Garanti BBVA Genel Müdürü Akten: Yüksek faize rağmen Türkiye büyümesini sürdürüyor
Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, Türkiye ekonomisinin yüksek faiz ortamına rağmen güçlü dinamizmini koruduğunu, sıkı para politikasının ise orta vadede daha sağlıklı bir büyüme zemini oluşturacağını söyledi.
İlgili Etiketler

PSMMAG.COM
Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, enflasyon ve faiz görünümünden kredi rasyolarına, sektörlerdeki son duruştan 2026 beklentilerine kadar geniş bir perspektifte değerlendirmelerde bulunarak Türkiye ekonomisinin zorlu koşullara rağmen güçlü ve dayanıklı yapısını koruduğunu söyledi.
Akten, enflasyon ve faiz beklentilerinden kredi rasyolarına, sektörlerdeki gelişmelerden KOBİ’lerin finansman koşullarına kadar geniş bir yelpazede değerlendirmelerde bulunarak Türkiye ekonomisinin yüksek faiz ortamına rağmen güçlü dinamizmini koruduğunu, sıkı para politikasının ise orta vadede daha sağlıklı bir büyüme zemini oluşturacağını söyledi.
Ekonomi ve bankacılık gündemine ilişkin kapsamlı mesajlar veren Garanti BBVA Genel Müdürü Akten, enflasyonun yıl sonunda sınırlı gerileyeceğini, faiz indirimlerinin kademeli yansıyacağını ve kredi-mevduat rasyolarının piyasa dengelerini belirlemeye devam ettiğini belirterek Türkiye’nin yapısal gücü sayesinde zorlu süreci kontrollü bir şekilde yönettiğini ifade etti.
Aralık Enflasyonu 1,35 Beklentisi
Akten, Aralık ayında aylık enflasyonun %1,35 civarında gerçekleşmesini beklediklerini söyledi. Eğitim ve sezon etkilerinin azalması ile Kasım indirim döneminin yarattığı düşük bazın bu tahmini desteklediğini belirtti. Enflasyonun kısa vadede kolay çözülemeyeceğini ancak izlenen sıkı para politikasının uzun
vadede hem bankacılık sektörü hem de müşteriler için olumlu sonuçlar yaratacağına inandıklarını dile getirdi.
Faiz İndirimlerinde Beklenti: “%80 İhtimalle 100 Baz Puan”
Faiz indirim beklentilerine değinen Akten, piyasada %80 olasılıkla 100 baz puanlık, daha düşük ihtimalle 150 baz puanlık bir indirim beklediklerini söyledi. Tepe noktadan bu yana toplam 600–650 baz puanlık faiz indirimi yapıldığını, bunun ise mevduat faizlerine yalnızca yaklaşık 350 baz puan olarak yansıdığını belirterek maliyet baskısına dikkat çekti. Merkez Bankası’nın faiz indirmesine rağmen mevduat faizlerinin aynı hızda düşmemesinin kredilere yansımayı geciktirdiğini ifade etti.
“Gerçek Faiz” Değerlendirmesi ve TL Mevduat Rasyosu
Politika faizinin yüzde 39,5 seviyesinde olduğunu hatırlatan Akten, buna rağmen mevduat faizlerinin yüzde 41–42 bandında seyrettiğini, bunun da rasyolar ve düzenleyici mekanizmaların etkisinden kaynaklandığını söyledi. TL mevduat rasyosunun banka davranışlarını ciddi şekilde yönlendirdiğini, her ay bu rasyoyu tutturmak için TL mevduatın cazip hâle getirilmesi gerektiğini vurguladı.
Makroekonomik görünüm açısından Türkiye’nin güçlü bir duruş sergilediğini söyleyen Akten, açıklanan %3,7’lik büyüme oranının yüksek faiz ortamına rağmen iyi bir performans olduğunun altını çizdi. İnşaat ve yatırımlarda son aylarda belirgin bir artış gözlemlediklerini, Türkiye ekonomisinin yumuşak iniş seviyesinin yüzde 3,5–4 bandı olduğunu ifade etti. Buna karşın daha yüksek büyüme oranlarının dezenflasyon sürecini zorlayabileceğini belirterek sıkı para politikasının gerekliliğine vurgu yaptı.
