“Çalışanınız sizle konuştuktan sonra sizin değil kendi gücünü hissetmeli!”
Bu ay zirve sohbetlerinde Token Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para CEO’su Hande Sarıdal Zirve Yolunda konuğumuz oldu. İşine tutkuyla bağlı, sonuç odaklı, güncel teknolojileri yakinen takip eden, kendini sürekli geliştiren, gözünü şirketi için zirveye dikmiş bir yönetici o. Uzun dönemde kız çocukları ve genç kızlar için sosyal sorumluluk projelerinde adını daha sık duyacağız. Sarıdal PSM okuyucuları için sorularımı yanıtladı. İşte Sarıdal’ın zirve yolculuğu...

PSM ÖZEL HABER // TÜLİN ÇAKMAK
Önce kısaca sizi tanıyabilir miyiz?
Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nden mezun oldum. Ailemde finans yaygın bir kariyer olduğu için üniversite yıllarımdan itibaren bankalarda staj yapmaya başladım. Hazinecilikle tanıştım ve “mutlaka bu işi yapmalıyım” dedim. Koç Üniversitesi’nde MBA programını bitirdim ve 1996’dan itibaren 13 yıl boyunca yabancı ve yerli bankaların hazine departmanlarında çeşitli görevler aldım. 2009 yılında masanın karşı tarafına geçmeye karar vererek kariyerime Arçelik’te devam ettim. 2020 yılından beri de Token Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para’nın Genel Müdürü olarak görev yapıyorum.
Kariyerinizde bankacılık önemli bir yer tutuyor, bu alandaki deneyimin size kattığı değer nedir ve Token ile kesişen kariyer hikayenizi öğrenebilir miyiz?
2018 yılında Arçelik’te kurum içi girişim projemiz doğrultusunda ödeme teknolojileri işimizi Token Finansal Teknolojiler unvanıyla şirketleştirdik ve Koç Holding’e bağlı bir şirket olarak faaliyetlerimizi sürdürmeye başladık. Fiziksel ödeme cihazlarıyla verdiğimiz hizmeti, 2020 yılında Token Finansal Teknolojiler’in iştiraki olarak kurduğumuz ve benim de liderlik ettiğim Token Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para (Ödero) ile online ödeme ve elektronik para tarafıyla bütünleme kararı aldık. 2022 yılında da Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’ndan ödeme ve elektronik para kuruluşu olarak faaliyet lisansı aldık.
Değişim ve dönüşümün hızlı olduğu bir sektörde çalışmak sizi nasıl besliyor?
Sektörümüz, teknolojinin gelişmesi ve özellikle salgının etkisiyle satın alma alışkanlıklarımız ve ödeme yöntemlerinin değişmesiyle beraber sürekli bir değişim ve dönüşüme uğruyor. Şirketimizi kurarken de değişen işyeri ihtiyaçları ve tüketici davranışlarını baz alarak dönemin trendlerine yönelik yenilikçi çözümler üretme vizyonuyla yola çıkmıştık. Konfor alanından çıkarak yeni şeyler öğrenmek gerçekten insana enerji veriyor. Zorlu yanlarının olması yanında kişisel ve profesyonel gelişim için bunu göğüslemenin şart olduğunu düşünüyorum.
Token Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para nasıl bir yıl geçiriyor? Ürün ve hizmetleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?
Yılın ilk yarısında Koç Topluluğu şirketlerinin isteklerine uygun ürün ve hizmetlerimizi geliştirerek, grup şirketlerimizin ödeme ve tahsilat yolculuklarını kolaylaştırıcı ve daha güvenli hale getirmek önceliğimizdi. Dijital ödemede çözüm ortağı olarak belli bir hacme ulaşmalarına destek vermek hedefiyle çalışmalarımızı yürüttük ve bu doğrultuda Koç Topluluğu ekosistemi içinde büyüdüğümüz, iş birlikleri geliştirdiğimiz bir dönem oldu.
Özellikle Arçelik ve Beko bayileri için tasarladığımız Bayi Sanal POS çözümüyle hem bayiler hem de müşteriler için yeni bir ödeme deneyimi sunmaya başladık. Müşteriler artık ister mağazada ister uzaktan güvenle ödeme yapabiliyor, hem taksit hem de özel avantajlardan faydalanabiliyor. Bayilerimizi operasyonel yüklerden kurtarıp satışa odaklanmalarını sağlıyoruz. Ana şirkete ise alacak ve risk yönetimi ile likiditeye erişim konusunda fayda sağlamış olduk.
