PSM logo
İstanbul|
19°
Anasayfa
Gündem

“Fintek bir insan olsaydı, mutlaka kadın olurdu!”

Çocuk yaşta merak etmeyi, öğrenmeyi ve mücadele etmeyi hayatının merkezine almış bir isim. Bankacılıktan fintek dünyasına uzanan 20 yılı aşkın yolculuğunda, her adımında yeni bir şey öğrenmiş, her dönüşümü fırsata çevirmiş bir lider... Ayça Gül Eriş, E-Kent’in Genel Müdür Yardımcısı olarak yalnızca büyük projelere değil, insanların günlük yaşam alışkanlıklarına dokunan teknolojilere yön veriyor. Kariyerinde konfor alanından çıkmayı, yeniden başlamayı ve değişimi kucaklamayı seçmiş. Bugünse kadın liderliğin gücünü, sezgisel zekâyla birleşen stratejik vizyonun nasıl fark yarattığını bizlere gösteriyor...

“Fintek bir insan olsaydı,  mutlaka kadın olurdu!”

PSM // TÜLİN ÇAKMAK


Sizi biraz daha yakından tanıyabilir miyiz? E Kent’le kesişen kariyer hikayenizi anlatır mısınız?

Hayata 1-0 önde başladığıma inanırım. Yaşça büyük iki ağabeyim sayesinde çocukluğum hep onların çevresinde, öğrenerek geçti. Bu da beni yaşıtlarımdan hep bir adım öne taşıdı. Okul yıllarımda derslere son gün çalışan, zamanının çoğunu arkadaşlarıyla geçirmeyi seven sosyal biriydim. Hâlâ insanlarla iletişim kurmayı, onları dinlemeyi ve her deneyimden bir şey öğrenmeyi çok severim.

Öğrenmek, üretmek ve gelişmek hayatımın merkezinde yer alıyor. Haksızlığa tahammül edemeyen bir genç olarak ilk meslek hedefim avukat olmaktı. Ancak yolum beni Marmara Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü’ne götürdü.

Geçici bir deneyim diyerek çağrı merkezinde başlayan bankacılık kariyerim, 11 yılın sonunda beni Ödeme Sistemleri Proje ve Süreç Geliştirme Müdürü pozisyonuna taşıdı. Bu süreçte Marmara Üniversitesi’nde Bankacılık Yüksek Lisansı’mı da tamamladım. Ödeme sistemleri için ürün, portföy yönetimi ve ürün geliştirme olarak tüm birimlerde çalıştım; temassız kartlar, NFC ile ödeme, üniversite kimlik kartları, co-brand, taraftar kartlar gibi yenilikçi projelere imza attık.

Sonrasında Türkiye’nin en büyük taraftar kart projesi olan Passolig için Aktif Bank’a geçtim. Ekosistem içinde farklı bölüm ve iştiraklerde çalıştıktan sonra son durağım E-Kent oldu. 6 yıldır Operasyon, Proje ve Süreç Yönetiminden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapıyorum.


 

Kariyerinizde sizi en çok değiştiren, şekillendiren an hangisiydi?

11 yıllık konfor alanından çıkıp Aktif Bank’a başlamamla birlikte, kariyerimde ilk kez kendimi yeniden ispatlama fırsatı buldum. Ülke çapında ses getiren, hatta o dönem için riskli bir projeye adım atıyorduk. Erkek egemen bir dünyada; spor kulüpleri, futbol, taraftarlar ve ödeme sistemlerinin dinamiklerini bir araya getirirken sıfırdan yepyeni süreçler tasarlamamız gerekiyordu.

Bir gün sahada futbol maçlarını deneyimlerken, ertesi gün yeni çıkan yönetmeliklere nasıl uyum sağlayacağımızı çalışıyorduk. Aktif Bank ekosistemine katılmakla birlikte hayatıma, biletleme (etkinlik ve futbol) ve elektronik ücret toplama sistemi (toplu ulaşımda kullanılan ödeme çözümleri) de dahil oldu.

2 yıl önce E-Kent Europe’u kurarak global ödeme sistemleri dünyasına adım attık. Son olarak, E-Kent iştiraki Passo A.Ş. ile e-ticaret alanında yeni bir yolculuğa başladık. Tüm bu deneyimler, kariyerimde bana hem büyük bir vizyon kazandırdı hem de herkese nasip olmayacak kadar zengin bir öğrenme süreci sundu.

 

E-Kent açısından 2025 nasıl geçiyor?

E-Kent’te hayat her zaman hareketlidir. Biz de yılın ilk yarısını büyük ve etkili projelere imza atarak geçirdik. Bu çalışmalardan ilk aklıma gelenler arasında Passolig Kart’ın Passo Taraftar Kart dönüşümü, Türkiye Kart iş birliğiyle ulaşım alanında yeni şehirlerin bünyemize katılması ve Passo mobil uygulamasının super app yolculuğunun başlangıcı yer alıyor. Şimdi odağımızı 2026 hedeflerimize çevirdik ve yoğun bir hazırlık süreci içerisindeyiz.

 

Ödeme dünyası sürekli değişiyor ve dönüşüyor. Bu dinamik yapı içinde bulunmak sizi nasıl motive ediyor?

Evet, ödeme sistemleri dünyası çok hızlı evriliyor ama her değişim aslında yeni bir öğrenme ve gelişim fırsatı demek. Dijital dönüşümün içinde yer almak sadece bir sektörü değil; ulaşım, etkinlik, spor, e-ticaret gibi alanları da etkileyerek insanların günlük yaşam alışkanlıklarında da fark yaratma imkânı sunuyor.