Kredi Rasyoları: “Aşırı Büyüme Enflasyonu Tetiklerdi”
Kredi rasyolarının aşırı kredi genişlemesini engelleyen sağlıklı bir mekanizma olduğunu söyleyen Akten, bankaların 8 haftalık kredi büyüme sınırları içinde hareket ettiğini ve TL kredilerde yıllık büyümenin yüzde 40’a ulaştığını ifade etti. Kredi tarafında özellikle KOBİ segmentinde bilanço yapılarının çok dikkatli değerlendirildiğini belirterek takipteki alacak girişlerinde KOBİ’lerin payının yüzde 12–13’ten yüzde 18–20 aralığına yükseldiğini açıkladı.
Sektörel Görünüm: Savunma, Turizm, Otomotiv, Kimya Öne Çıkıyor
Sektörel görünümde savunma sanayisinin öne çıktığını söyleyen Akten, turizmde de güçlü bir sezon geçirildiğini aktardı. Kimya, ağır sanayi ve otomotiv sektörlerinin önemli bir potansiyel taşıdığını, Çinli yatırımcıların Türkiye’ye ilgisinin hızla arttığını belirtti. İnşaat sektörünün hem yurt içinde hem de Avrupa’da dinamik yapısını koruduğunu, bankanın Romanya ve Hollanda başta olmak üzere Avrupa’daki Türk inşaat şirketlerine finansman desteği sağladığını söyledi.
TL mevduata yönelimin son dönemde altın, gümüş, fon ve kriptoya kayış nedeniyle yavaşladığını ifade eden Akten, KKM dönüşlerinin de beklenenden daha yüksek oranda dövize geçtiğini, bunun rasyolara sınırlı katkı yaptığını belirtti. Buna rağmen bankanın TL mevduat seviyelerini iyi bir noktaya taşıdığını söyledi.
2026 Öngörüleri: Enflasyon %25, Faiz %32
2026 yılına ilişkin beklentilerini paylaşan Akten, yıl sonu enflasyonunu %25, politika faizini ise %32 seviyesinde öngördüklerini dile getirdi. İlk aylarda asgari ücret artışları ve sezonsal etkiler nedeniyle enflasyonun yüksek seyredebileceğini, gelir gruplarının farklı tüketim sepetlerinden dolayı hissettikleri enflasyonun değişkenlik gösterebildiğini belirtti.
Kredi kartlarının ekonominin dijitalleşmesiyle hızlı büyüdüğünü söyleyen Akten, kredi kartı harcamalarının 27 gün boyunca faizsiz fonlandığını, kullanıcıların üçte ikisinin borcunu zamanında ödediğini ifade etti. Dijital ekonominin, kayıt dışılığın azalması açısından da olumlu olduğunu söyledi.
Global Sektörler ve Yapısal Farklılıklar
Global piyasaların etkilerine değinen Akten, demir-çelik ve tekstil gibi sektörlerde dünyadaki arz fazlası ve ticaret bariyerlerinin etkilerinin hissedildiğini, ancak yüksek teknoloji ve katma değer üreten sektörlerde Türkiye’nin ciddi avantajlara sahip olduğunu vurguladı. Bankanın, risk yönetimi ve danışmanlık hizmetlerini özellikle KOBİ’ler için güçlendirdiğini, şirketlerin döviz risklerini hedge etmeye yönelik çözümler sunduklarını ifade etti.
Çin Ziyareti: “Teknoloji ve Rekabet Olağanüstü Seviyede”
Çin’e yaptıkları ziyaretten de bahseden Akten, ülkenin finansal altyapısı, mobil bankacılık uygulamaları, yapay zekâ ve otomotiv teknolojilerindeki hızlı gelişimin dikkat çekici olduğunu söyledi. Türkiye’nin ise jeopolitik konumu, hızlı iş yapma kültürü ve genç nüfusuyla önemli fırsatlar sunduğunu vurguladı.
Yüksek reel faiz ortamına rağmen Türkiye’nin güçlü büyüme performansı sergilediğini belirterek ülkenin dinamiklerinin çok sağlam olduğunu ifade eden Akten, Garanti BBVA’nın spekülasyondan uzak, dengeli ve her senaryoya hazır bir bilanço yönetimi anlayışıyla hareket ettiğini;KOBİ’lere, genç girişimcilere ve reel sektöre destek sağlamaya devam edeceklerini söyledi.
İlgili Etiketler
Yorumlar
0 yorumHenüz yorum yok.
