PSM logo
İstanbul|
19°
Anasayfa
Fintek

“Geleceğin gerçek liderleri, otantik kalabilenler olacak”

Çocuk yaşta bir “iş kadını” figüründen ilham alan, sezgilerine güvenerek cesur kararlara imza atan ve bugün Moka United’ın teknoloji vizyonuna yön veren bir lideri konuk ediyoruz Zirve Yolunda sohbetimize...

“Geleceğin gerçek liderleri, otantik kalabilenler olacak”

PSM // TÜLİN ÇAKMAK


Kariyerini yazılımcılıktan CIO koltuğuna taşıyan serüveni içten ve samimi duygular eşliğinde anlatıyor Başak Yüzbaşıoğlu. Liderlik yolculuğunda otantik kalabilmenin ve insanlardan güç almanın önemini vurgularken, Türkiye’den dünyaya açılan bir fintek markasının dönüşümüyle ilgili güncel bilgileri de paylaşıyor…

 

Önce kısaca sizi tanıyabilir miyiz?

Malatya’da, üç kız kardeşimle birlikte, okulu ve okumayı önceleyen, çocuklarını özgür bir ortamda yetiştirmeye özen gösteren bir ailede büyüdüm. İlkokul 3 ya da 4. sınıftaydım, bir sabah bir büfede gördüğüm alışveriş yapan döpiyesli bir “iş kadını” gördüm. Beni çok etkiledi. O an, İstanbul’a gidip bir iş kadını olmayı hayal ettim. İşte bu hayal, benim için bir dönüm noktası oldu.

Devletin sunduğu imkânlarla okudum. ÖSS’de ilk 300’e girince, annemin kuzeni, sevgili Dr. Sema Kayahan Süvarioğlu’nun tavsiyesiyle Sabancı Üniversitesi’ni tercih ettim ve burslu okudum. Sanat tarihinden astronomiye uzanan dersler arasında ilk kez kod yazdığımda yaşadığım heyecan, beni bilgisayar bilimi ve mühendisliği okumaya itti.

 

Moka United ile yolunuz nasıl kesişti? Bu yeni rolde sizi en çok ne heyecanlandırıyor?

Kariyerime Fortis Bank’ta yazılımcı olarak başladım. Dönüp baktığımda, yeni mezun olarak geçirdiğim 5 yıla yakın sürede; hem uluslararası bir bankada çalışmanın bana çok şey kattığını, hem gösterdiğim emek ve gelişim sayesinde önemli inisiyatifler alabildiğimi hem de o güzide kadrodan çok şey öğrenip yoldaşlar ve dostlar edindiğimi görüyorum. Bu yüzden kendimi şanslı hissediyorum.

Fortis’in TEB ile birleşme sürecinde ayrıldım ve kısa bir süre Turkcell Teknoloji’de yazılımcı olarak çalıştım. Ardından Yapı Kredi’de danışman olarak başlayan yolculuğum, yönetici olarak devam etti.

Yapı Kredi’de geçirdiğim yıllar için de kendimi şanslı hissediyorum. Çok büyük proje ve dönüşümlerde yer alma fırsatım oldu. Bu süreçte hem mesleki anlamda çok şey öğrendim hem de çok iyi insanlardan, çok iyi yöneticilerden yalnızca iş hayatına dair değil, kendime ve hayata dair de pek çok şey öğrenme şansım oldu.

Salgın döneminde, artık herkesi bir telefonla ikna edip işleri kolayca yönetebildiğim bir konfor alanında, benzer işlerle uğraşmaktan sıkıldığımı fark ettim ve tekrar danışmanlığa dönmek istedim. Bu doğrultuda yaklaşık 3 yıl boyunca Linktera’da, danışmanlık kolundan sorumlu olarak görev aldım. Linktera’da çalışırken hem Türkiye’de hem de EMEA genelinde, bir dönem Asya-Pasifik bölgesine kadar uzanan farklı işlerde yer alma şansım oldu.

Danışmanlık hem çok besleyici hem de belli noktalarda oldukça yorucu bir alan. Tam yeniden masanın diğer tarafına geçmeyi düşünürken yolum Moka ile kesişti.

