“Bankalar ve finteklerle el ele Türkiye’yi bir inovasyon üssüne dönüştürüyoruz”
Mastercard’ın Doğu Avrupa, Ortadoğu ve Afrika bölgesi için stratejik bir merkez olarak konumlandırdığı Türkiye’de geliştirilen çözümler, 12 ülkeye ihraç ediliyor. Mastercard Türkiye ve Azerbaycan Genel Müdürü Onur Faydacı, “Türkiye’deki vizyonumuz, bir ödeme teknolojisi sağlayıcılığından çok daha ötede; kayıtlı, güvenli ve dijital bir ekonomi için yol açmak. Bu vizyonumuz, finansal kapsayıcılığı artırırken aynı zamanda Türkiye’nin bölgesel finans merkezi olma hedefiyle doğrudan örtüşüyor” diyor...
İlgili Etiketler

PSM // ÖZEL HABER
Ödemeler açısından bakıldığında, Türkiye’yi “bir kredi kartı ülkesi” olarak nitelendirmek yanlış olmaz. Kartlı ödemeler için birçok standardı pek çok ülkeden önce benimseyen, birçok yeniliği geliştirip ilk kez hayata geçiren ülke konumundayız. Hatta “kartlarla taksitli alışveriş ve sadakat programlarını biz icat ettik” desek yeri var...
Kuşkusuz Türkiye’nin kartlı ödemelerdeki öncü konumunda Mastercard gibi ödeme teknolojisi devlerinin büyük katkısı var. Üstelik bu tür yeniliklerin geliştirilip ülkemizde kullanıma sunulmasıyla sınırlı kalmıyor, dünyaya ihraç edilmesi için köprü görevi de üstleniyorlar.
Yeni finansal teknolojiler ödeme yöntemlerini de değiştirip dönüştürüyor. Klasik kartlı ödeme yöntemleri yerini fütüristik yeni kullanıcı deneyimlerine bırakıyor. Mastercard gibi ödeme teknolojisi şirketleri de bu değişim ve dönüşüme ayak uydurmak, merkezinde kalabilmek için sürekli kendilerini yenileyip geliştiriyorlar.
Mastercard Türkiye ve Azerbaycan Genel Müdürü Onur Faydacı ile bu değişim ve dönüşüm ekseninde ödemelerin evrimini, Mastercard’ın konumunu konuştuk...
Mastercard’ın Türkiye ödeme sistemleri ve finansal teknolojiler sektöründeki konumunu, yıllar içinde ulaştığı seviyeyi, sektöre ve ekonomiye sağladığı katkıları veriler eşliğinde paylaşabilir misiniz?
Öncelikle küresel ölçekte ödeme sistemleri, yapay zekâ tabanlı e-ticaret ve güvenlik çözümlerinden dijital cüzdanlara, açık bankacılıktan B2B ödemelere kadar hızla yeniden şekilleniyor. Türkiye, bu dönüşümü yalnızca takip eden değil; hız ve adaptasyon açısından birçok gelişmiş pazarı geride bırakan bir ülke konumunda. Güçlü bankacılık altyapısı, regülasyonların inovasyona alan açan yapısı ve teknolojiye yatkın genç nüfusuyla ülkemiz, küresel ödeme teknolojileri ekosisteminde öne çıkan bir merkez konumunda.
Bu gelişim rakamlarla da net biçimde görülüyor. Ticaret Bakanlığı’nın E-ticaretin Görünümü Raporu’na göre, Türkiye’de e-ticaret hacmi 2024 yılında yüzde 61.7 artarak 3 trilyon TL’yi aştı. İşlem sayısı ise 5 milyar 910 milyon adet olarak gerçekleşti. E-ticarette kullanılan ödeme yöntemleri incelendiğinde yüzde 66 ile kartlı ödemeler ilk sırada yer alıyor.
Kartlı ödemeler tarafında ise Türkiye, Avrupa’nın en hızlı büyüyen pazarlarından biri. Temmuz 2025 sonu itibarıyla BKM verilerine göre, 2.16 trilyon TL tutarında 1.8 milyar adet kartlı ödeme işlemi gerçekleşti. Mağaza içi yapılan her 5 kartlı ödemeden 4’ü temassız gerçekleşti. Toplam kart sayısı ise 456.7 milyon adede ulaşarak geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11 artış gösterdi.
Mastercard Türkiye, bu dönüşümün yalnızca bir parçası değil; aynı zamanda sektöre yön veren bir aktör. İstanbul ofisimiz, Mastercard Doğu Avrupa, Ortadoğu ve Afrika bölgesinde stratejik bir merkez konumunda. Türkiye’nin bu geniş coğrafyanın en büyük e-ticaret pazarına sahip olması, burada geliştirdiğimiz çözümleri 12 ülkeye ihraç ederek Türkiye’yi finansal teknolojilerde bir inovasyon üssü haline getiriyor.
