DOLAR

33,1952$% -0.11

EURO

36,0226% -0.6

STERLİN

42,8115£% -0.31

GRAM ALTIN

2.548,96%-1,98

ÇEYREK ALTIN

4.184,00%-1,32

BİTCOİN

฿%

İmsak Vakti a 02:00
İstanbul AÇIK 31°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Fiş eşittir slip olsun iş bitsin!

Ödeme sistemlerine sadece Türkiye değil dünya çapında yeni bir soluk getiren Mehmet Sezgin, BBVA’ye transferinden sonra ilk kez PSM’ye konuştu. Sektörün ülkemizdeki gelişimini öven Sezgin, çuvaldızı da esirgemedi: “Temassızı beceremedik, mobil pazarlamada geri kaldık, yazarkasa POS gereksizdi”…  

Sadece Türkiye değil dünya çapında bir duayen Mehmet Sezgin. Ödeme sistemleri sektörünün tartışılmaz otoritelerinden. Türkiye’yi çipli kredi kartıyla, EMV kartla, havayolları mil programıyla, temassız kartla, dijital cüzdanla tanıştırdı. “Bonus” markasını yarattı. Kartla POS’u birleştirerek ödeme sistemlerinde dünya çapında yeni bir model oluşturdu. Sonra İspanyol bankacılık devi BBVA’in Garanti’ye ortak olmasıyla buraya transfer oldu. Şimdi BBVA’in ödeme sistemlerinden sorumlu başkanı… İspanya’dan, Türkiye’den ABD’ye bile ödeme sistemleri ihraç eden bir lider konumuna ulaştı…

Kamuoyu onu Muhtar Kent, Cem Kozlu, Mehmet Öz kadar tanımasa da Türk bankacılık sektörünün dünyadaki yüz akı Sezgin. Ama o bu konuda oldukça mütevazı. Espriyle karışık, duayen değil sektörün “dinozoru” olarak tanımlıyor kendini…
Evet, ödeme sistemlerinin tek basılı yayın organı olarak sektörün duayenini sayfalarımıza konuk etmenin gururunu yaşıyoruz bu ay. Mehmet Sezgin’le Garanti Bankası’nın İstanbul’daki genel müdürlük binasında buluştuk. Ancak Garanti Ödeme Sistemleri Eşbaşkanı’ndan ziyade BBVA Ödeme Sistemleri Başkanı şapkasıyla cevapladı sorularımızı. Dışarıdan bir göz gibi değerlendirdi Türkiye ödeme sistemleri sektörünü. Övgülerini de eleştirilerini de sakınmadı. “Mütevazılığa gerek yok, birçok alanda Türkiye’den iyisi yok” dedi önce. Ancak ardından çuvaldızı da batırdı: “Temassızı beceremedik, mobil pazarlamada geri kaldık…”
Mehmet Sezgin’in yazarkasa POS konusunda da önemli tespitleri ve çarpıcı eleştirileri vardı. Hangi konuda mı? Lütfen okumaya devam edin…

Ödeme sistemlerinde Türkiye’nin konumu nedir?

Kart ve üye işyerini bir araya getirme, çip teknolojisini doğru kullanma, chip&PIN teknolojisine geçiş, BKM (Bankalararası Kart Merkezi) ve Kredi Kayıt Bürosu (KKB) gibi kurumları uyum içinde çalıştırma ve bu teknolojilerle pazarlamayı yan yana götürebilme gibi başlıklar dikkate alındığında Türkiye’den iyisi yok. Bu konuda hiç alttan almaya, alçak gönüllü olmaya gerek yok…

Garanti Ödeme Sistemleri’nin de kurucusunuz. Ödeme sistemleri deyince herkesin aklına önce Mehmet Sezgin geliyor. Bu işe nasıl başladınız?