Örneğin, mobil ödemeyle ulaşım kartına dolum imkanı sunan ilk operatörüz. Çok yakın zamanda yine ulaşım ödemelerinde BKM’nin sunduğu TR Karekod ödeme opsiyonunu entegre edeceğiz. Geçen yıl da Pay N Kolay ile e-ticaret pazaryeri POS geliştirmelerini yapmıştık. Bu yoğun tempo beni motive ediyor. Durağan bir düzende çalışmaktansa, yeniliklerin merkezinde olmayı tercih ediyorum.

 

Sektörünüzdeki değişimin odağında neler görmek istersiniz?

Teknolojiden çok insanı görmek isterim. Çünkü her yeniliğin amacı, kullanıcıların hayatını kolaylaştırmak ve onlara güvenli, sorunsuz bir deneyim sunmak olmalı. E-Kent ve Passo’daki deneyimlerim bana şunu gösterdi: Ödeme sistemleri artık yalnızca finansal işlemleri kolaylaştıran araçlar değil, aynı zamanda hayatın akışına dokunan güçlü birer ekosistem. Bunun yanında dijital kimlik, yapay zekâ destekli güvenlik sistemleri ve sürdürülebilir altyapılar sektörün geleceğini şekillendirecek en önemli unsurlar olacak.

 

Türkiye’de finansal teknolojiler ekosisteminin gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu değişimde kadınların etkisi ve katkısı hakkında neler söylemek istersiniz?

Bu ekosistemin gelişiminde beni en çok heyecanlandıran, artık sadece büyük kurumların değil, genç girişimcilerin ve özellikle kadın profesyonellerin de aktif rol almaya başlaması.

Bazen düşünüyorum; fintek bir insan olsaydı, kesin kadın olurdu. Çünkü fintek de tıpkı kadınlar gibi çok yönlü, sezgisel, dayanıklı ve sürekli dönüşüm içinde. Hem analitik hem yaratıcı düşünebilen, aynı anda pek çok süreci yönetebilen bir yapısı var. Fintekin bu esnek, yenilikçi ve çözüm odaklı doğası bana kadınların gücünü, yaratıcılığını ve üretkenliğini hatırlatıyor.


Finans sektöründe kariyer yapmak isteyen genç kadınlara, özellikle ilk adımlarını atarken hangi önerilerde bulunmak istersiniz?

Finans dünyasında sayısal veriler kadar insan ilişkileri de önemli. İletişim kurmayı, ekip içinde iş birliği yapmayı, fikirlerini ifade etmeyi öğrenmek çok kıymetli. Başarı sadece bilgiyle değil, tutum ve duruşla da gelir. Finans sektöründe kariyer yapmak isteyen genç kadınlar bunu asla göz ardı etmesinler ve mutlaka cesur olsunlar, merak etsinler ve kendilerini sürekli güncellesinler. Çünkü finans sektörü kadar kadınların gücü de sürekli gelişiyor.

 

Önümüzdeki 3-5 yılda sektörde kadın liderlik görünümünü nasıl görüyorsunuz?

Bence önümüzdeki dönemde fintek dünyasında kadınların liderliği daha da görünür olacak. Çünkü finansın geleceği sadece teknolojiden değil, insanı merkeze koyan yeniliklerden geçiyor. Bu konuda kadınların sezgisel gücü, vizyonu ve dayanıklılığı da çok büyük bir fark yaratıyor.

 

Kız çocukları ve genç kadınlara yönelik sosyal sorumluluk projelerinde yer alıyor musunuz?

Biri üniversitede, diğeri ilkokulda okuyan iki kız çocuğum var. Ayrıca çevremde de çok sayıda güçlü kadın arkadaşım bulunuyor. Kendi tecrübelerimi de eklediğimde, kadınları ve onların hayata bakışını, yaşadıkları zorlukları oldukça iyi tanıdığımı söyleyebilirim. Bu farkındalığımı, dokunabildiğim her kadında bir faydaya dönüştürmeye çalışıyorum. Henüz eğitimlerimi tamamlamadım ama çok kısa bir süre içinde aktif olarak mentorluk yapmayı planlıyorum.

Sosyal sorumluluk tarafında ise şu anda bireysel olarak derneklere katkı sunuyorum. Önümüzdeki yıllarda bu alanda çok daha aktif bir rol almak en önemli hedeflerimden biri.

 

İş dışında Ayça’yı tanımak istesek, özel ilgili alanlarınız hobileriniz ya da sizi dinlendiren aktiviteler neler?

İstanbul gibi bir metropolde ve böyle hareketli bir çalışma hayatında, aileme de katkı sağlayacağı için özel ilgi alanım sağlıklı beslenmek. Sürekli araştırma yapmayı ve mutfakta fazlaca zaman geçirmeyi gerektirse de çağımızda sağlıklı beslenmenin her zamankinden daha önemli olduğuna inanıyorum. Seyahat etmek de en büyük tutkularımdan biri. Yeni yerler keşfetmek, farklı tatlar denemek hem zihinsel olarak beni dinlendiriyor hem de farklı kültürlerin alışkanlıklarını tanımak bana büyük bir keyif veriyor.

 

Son bir mesajınız olursa almak isteriz...

Hayatta en büyük motivasyonum, hem işte hem de özel hayatta dokunduğum insanlarda kalıcı bir iz bırakabilmek. Öğrenmeye, paylaşmaya ve üretmeye devam ettikçe her şeyin gerçek anlamını bulduğuna inanıyorum. Yolumun öğrenmeye, ilham vermeye ve fark yaratmaya devam eden bir hikâyeye dönüşmesini diliyorum.

Yorumlar

0 yorum

Yorum bırak

Yorumunuzu bizimle paylaşın.

Yorumlar yayına alınmadan önce kontrol edilir.

Henüz yorum yok.