Yılın kalan dönemi için de kullanıcıların ödemeler alanındaki farklı ihtiyaçlarını tek platform üzerinden yönetmesini sağlayacak bütünleşik çözümlerin yanında bizimle çalışan işletmelere önemli maliyet ve verimlilik avantajları getirecek yeni ürünlerin üzerinde çalışmaya devam ediyoruz. Cüzdan çözümlerimizi yeni geliştirmeler ekleyerek dinamik tutmak ve gerek grup içinde gerekse dışında daha yaygın hale getirmek önceliklerimizin başında geliyor.
Fintek ekosisteminin ülkemizdeki gelişimini ve kadının bu sektördeki yerini değerlendirebilir misiniz?
Türkiye'de fintek ekosistemi son yıllarda hızla gelişti. Dijitalleşme ve mobil teknolojilerin yaygınlaşması, finansal hizmetlere erişimi kolaylaştırdı. Özellikle genç ve teknolojiye yatkın nüfus, fintek çözümlerine hızla adapte oldu. Bu gelişme bankacılık dışı ödeme sistemleri, dijital cüzdanlar, yatırım platformları ve sigorta teknolojileri gibi alanlarda yeni girişimlerin ortaya çıkmasına zemin hazırladı. Devletin sektöre yönelik düzenlemeleri ve destekleri, Türkiye'nin bölgesinde önemli bir fintek merkezi olarak tanınmasına katkı sağladı.
Finansal teknolojilerin daha kapsayıcı, daha yenilikçi ve sürdürülebilir bir geleceğe sahip olması için de kadınların rolü çok kıymetli. Kadınların sosyal ve çevresel konularda duyarlı olmalarının şirketlerin sürdürülebilirlik ve toplumsal etki odaklı yaklaşımlarını güçlendireceğini düşünüyorum. Bu da şirketlerin topluma olan katkısını artıracaktır.
Yakın zamana kadar erkekler tarafından domine edilen iş hayatında kadınların varlığının artması, kurumsal hayatta, iş kararlarında ve iklimde zenginleşmeyi sağlıyor. Kadınların finansal teknoloji sektöründe daha etkin rol oynaması şirketlerin daha kapsayıcı kararlar almasına katkı sağlayacaktır. Yine kadınların daha fazla temsili sektörde daha yenilikçi çözümleri beraberinde getirecektir.
Şirketinizdeki kadın temsiliyeti hakkında bilgi verir misiniz? Cinsiyet eşitliği konusundaki çalışan politikalarınız ve uyguladığınız özel bir yaklaşım var mı?
Tüm İK politikalarımızı cinsiyet eşitliğine dayalı sürdürüyoruz. Kadın çalışanlarımızı kariyer yolculuklarında desteklemek, liderlik yetkinliklerini geliştirmek ve kariyer yolculuklarında bir adım ileriye taşımak adına spesifik liderlik eğitimlerimizde önceliklendiriyoruz. Bu eğitimlerle kadın çalışanlarımızın kendilerine dair farkındalıklarını artırmayı, performans ve motivasyon düşürücü bireysel engellerini fark etmelerini sağlamaya çalışıyoruz. İşe alım ve terfi süreçlerinde, cinsiyet eşitliğini desteklemek adına objektif kriterlere dayalı bir değerlendirme sistemini benimsedik. Bu sayede adaylar ve çalışanlar arasında cinsiyet ayrımcılığının önüne geçmek adına önemli adımlar attık. İlerleyen süreçte, bu çabalarımızı daha da genişleterek çalışanlarımız arasında adil bir ortam sürdürmeyi amaçlıyoruz.
İş hayatında size başarı kazandıran etkenler neler oldu?