Ben Garanti’ye Akın (Öngör) bey döneminde MasterCard’dan bahsettiğim bu modeli uygulamak amacıyla geçtim. Akın beye, rahmetli Ayhan (Şahenk) beye “Bir kart şirketi kurmayalım” dedim. Çünkü bu sadece kredi kartı işi değildi. POS tarafıyla, banka kartlarıyla, ticari kartlarıyla bir bütündü. “Bunları bölmeyelim. Bölersek fokusu kaçırırız” dedim. Ödeme sistemlerinde Bonus’la başarılı olunca, diğer birçok banka da bunu örnek alarak örgütlendi. Eskiden POS, ATM gibi alanlar alternatif dağıtım kanallarına, kartlar ise bireysel bankacılığa bağlıydı. Garanti Ödeme Sistemleri’nden sorumlu genel müdür yardımcılıkları oluştu.
Şimdi BBVA’in operasyonlarına bakınca bu modelin ne kadar doğru olduğunu görüyorum. Gelişen ülkelere baktığımızda hepsinde gerek kart gerekse POS penetrasyonu açısından alınacak çok yol olduğu görülüyor. Dolayısıyla her iki tarafa da odaklanmanız gerekiyor. 50 milyon kart verdiyseniz 50 bin POS’la olmaz. En az 5 milyon da POS’unuzun olması gerekiyor.

BONUS’U ABD’YE TAŞIYOR

BBVA’de neler yapıyorsunuz? Garanti Bankası’yla nasıl bir işbirliği söz konusu?

BBVA’in 7 ülkede operasyonları var. Merkezi İspanya’da olmakla birlikte en büyük operasyonu Meksika’da bulunuyor. Meksika’nın iki büyük bankasından biri olan Bancomer’in sahibi. Bu bankanın Meksika’daki pazar payı yüzde 30-35 civarında. 3 bin 500’e yakın şube, 7 bin ATM, 12 milyon kredi kartı, 17 milyon banka kartı, 200 bin POS’uyla çok büyük bir operasyondan söz ediyoruz.
Meksika 120 milyon nüfuslu, Türkiye’nin yaklaşık üç katı coğrafi alana sahip büyük bir ülke. IT altyapısı güçlü ama kredi kartı ve POS sayısı bizden az. 25 milyona yakın kredi kartı var. POS sayısı ise buna oranla çok düşük. İşyeri sayısının da çok artması gerekiyor. Daha önce onlar da bizdeki gibi taksit, puan, kampanya denemeleri yapmış ama başarılı olamamışlar.

Garanti Teknoloji yaklaşık 1 yıldır Bancomer ile çalışıyor. Garanti Ödeme Sistemleri’nin başında biliyorsunuz Reha Emekli var. Hüsnü Erel de Bancomer’le bu alandaki işbirliğini yürütüyor. Oraya Garanti’nin kampanya modülünü taşımak için çalışıyoruz. Puanların kullanımı için kampanyalar geliştirilmesini amaçlıyor bu çalışma.
ABD’de ise BBVA’in ortak olduğu Compass bankasıyla Garanti’nin Bonus’una benzer bir kart projemiz var. 750 şubeli bir banka bu. 300 bin kredi kartı, 1.2 milyon da debit kartı var. Kaliforniya’dan Florida’ya kadar Sunbelt (Güneş Kemeri) diye adlandırılan bir bölgede hizmet veriyor Compass. Oranın altyapısı bambaşka… Biliyorsunuz ABD yakında çip sistemine geçecek. Bu konuda da Türkiye’nin 2007 yılında geçtiği chip&PIN sistemindeki deneyimi aktarma konusunda avantajlı olacağımızı düşünüyorum.

Orada Bonus marka olarak kullanılabilir mi?

Henüz marka araştırması yapıyoruz. ABD, 300 milyonun üzerinde nüfusu olan devasa bir pazar. Marka seçiminde titiz olmak gerekiyor. Biliyorsunuz bonus “hediye” anlamına geliyor. Ancak hatırlanacağı gibi 2008 krizinde bankacıların aldığı bonuslar çok eleştiri konusu olmuştu. “Bankers bonus” diye gündeme gelmişti. Bunu tersine çevirebilecekse çok işimize yarayacak. Aksi halde başka bir marka bulmamız gerekecek. Meksika’da Bancomer bu konuda kendi programını yapmış. Onlar Vida Bancomer markasını kullanıyor. Vida “yaşam” anlamına geliyor. Orada da biz kartın şeklini, yaklaşımını değiştirdik. Yakında bizdeki gibi kalp şekli olan kartları sunacağız. Önemli olan sistemin doğru oluşturulması, yaklaşımın doğru olması…

İspanya’da durum nasıl? Türkiye ile benzerlikler, farklılıklar neler?