Katma değerimizin en önemli boyutlarından biri de danışmanlık gücümüz. Danışmanlık ekibimiz, veriyi stratejiye dönüştürerek bankalarımızın ve iş ortaklarımızın rekabetçiliğini artırıyor. 2025’te birçok stratejik projeyi ve Türkiye çapında birçok pazarlama servisini hayata geçirdik. Bu projeler, yapay zekâ tabanlı e-ticaret yol haritalarından uçtan uca dijital cüzdan uygulamalarına kadar uzanan geniş bir kapsamda finansal kurumların dijital dönüşümünü hızlandırıyor.
Mastercard’ın Türkiye’deki vizyonu, bir ödeme teknolojisi sağlayıcılığından çok daha ötede; kayıtlı, güvenli ve dijital bir ekonomi için yol açmak. Bu vizyonumuz, finansal kapsayıcılığı artırırken aynı zamanda Türkiye’nin bölgesel finans merkezi olma hedefiyle doğrudan örtüşüyor.
“2025’te birçok stratejik projeyi ve Türkiye çapında birçok pazarlama servisini hayata geçirdik. Bu projeler, yapay zekâ tabanlı e-ticaret yol haritalarından uçtan uca dijital cüzdan uygulamalarına kadar uzanan geniş bir kapsamda finansal kurumların dijital dönüşümünü hızlandırıyor.”
TAP ON PHONE, AYLIK 10 MİLYON İŞLEM ADEDİNE ULAŞTI
Türkiye, ödeme sistemlerine kazandırdığı yenilikçi ürün ve hizmetlerle küresel düzeyde öncü ülkeler arasında yer alıyor. Ancak kredi kartlarının ülkemize özel sağladığı kolaylıklar ve avantajlar nedeniyle de olsa gerek, farklı alanlardaki birçok yeniliğin yeterince yaygınlaşamadığı dikkat çekiyor. Mastercard’ın bu konuya bakışını ve atılabilecek adımları değerlendirebilir misiniz?
Türkiye, ödeme sistemlerinde dünyada öncü ülkelerden biri olmayı büyük ölçüde erken olgunlaşmış kredi kartı pazarına borçlu. Kartlı ödemeler, yalnızca alışverişin değil; taksit, puan, kampanya ve farklı avantajlarla tüketicinin gündelik hayatının ayrılmaz bir parçası haline geldi. Bu durum, bir yandan güçlü bir penetrasyon avantajı yaratırken, diğer yandan da farklı ödeme yöntemlerinin yaygınlaşmasını doğal olarak zamana yayan bir etki doğuruyor.
Mastercard olarak biz, bu tabloyu sağlıklı bir evrim süreci olarak görüyoruz. Kart ekosisteminin gücünü korurken, tüketicilerin ihtiyaçlarına cevap veren yeni nesil çözümleri erişilebilir kılmak için çalışıyoruz. Dijitalleşmenin yaygınlaşması ve daha kapsayıcı hale gelmesi adına inovasyon ve teknoloji odaklı yatırımlarımız hızla devam ediyor.
Bu kapsamda, TR Karekod uygulamasını Masterpass altyapısı altında yaygınlaştırıyor ve katma değerli hizmetlerimizle güçlendirerek, e-ticaret alanında sağladığımız güvenli ve sürtünmesiz kullanıcı deneyimini fiziksel ödemelere de taşıyarak cüzdan uygulamalarının daha aktif kullanılmasını destekliyoruz.
Ayrıca, Tap on Phone çözümümüz sayesinde POS cihazına veya ilave farklı bir cihaza ihtiyaç duymadan akıllı telefonlar üzerinden ödeme alınmasını mümkün kılıyoruz. Bugün bu uygulamalarımızın yüklü olduğu 800 bini aşkın terminalle entegre bankalarımızla birlikte aylık ortalama 10 milyon işlem gerçekleştiriyoruz. Bu ölçek, tüketici tarafında güven ve kolaylığın ne kadar kritik olduğunu, iş yeri tarafında ise erişilebilirliğin inovasyonu hızlandırdığını gösteriyor.
TOKENİZASYON VE QR TABANLI ÇÖZÜMLER YAYGINLAŞACAK
Türkiye’de yeni ödeme teknolojilerine yaklaşımı nasıl değerlendiriyorsunuz? Mastercard’ın önümüzdeki dönemde Türkiye’ye getirmeyi planladığı başka yenilikler var mı?
