sistemleri konusunda çok önemli bir büyüme, atılım beklemiyorum açıkçası.
“MERKEZ SEÇİLMEMİZDE EKİBİN BAŞARISI ETKİLİ OLDU”
Türkiye’nin AUSTRIACARD içindeki payı hangi seviyeye ulaştı? MEA dışındaki bölgeler hangileri?
Türkiye, şu anda AUSTRIACARD içindeki en büyük bölge konumunda. Yaklaşık yüzde 20 paya sahibiz. MEA’nın yanı sıra Kıta Avrupası ve Güney Avrupa, Batı Avrupa ve Amerika bölgeleri var. Üç bölgenin başında da benim gibi icra kurulu üyeleri görev yapıyor.
Sizce bölgeyi Türkiye’ye bağlamalarının nedenleri ne oldu?
Aslında bu bölgeyi genelde Dubai’ye bağlarlar. Ancak Türkiye’nin iki önemli avantajı oldu. Birincisi ülke avantajı. Türkiye, bölgede ödeme sistemleri açısından oldukça eski bir geçmişe sahip, çok iyi bir altyapı ve yetişmiş insan kaynağı var. Zaten ödeme sistemlerinde dünya çapında bir adım atacaksan Türkiye gibi örnek alacağın üç dört tane ülke var. İkincisi de AUSTRIACARD Türkiye, başarılı bir şekilde kendini ispat etmiş genç, teknik bilgisi gelişmiş bir ekibe sahip. Bence en önemli etken bu oldu.
Unutmadan, kimlik ve diğer kartlarla ilgili neden Türkiye’de faaliyetiniz yok?
Türkiye’de birçok kamu projesinde görev alıyor ve özel projelere katkı sunuyoruz ancak kimliğin farklı bir durumu var, bu konudaki çabalarımız devam ediyor.
Son aylarda Türkiye üzerinden ihracata da başladık. “Transit ihracat” diye bir konsept var; ürünü Türkiye’ye getirmeden, başka ülke üzerinden satabiliyorum. Ancak müşteri ve fatura Türkiye’ye bağlı olduğu için işlemler ülkemizin ihracat hanesine yazılıyor.
İhracat demişken, Türkiye’den bölgeye gidecek ürün ve hizmetler olacak mı?
Elbette. Birkaç proje üzerinde çalışıyoruz. Örneğin, Türkiye üzerinden Afrika ülkelerine kart kişiselleştirme hizmeti vereceğiz. Gerekli bağlantıları kurduk, projelerin başlamasını bekliyoruz.
Bu noktada güvenlikle ilgili bir gelişmeden de bahsetmek isterim. Biliyorsunuz, özellikle Quantum bilgisayarlarının çıkmasıyla birlikte kartların üzerindeki çiplerin güvenliğinin de artırılması hedefleniyor. Bu konuda yeni bir spesifikasyon yayınlandı. Bu kapsamdaki ilk ürünümüzü de 2025 yılı başında çıkaracağız.
“ASIL BÜYÜME MEA BÖLGESİNDEN GELECEK”
Burak Bilge, 2025 yılında asıl büyümenin Orta Doğu ve Afrika ülkelerinden geleceğini düşünüyor. “Türkiye’deki projelerin devamı önemli. Türkiye’deki e-para şirketlerinin gelişimini yakından takip ediyoruz, onlarla yakın çalışmalarımız devam ediyor. Sektöre yeni oyuncular girecek, mevcut şirketler de ürün yelpazesini genişletecek” diyor.
Bilge, metal kartlara, giyilebilir teknolojilere ilginin arttığına da dikkat çekiyor ve şöyle ekliyor: “Bu alanlarda büyüme olacak. İnovatif ürün ve hizmetler konusunda Afrika ve Orta Doğu’daki hükümetlerle çalışmalarımızı derinleştireceğiz.”
BURAK BİLGE, İKİNCİ KEZ TÜRKİYE AVUSTURYA İŞ KONSEYİ BAŞKANI SEÇİLDİ
Burak Bilge, bu yoğun iş temposunun yanında DEİK (Dış Ekonomik İlişkiler Kurumu) Türkiye Avusturya İş Konseyi Başkanlığı’nı da yürütüyor. Ekonomik bir lobi ve sivil toplum kuruluşu olan konseyin başkanlığına ikinci kez seçilen Bilge “Bu görev benim için önemli bir sorumluluk ve gurur kaynağı. Özellikle yatırım ve ticari faaliyetler açısından DEİK önemli bir rol üstleniyor. Siyasetin salınım gösterdiği günlerde ekonomik aktivite ve aktörlerin rolü çok daha önemli olabiliyor. Bu açıdan, ülkeler arası iş birliklerinin tesisi noktasında DEİK yol gösterici bir kurum” diyor.


AUSTRIACARD Türkiye, Orta Doğu ve Afrika ekibinden temsilciler, vizyon toplantısı için İstanbul’da bir araya geldi...

Burak Bilge, Avusturya’nın Ankara Büyükelçisi Gabriella Juen’i ziyaret edip yeni görevi dolayısıyla tebrik etti...

Avusturya’nın Ürdün Amman Ticaret Ataşesi Herwig Neuper (ortada), Burak Bilge’yi kabul etti...
İlgili Etiketler
Yorumlar
0 yorumHenüz yorum yok.