BBVA olarak İspanya’da çok daha farklı bir uygulama yaptık. Şimdi onu Türkiye’ye getirmeye çalışıyoruz. Garanti’nin 500 binden fazla POS’u var. Bonus kartlarıyla yapılan işlemlerin yarıdan fazlası bu POS’lardan geçiyor. Dolayısıyla biz pek çok kampanyamızı rahatlıkla kendi POS’larımızla yapabiliyoruz. Ancak her pazar bizim gibi değil. Örneğin İspanya’da Santander, BBVA ve La Caixa gibi büyüklerin yanı sıra yüzlerce yerel banka var. Bunların çoğunu da yerel yönetimler kontrol ediyor. Onlar da pek çok işyerine POS cihazı vermiş. Dolayısıyla hiçbir bankanın payı yüzde 50’nin üzerine çıkamıyor. O zaman POS ile kart pazarını nasıl bir araya getireceğim? Bilindiği gibi dünya mobil pazara doğru gidiyor. Android ve iPhone için bir kart uygulaması geliştirelim dedik. Bunun içine işlemlerin, ekstrelerin görülebilmesi için operasyonel özellikler de konulacak elbette. Peki POS olmadan da ben oraya loyalty uygulamalarını, taksit vs özellikleri koyabilir miyim? İşte biz İspanya’da bunun için gerekli yazılımları, altyapıyı hazırladık. Ardından da BBVA Wallet’ı (Cüzdan) çıkardık. Uygulamayı indirdiğinde otomatik olarak BBVA’den aldığın tüm kartlar ekranda görülüyor. İstersen o ekrandan bir sticker ısmarlayabiliyorsun. Sticker’ı ekrana yapıştırdığında temassız ödeme yapabiliyorsun. Ya da normal kartınla ödeme yaptığında bütün bilgiler BBVA Wallet’a geliyor. İşlemi yaptığın anda, aynı saniyede o ekrana slibinin kopyasını yansıtıyoruz. O anda sana taksit isteyip istemediğini soruyor. Böylece POS olmadan da otorizasyon merkezinden onay aldığın için taksit seçeneğini sunabiliyorsun.
Ancak bu uygulama Türkiye için şu an çok yaygınlaşabilecek potansiyele sahip değil. İspanya’da bu işlemleri mümkün kılan akıllı telefonların kullanım oranı yüzde 50-60’larda. Türkiye’de ise henüz yüzde 30’larda… O sistemi ikinci olarak ABD’ye götüreceğiz. Çünkü orada akıllı telefon kullanım oranı yüzde 75’lere ulaşmış durumda.

“SLİP EŞİTTİR FİŞ, POS EŞİTTİR YAZARKASA POS”

Söz POS’tan açılmışken, Türkiye’nin dünya çapında bir ilk olarak lanse ettiği yazarkasa POS hamlesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kayıt dışı ekonomiyi kayıt altına almayı amaçlayan girişimleri elbette destekliyoruz. Ancak bunun için yazarkasa POS diye bir yeni bir cihaza gerek yoktu. Neden ayrı bir cihaza gerek duyuldu anlayamadım. Kartla işlem yapıyorsunuz; kart numaranız var mı? Var. Adresin, telefonun bankada var mı? Var. Vergi kaçırman mümkün olabilir mi? Hayır. TC kimlik numaran, vergi numaran, hangi işyeri adına ne kadarlık işlem yaptığın belli mi? Belli. O zaman neden ayrı bir cihaza gerek var ki? O zaman Maliye Bakanlığı ne diyebilirdi? “Senin POS’tan çıkardığın bu slip aynı zamanda geçerli yasal bir belgedir.” Fiş eşittir slip. O zaman bankacı olarak bana şunu söyleyebilirsin: “O slibin fiş olarak geçerli olabilmesi için şu şu bilgileri de ekle.” Yani ayrı bir makineye gerek yok.