Teknoloji tabanlı ve ihtiyaçlara temas eden çözümler, ödeme güvenliği ve kullanıcı deneyiminde yepyeni standartlar belirliyor. Türkiye’de yeni teknolojilere ilgi oldukça yüksek. Özellikle tüketici tarafında güven ve kolaylık beklentisi, iş dünyasında ise operasyonel verimlilik ve hız ihtiyacı bu çözümlere yönelik talebi artırıyor.
Örneğin tokenizasyonun, ödeme ekosisteminin geleceğinde kilit bir rol oynayacağına inanıyoruz. Bankalar ve teknoloji ortaklarımızla birlikte bu altyapının yaygınlaştırılması için yoğun şekilde çalışıyoruz. Tokenizasyon, ödeme süreçlerinde güvenliği ve kullanım kolaylığını artırarak, finansal hizmetlere erişimi daha geniş kitleler için mümkün kılıyor.
Önümüzdeki dönemde hedefimiz, Türkiye’deki kredi kartı penetrasyonunun sağladığı güçlü zemini korurken, QR tabanlı çözümlerden dijital cüzdanlara ve akıllı telefon tabanlı ödeme kabul modellerine kadar uzanan çok kanallı bir ödeme deneyimini tüm paydaşlarla buluşturarak ülkemizin küresel öncülüğünü daha da pekiştirmek.
DOLANDIRICILIKLA MÜCADELE, KİŞİSELLEŞTİRİLMİŞ FİNANSAL ÇÖZÜMLER, RİSK YÖNETİMİ
Başta güvenlik olmak üzere veriye dayalı yapay zekâ çözümleriniz ve bu alanda ekosistemi güçlendirmeye yönelik adımlarınızla ilgili bilgi verebilir misiniz?
Yapay zekâ ve makine öğrenimi, dünyada ve finansal hizmetler sektöründe önemini artırırken, Mastercard'ın veri işleme ve güvenliği sağlama süreçlerinde de merkezi bir rol oynuyor. Bu teknolojiler, dolandırıcılıkla mücadele, kişiselleştirilmiş finansal çözümler ve risk yönetimi gibi alanlarda önemli inovasyonlar sunmamıza olanak tanıyor.
Siber güvenlik alanında da önemli adımlar atıyoruz. Türkiye’de bankaların, her geçen gün dijital tehditlerle daha fazla karşı karşıya kaldığını göz önüne alarak, siber güvenlik alanında dünyada sadece finansal hizmetler sektöründeki öncü kurumları değil aynı zamanda devletleri de koruyan bir satın alım gerçekleştirdik. Recorded Future’ı 2.65 milyar dolara satın aldık. Küresel çapta Mastercard ağında oluşan dolandırıcılıkla alakalı metrikler ve Recorded Future istihbarat verilerinin bir araya getirilmesiyle oluşturulan yeni ürünümüz Mastercard Threat Intelligence’ı lanse ettik. Siber güvenlik ürünlerimizin yaygınlaşması kapsamında Redington ile de distribütörlük anlaşması imzaladık.
Dolandırıcılıkla mücadelede, yapay zekâ ve makine öğrenimi algoritmalarıyla, milyonlarca işlemi gerçek zamanlı analiz ederek şüpheli faaliyetleri tespit ediyoruz. Mastercard'ın yapay zekâ tabanlı dolandırıcılık tespit sistemleri, geçen yıl dünya genelinde yaklaşık 160 milyar işlemi konumu, sıklığı ve geçmiş davranışlar gibi parametreleri ön plana alarak inceledi, anormallikleri belirleyerek potansiyel dolandırıcılık faaliyetlerini hızla işaretledi.
Brighterion yapay zekâ platformumuz, müşteri segmentlerini belirleyerek düşük dolandırıcılık oranlarına sahip grupları tespit ediyor ve bu sayede daha doğru ve kişiselleştirilmiş finansal çözümler sunuyor. Ayrıca, Masterpass platformundaki işlemlerin güvenliği için yapay zekâ tabanlı uygunsuz işlemleri önden tahminleme yapabilen teknolojimizi Türkiye’ye getirdik ve işlemlerin güvenlik skorunu bankalarımıza ve üye işyerlerimize sağlamaya başladık. Günlük 1 milyondan fazla işlemi analiz edip içgörü sağlıyoruz.
Yapay zekâ, müşterilerin harcama alışkanlıklarını analiz ederek onlara özel teklifler ve öneriler sunmamıza olanak tanıyor. Dijital platformlarda kişiselleştirme sağlayan platformumuz Dynamic Yield’ı Türkiye’de canlıya aldık. Yine kampanyaların başarısını artırmak üzere doğru test ve kontrol gruplarının oluşturulmasında akıllı çözüm sunan platformumuz Test & Learn, Türkiye’de kullanılmaya başladı. Böylelikle, bankalara kampanya başarı oranlarının artırılmasında ve performans ölçümlemesinin doğru yöntemlerle yapılmasında destek sunuyoruz.