İşe başladıktan hemen sonra, United Payment ile birleşme sürecinde çalışmaya başladık. Başarılı bir teknik birleşmenin ardından, Mart 2025’ten bu yana Moka United’ta teknolojiden sorumlu olarak görevime devam ediyorum.

 

Sektör sürekli değişiyor, dönüşüyor. Bu dinamik yapı içinde çalışmak sizi nasıl motive ediyor?

Sadece sektör değil, dünyanın değişim hızı da bilginin yayılım hızına paralel olarak arttı. Ben bir işe girişiyorsam, onu tam anlamıyla ve sonuna kadar yapmayı severim. Ta ilkokuldayken kendime koyduğum “iş kadını olma” hedefini tam anlamıyla gerçekleştirebilmek, benim için her zaman güçlü bir içsel motivasyon kaynağı oldu. Bunun dışında, en büyük motivasyonum her zaman insanlar oldu. Örneğin, ofiste fiziksel olarak bulunmaktaki motivasyonum çoğunlukla iş arkadaşlarımla içeceğim kahveler, bilgisayarı açmaktaki motivasyonum ise ekibimle kuracağım iletişimlerdir.

 

Önümüzdeki dönemde özellikle C-level düzeyinde teknoloji liderleri için hangi beceriler sizce daha kritik hâle gelecek?

Bilginin yayılım hızına ek olarak yapay zekâ kullanımının da hızla artmasıyla, otantik kalmak bence günümüzün en önemli becerilerinden biri haline geldi. “Beceri” diyorum çünkü, otantik olmak artık sıradan bir kişilik özelliği değil. Otantik kalabilmek için samimi bir merakı korumak ve bu merakla devamlı farklı kaynaklardan özgün bilgileri derleyip işleyebilmek gerekiyor. Bana göre, önümüzdeki dönemin gerçek liderleri, samimiyet ve açıklıkla otantik kalabilenler olacak. Ek olarak -artık biraz klişe gibi görünse de- değişime ayak uydurmak ve onunla gelen etkilere karşı dirençli (resilient) kalabilmek de son derece önemli hale geliyor.

 

Kadın lider olmanın Türkiye’deki yansımaları hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizi en çok etkileyen vizyoner lider ya da teknoloji figürü kim oldu?

Genel görüşün aksine, ben Türkiye ve Anadolu kadınının şanslı olduğunu düşünüyorum. Anadolu kültüründe kadının yeri bellidir. Bu kültür, örneğin benim gibi Anadolu’da büyümüş kız çocuklarının cumhuriyetin sunduğu imkânlarla eğitim alabilmesine ya da farklı şekillerde önünün açılmasına olanak tanıyabilir.

Deprem ya da ekonomik konjonktür gibi bazı etkenlerle şartlar zaman zaman kötüleşse de yine de karamsar değilim. Büyürken gezdiğimiz evleri düşünelim, çoğunda bir dikiş makinesi vardı. Türk kadınına sunulan imkân bir dikiş makinesi dahi olsa, onu kullanmayı bilecek kadar maharetlidir. Genç kızlarımız da bu maharetle bizden daha iyisini yapacaktır. Yeter ki biz onlara doğru örnekler sunarak hayal etmeleri için ilham verebilelim.

Benim örneğimde, girişte bahsettiğim “meçhul iş kadını” dışında da şanslıydım. Çünkü yol boyunca sektörde o dönemin güçlü kadın aktörlerini görme, tanıma ve hatta bazılarıyla birlikte çalışma şansı yakaladım. Örneğin, bir dönem Garanti Teknoloji’nin efsanevi kadrosunda yer alan Reha Emekli, Mehlika Ertaş, Ferda Özge; Yapı Kredi’den Kadriye Atsal, Intertech’ten Dilek Duman gibi isimler... Onların var olduğunu bilmek, benim de var olabileceğimi fısıldadı bana.

 

Kariyerinin başındaki genç kadın profesyonellere vermek isteyeceğiniz ilk tavsiye ne olurdu?