Ama “Maliye ile direkt bağlantı kurulacak, anında denetim olacak” deniyor…
Maliye’ye bilgiler aynı anda düşse ne yapacak? Nasıl kontrol yapacak? Günlük, haftalık, aylık veya yıllık ciroya bakarsın. Anlık baksan ne olacak? Kaldı ki şaşı olursun vallahi; anında geçen milyonlarca bilgiyi nasıl kontrol edeceksin?
Dünyadaki uygulamaya bakalım. Örneğin ABD’de kasa ile POS eşittir. Slip ile fiş-fatura aynıdır. Zaten bir bankanın verdiği bir belge nasıl yasal belge olmaz ki… Yıllarca biz BKM olarak, Bankalar Birliği olarak hükümetlere gidip bunu anlatmaya çalıştık. Fiş eşittir slip olsun iş bitsin dedik.
Türkiye’de hala fiş ile fatura ayrımı var. Maliye’ye sorsanız size “Faturada daha fazla bilgi var” diyeceklerdir. Ne bilgisi var? “Adres bilgisi var…” Kartla ödeyince zaten adres var. Hangi ülkede yaşıyoruz?

Peki bu konuda kimin hatası var?

İkna edemediysem benim hatam var! Benim derken bankacılık sisteminin hatası var. Demek ki bunu iyi anlatamamışız. Orta vadede bu konuda aklın yolunun ortaya çıkacağına inanıyorum. Er ya da geç sorunlar çözülecektir.

Yazarkasa POS cihazlarına gelince… İlk çıkan cihazların çok hantal olduğunu görüyorum. Madem bir cihaz yapacaksınız bari güzel yapın. Son çıkanlar iyi de ilk çıkanlar tasarım faciası. Bütün dünya tasarımı öne çıkarıyor. Tasarımın T’si yok. Gerçi hardware (donanım) bu işin bir parçası. Asıl önemlisi software (yazılım). Bu işi yıllardır yapan firmalar var. Yeni yapanlarla yine az sorun çıkıyor. Ama er ya da geç sorunlar çözülecektir. Ancak burada temassız konusunun çok önemli olduğunu düşünüyorum. Dediğimiz gibi dünya mobil sistemlere gidiyor. Mobil telefonu bu cihazların neresine sokacaksınız. Mutlaka temassız özelliğinin olması gerekiyor. Madem Maliye’nin getirdiği zorunlulukla önümüzdeki 3-5 yılda tüm POS’ları değiştireceğiz, bunların tamamı temassız olsun.

“70 BİN TEMASSIZ POS’U ARA Kİ BULASIN”

Türkiye neden temassızda geç kaldı? Bu konu neden bu kadar önemli?

Aslında Garanti olarak, MasterCard işbirliğiyle 2006 sonunda temassız özelliğini Türkiye’ye getirip Avrupa’da bir ilke imza atmıştık. Avrupa’da temassız ödemeyi biz başlattık. Bugün Türkiye’de 55 milyon kredi kartının 16 milyona yakını temassız özellikli. Buna karşılık temassız ödeme yapabileceğiniz POS sayısı ise sadece 70 bin. 2.3 milyon POS’un içinde ara ki bulasın…

Türkiye’nin ödeme sistemlerinde dijital devrimi yapabilmesi için tüm POS’ların temassız ödeme özelliğine sahip olması gerekiyor. Zaten 10 yıl sonra plastik kalmayacak. Hepimiz dijital cüzdan kullanacağız. Şimdi ben baktığımda cep telefonumun ekranını kart olarak görüyorum. Zaten içindeki sim çiple aynı. Aynı şirketler üretiyor, teknolojileri aynı…

Artık cep telefonu değil elimizde küçük bilgisayarlar var. Ayrıca Türkiye’de Apple Store’lar açılmaya başlayınca Türkiye’de tablet patlaması olacak. Bankalar akıllı mobil cihazlar üzerinden yeni kampanyalar geliştirecek, işlemler, ekstreler anında ekranlardan görülebilecek, limit artış ve ek kart istekleri daha kolay ve anında karşılanabilecek. BKM Express uygulamasını bu doğrultuda atılmış önemli bir adım olarak görüyorum. İleride daha iyi sonuçlarını göreceğiz.

Temassız ödemeler için limitin 50 TL’ye çıkarılmasını nasıl buluyorsunuz? Ödenecek tutar 55 TL olunca ne oluyor?