Danışmanlık hizmetlerimizle de finansal kuruluşlara yapay zekâ stratejilerinin belirlenmesinde ve doğru çözümlerle güvenilir ve hızlı şekilde hayata geçirilmesinde destek sağlıyoruz.
“Mastercard'ın yapay zekâ tabanlı dolandırıcılık tespit sistemleri, geçtiğimiz yıl dünya genelinde yaklaşık 160 milyar işlemi konumu, sıklığı ve geçmiş davranışlar gibi parametreleri ön plana alarak inceledi, anormallikleri belirleyerek potansiyel dolandırıcılık faaliyetlerini hızla işaretledi.”
MASTERCARD LIGHTHOUSE, TÜRK STARTUP’LARI GLOBALE TAŞIYOR
Bankalar ve ödeme teknolojisi şirketleri, finteklerle rekabet etmek yerine iş birliği, ortaklık ya da satın alma yöntemlerini tercih ediyor. Bu açıdan Mastercard Türkiye’nin fintek şirketlerine, startup’lara bakışını, bu alandaki girişimlerle ilişkisini değerlendirebilir misiniz?
Fintekler ve startup’lar, ödeme ekosistemine dinamizm ve yenilikçi çözümler kazandırıyor. Biz Mastercard Türkiye olarak onları rakip değil, ekosistemin değerli iş ortakları olarak görüyoruz. Bu nedenle farklı programlarımızla fintekleri destekliyor, hızlandırma ve mentorluk fırsatları sunuyoruz. Ortak ürün ve hizmet geliştirme konusunda bankalarla ve finteklerle köprü görevi üstleniyoruz. Bu yaklaşımımız sayesinde hem tüketicilere hem de işletmelere daha güvenli, daha hızlı ve daha yenilikçi çözümler sunabiliyoruz.
Hem açık bankacılık düzenlemelerinin hayata geçmesinde hem de fintek ekosisteminin hızla büyümesinde regülasyonların da destekleyici rolü önemli. Açık bankacılık için atılan adımlar, fintek girişimlerinin önünü açtı. Kişisel finans yönetimi, finansal karşılaştırma platformları, dijital cüzdanlar, süper uygulamalar gibi birçok yenilikçi hizmet bu sayede hayatımızda önemli yer edindi.
Hatta biz de bu alanda bir adım atarak, Mastercard Lighthouse girişim hızlandırma programımızı Türkiye’de de geçen yıl başlattık. Programla ülkemizdeki startup’ların global pazarlara erişimini sağlıyoruz. Bir hızlandırma programının çok ötesinde olan Lighthouse ile aralarında bankalar, yatırımcılar, girişimciler, girişimcilik danışmanları bulunan 30 binden fazla paydaşımıza erişimi mümkün kılıyoruz. Ödemeler alanındaki kritik bilgi ve çözümlerimizi paylaşırken, danışman ekibimizle de stratejik bakış açısı ve saha tecrübemizle destek sağlıyoruz.
İkinci yılında Mastercard Lighthouse Türkiye programı, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası'nın (EBRD) Star Venture programıyla ortaklık kurdu. Bu ortaklık sayesinde Türkiye'deki girişimler mentorluk, daha geniş bir ağa erişim ve önemli etkinliklere katılım gibi gelişim fırsatlarına sahip olacak.
YAPAY ZEKÂ, KART TASARIMINA DA EL ATTI!
Mastercard, yapay zekâyı kart tasarımı için de kullanıyor. Onur Faydacı, kart ihraç eden kurumların kart tasarımlarını oluşturma ve kullanıma sunma şeklini dönüştüren yenilikçi bir platform olarak nitelendirdiği Mastercard AI Card Design Studio hakkında da şu bilgileri paylaşıyor:
“Bu platform, Mastercard'ın marka ve kart üretimindeki uzmanlığından yararlanarak, üst düzey tasarım yetenekleri kazandırıyor. Kullanıcılar, logolarını ve ürün detaylarını yükleyebiliyor, yapay zekâ destekli tasarım özelliklerini kullanabiliyor, ihtiyaçlarına göre özelleştirebiliyor ve marka uyumlu tasarımları anında indirebiliyor. Eskiden haftalar süren işlemler artık dakikalar içinde tamamlanabiliyor. Bu da pazara giriş sürelerini kısaltırken, daha fazla yaratıcı esneklik ve duygusal etki sağlıyor. Mastercard AI Card Design Studio platformunun bir sonraki aşamasında, bankalar tüketicilere ve küçük işletmelere kendi kart tasarımlarını oluşturma olanağı sunacak.”
İlgili Etiketler
Yorumlar
0 yorumHenüz yorum yok.