En başta sebat etmek diyebilirim. Türkiye’de finans sektörünün geçirdiği 2001 krizi, 2008’deki global kriz gibi tüm çalkantılara ben de kariyerim süresince şahit oldum. Bunlardan o dönemki tüm finansçılar gibi ben de kariyer anlamında etkilendim. Ama mesleğimi çok sevmem ve sektörde kurmuş olduğum iyi network benim için belirleyici oldu. Sonuç odaklı olmam sayesinde, bir sorunla karşılaştığımda ya da bir işe başlarken hep bunu nasıl sonuca ulaştırabiliriz, engelleri nasıl aşarız diye yaklaşırım. Ortamı ılımlaştıran ve sorun çözen bir yapım var. Bugüne kadar “bu benim işim değil” dediğim çok nadirdir. Çok ve etkin çalışmak elbette başarının olmazsa olmazı! Ekip katkısını da mutlaka belirtmem gerekir. Birlikte iyi işler ürettiğinizde hep beraber başarıya ulaşıyorsunuz. Bunu paylaşmanın tatmini ve ortaklık duygusu da bambaşka oluyor.
Kariyerinin başındaki kadın yönetici adaylarına ilk tavsiyeleriniz ne olur?
Kendileriyle ilgili farkındalıklarını artırmaları, ne istediklerine doğru karar vermeleri ve bunun için çalışmaları. Yapıcı hırsla hareket etmek ve fırsatları kollamak çok önemli. Mutlaka sektörlerinde güçlü ilişkiler kurmalarını, networking faaliyetlerini canlı tutmalarını tavsiye ederim. Zaman yönetimi yapabilmek ve iş-özel hayat dengesini gözetebilmek sürdürülebilir başarı için şart. Yöneticilikle gelen güç ve yetkiyi doğru kullanmak da çok önemli. Bir eğitimden aklımda kalan çok sevdiğim bir söz var: “Çalışanınız sizle konuştuktan sonra odanızdan çıkarken sizin gücünüzü değil kendi gücünü hissetmeli!” Bunu hiç aklımdan çıkarmıyorum.
Sektördeki kadın temsiliyetinin artması için hangi yaklaşımlar benimsenmeli? Hangi tür gelişim fırsatlarına ihtiyaç var?
Sektörde daha fazla kadının etkin rol alması için bu alandaki tüm eğitimlerin çok değerli olduğunu düşünüyorum. Kız çocuklarının teknik branşlarda eğitim alabilmesini ve almaları için teşvik edilmesini ilk sırada sayabiliriz. Okul öncesi dönemden itibaren kız çocuklarına bilim ve matematikle ilgili temel kavramları öğretmenin, ilgilerini erken yaşlarda bu alanlara yönlendirmenin, kullanılan eğitim materyallerinin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Kız çocuklarına STEM alanında başarılı kadınları tanıtmak ve onların hikayelerini anlatmak da bu alanda başarılı olmalarının mümkün olduğunu görmelerini sağlayacaktır. Tabii ki toplumda cinsiyet eşitliği konusunda farkındalık yaratmak ve kız çocuklarının da STEM alanında başarılı olabileceği mesajını yerleştirmek önemli. Sektör içerisinde kadın dayanışmasının gelişmesi misyonuyla hareket eden, kadın çalışanlar için mentorluk programları sunan ve bu alanda eğitim alan kız öğrencileri destekleyen platformların çalışmalarını da çok değerli buluyorum.
Yoğun iş temponuz arasında, iş ve özel hayat dengesini nasıl sağlıyorsunuz? Hobilerinizden ve gelecek planlarınızdan bahseder misiniz?
Her zaman bir denge kurmak mümkün olmasa da bu konuda artık daha iyi olduğumu fark ediyorum. Eskiden her işi kendim yapma ve her şeyi yetiştirmeye çalışma telaşındaydım. Ama artık önceliklerimi belirleyerek ve gereken yerlerde destek isteyerek bu dengeyi sağlayabiliyorum.
Hayvanları çok seviyorum. En büyük keyfim, eve dönüp köpeklerime ve kedime kavuşmak. Hayvan koruma derneklerine üyeliklerim var ve zaman bulduğumda gönüllü çalışıyorum. Sporu hayatımda tutmaya çalışıyorum. Haftada iki kez fonksiyonel antrenman yapıyorum.
Yakın gelecek planım, mevcut görevimde sıfırdan kurduğumuz şirketimizin sektörde zirveye çıktığını görmek. Daha uzun dönem içinse sosyal sorumluluk projelerine daha fazla zaman ayırarak bilgi ve birikimimi, projeler ve mentorluklarla kurumsal hayatın zirvesindeki kadın sayısının artmasına katkıda verecek şekilde kullanmayı arzu ediyorum.
Yorumlar
0 yorumHenüz yorum yok.