Bunu kabul ettirebilmek için çok yaklaşık bir yıl uğraştık. 50 lirayı geçince PIN numarası gireceksin. Biz bu sorunu yıllarca önce Garanti’nin Migros için çıkardığı Money Card’da çözmüştük. O zaman Visa bu çözüme karşı çıkmıştı. Ama biz ısrar edip uyguladık ve başarılı oldu. Sonra Visa da kural değiştirdi ve tüm dünyada limit artışında PIN uygulamasına geçildi. Bu işlemde de karta ihtiyaç yok. 55 TL ya da daha yüksek tutarlı ödeme halinde PIN numaranı girip hızlıca işlemini tamamlıyorsun.

7 ÜLKEDE 15 KİŞİDEN SÜREKLİ RAPOR ALIYOR

Mehmet Sezgin, İspanya’nın ikinci büyük bankası BBVA’in (Banco Bilbao Vizcaya Argentaria) Ödeme Sistemleri’nden sorumlu Başkanı. Garanti Bankası’nın yanı sıra BBVA’in Portekiz, ABD, Güney Amerika ve Çin’de ortak olduğu bankaların ödeme sistemleri eşbaşkanlığı görevini yürütüyor. Kısacası BBVA’in bulunduğu her ülkedeki ödeme sistemleri operasyonunun yüzde 50’si Mehmet Sezgin’e, yüzde 50’si ise o yerel bankanın ödeme sistemleri başkanına bağlı. Sezgin, yaptığı işi şöyle tanımlıyor:
“Global olarak baktığımızda ben iki şey yapıyorum. İlki POS pazarı ile kart pazarını yan yana getiriyorum. Elimdeki veritabanıyla işyerinin gitmek istediği müşteriyi bulmasına yardımcı oluyorum. İkincisi mobil cüzdanla bunu dijital ortamda daha fazla nasıl geliştirip yaygınlaştırabileceğim üzerinde çalışıyorum. Tabii bunun yanında satış artırmak, riski daha iyi kontrol etmek için de çalışmalarımız var.
BBVA olarak her yerel bankanın IT’si ile ortak çalışıyoruz, stratejilerde beraberiz. Her ülkenin ödeme sistemleri bölümü kendi bankasına ve bana rapor veriyor. Bana raporlama yapan 15 kişi var. Türkiye’den (Garanti) 3, İspanya’dan 7-8, ABD’den birkaç kişi, Meksika’dan birkaç kişi, Güney Amerika’dan birkaç kişiden sürekli bilgi alıyorum. Bütün bu bilgiler, raporlar stratejimizi en iyi şekilde uygulamamıza yardımcı oluyor. Görevim, dünya çapında en iyi uygulamaları görüp; BBVA’in İspanya ve diğer ülkelerdeki ortaklarının müşterilerine en iyi ürün ve hizmetleri sunmasına katkı sağlamak. Nerede hangi iyi uygulama varsa onu alıp hayata geçirilmesini sağlamak, sinerji yaratmak.”

Mehmet Sezgin hakkında daha ayrıntılı bilgi için:
http://www.mszgnblog.com/about

JET LAG’E KARŞI HINCAL ULUÇ FORMÜLÜ

BBVA Ödeme Sistemleri Başkanı Mehmet Sezgin, işi gereği çok seyahat ediyor. Zamanının önemli bir bölümünü uçaklarda geçiriyor. İspanya, Türkiye, ABD, Meksika, Kolombiya arasında mekik dokuyor. Hatta dönem dönem Çin’e bile gidiyor. Bu durum Sezgin’de de doğal olarak uçakla uzun mesafe seyahat edenlerin karşılaştığı jet lag sorununa yol açıyor. Mehmet Sezgin, bu soruna nasıl çözüm bulduğunu şöyle açıklıyor:

“Hıncal (Uluç) abiyle sohbet ederken bu konu gündeme gelmişti. Bana bu sorunun nasıl üstesinden gelebileceğimi şöyle anlattı: ‘Gittiğin yer uçakla kaç saat sürüyorsa o kadar gün orada kalacaksın. 1 saatlik mesafedeyse 1 gün, 2 saatse 2 gün, 7 saatse 1 hafta. Bu kurala uyarsan jet lag sorunu yaşamazsın.”

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.