Kendilerini bilgiyle donatsınlar ve çekinmeden, akıllarına eseni yapsınlar. Nitekim ben de bugün hayatımı şekillendiren büyük kararları aldığım dönemlere döndüğümde, o kararların çoğunun çok da “akıllı” olarak değerlendirilebilecek türden olmadığını görüyorum. Aslında o zaman da bunun farkındaydım. Ancak içimden gelen bir his, o adımı atmam gerektiğini söylüyordu. Ben sezgisel hareketlere ve sezgisel olarak alınmış kararlara güveniyorum. O sezgilerin arkasında, farklı bilgilerden oluşan farklı bir tortu, bir birikim var.

 

Moka ve United Payment’ın birleşmesinden sonra teknoloji stratejiniz nasıl şekillendi? Bu birleşimle birlikte nasıl bir vizyon doğdu?

Moka United, arkasında Türkiye İş Bankası ve OYAK’ın gücünü taşırken bir yandan da startup ruhunu diri tutan bir fintek. Türkiye’yi aşan hedeflerimiz var ve bu hedeflere ilerlerken, startup ruhunu koruyarak aynı zamanda kurumsal, yapısal ve sürdürülebilir olmak gibi önemli bir meydan okumayla karşı karşıyayız.

Bu meydan okuma, özellikle Moka ve United Payment’ın birleşmesiyle birlikte daha da anlam kazandı. Teknoloji stratejimiz bu süreçte daha kapsayıcı, çevik ve küresel bir vizyonla yeniden şekillendi. Bu birleşme, yalnızca iki güçlü fintek markasının teknik yetkinliklerini bir araya getirmekle kalmadı; aynı zamanda dijital bankacılıkta ve ödeme sistemlerinde yeni nesil çözümler üretme kapasitemizi de önemli ölçüde artırdı.

Ortaya çıkan sinerji, dijital bankacılık ve açık bankacılık entegrasyonları gibi alanlarda bizi daha yenilikçi kılarken, yapay zekâ destekli finansal çözümler ve uluslararası ödeme sistemleri gibi ileri teknoloji yatırımlarımızı da hızlandırdı. Önümüzdeki 1-2 yıl içinde Moka United’ı hem bireylerin hem de işletmelerin sınır ötesi finansal ihtiyaçlarına yanıt veren, teknoloji odaklı bir çözüm ortağı olarak konumlandırmayı hedefliyoruz.

Bu süreçte, AB ülkelerini kapsayan dijital banka projemiz RUUT markası altında hayata geçiyor. Özellikle yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız ve uluslararası pazarlara açılmak isteyen küçük işletmeler için kapsamlı finansal çözümler sunmayı amaçlıyoruz. Aynı zamanda, otomatik risk yönetimi, gelişmiş kimlik doğrulama ve regülasyon uyumu gibi güvenlik odaklı teknolojilerle sektördeki sorumluluğumuzu da ön planda tutuyoruz.

Kısacası, Moka United olarak teknoloji stratejimizi hız, güvenlik, erişilebilirlik ve sürdürülebilirlik ekseninde şekillendiriyor, küresel fintek ekosisteminde güçlü bir oyuncu olma yolunda ilerliyoruz.



Biraz da iş dışındaki Başak’ı tanımak isteriz... Sektör dışı ilgi alanlarınız, hobileriniz neler?

İş dışındaki zamanımın çoğunu, 7 yaşındaki ikiz oğullarıma; onların deyimiyle kuzenleri de eklenince “üçüzlere” ve kardeşlerime ayırmaya çalışıyorum. Kendi sporuma ayırdığımdan daha fazla zamanı, onları spora götürdüğümde bekleyerek ve bu sırada Latince çalışarak geçiriyorum. Ana arterler dışında, dağ ve köy yollarında araba kullanmayı, denize vardığımda ise dalış yaparak suyun altını görmeyi seviyorum. İki yıldız dalış brövem var. Bunların dışında, sulu boya ve kürekle “on-and-off” bir ilişkim var.


Yorumlar

0 yorum

Yorum bırak

Yorumunuzu bizimle paylaşın.

Yorumlar yayına alınmadan önce kontrol edilir.

Henüz yorum yok.