Görünmez gücü inşa etmek: Paywall’un fintek yolculuğu
Finans ve teknoloji dünyası; yeniliğin, cesaretin ve doğru zamanda atılan adımların birleşimiyle dönüşüyor. Bu dönüşümün en önemli aktörleri arasında yer alan girişimler, yalnızca ürün ve hizmetleriyle değil, aynı zamanda yarattıkları etkiyle de sektöre yön veriyor.
İlgili Etiketler

PSM // TÜLİN ÇAKMAK
Bu vizyonla yola çıkarak girişimcilik ekosisteminin nabzını tutacak yeni bir yazı dizisi başlattık: “Fikirden Güce”...
Her ay bir girişimin kurucusuyla yapacağımız bu söyleşilerde, fikirden doğan yolculukları, karşılaşılan zorlukları, dönüm noktalarını, vizyonları ve geleceğe dair planları konuşacağız. Amacımız, finansal teknolojiler alanında fark yaratan girişimlerin hikâyelerine görünürlük kazandırmak, ilham vermek ve yeni iş birliklerinin önünü açmak.
Serimizin ilk konuğu, ödeme teknolojileri alanında geliştirdiği çevik altyapı çözümleriyle dikkat çeken Paywall oldu. Kurucusu Arif Ferah, yalnızca güçlü bir teknoloji inşa etmenin değil, aynı zamanda “bir ekip ruhu” yaratmanın da başarıdaki payını vurguluyor.
Türkiye’den başlayıp Doğu Avrupa’ya uzanan büyüme stratejisiyle Paywall, fintek dünyasında sesini giderek daha güçlü duyurmayı amaçlıyor.
Arif Bey, önce sizi biraz daha yakından tanıyalım. Girişim yolculuğunuz nasıl başladı, sizi bu noktaya getiren deneyimlerinizden kısaca bahseder misiniz?
Yaklaşık 10 yıl önce, şu anki ortağım Enes ile tanıştım. İlk girişimimizi birlikte kurduk. Enes inanılmaz bir yazılımcıydı; ne hayal etsek klavyeye dökebiliyorduk. Paywall’dan önce yaptığımız neredeyse tüm işler aslında kendi ihtiyaçlarımızı kolaylaştırmak içindi. Ancak bu kadar kendi rafine ihtiyaçlarımıza odaklanınca, çoğu girişimimiz başarısız oldu.
Yine de bu süreç bize çok şey öğretti. O dönem hayal ettiğimizi hayata geçirebildiğimizi görmek, ister başarılı ister başarısız olsun, bugün sahip olduğumuz deneyimin temelini oluşturdu.
Paywall fikri nasıl doğdu? Bu işi kurma kararını almanızda sizi en çok motive eden etken neydi?
Finans sektörü çok farklı bir dünya. Hemen her şey regüle ve oyuncular bu kısıtlı alanda yenilikçi çözümler geliştirerek fark yaratmaya çalışıyor. Paywall’u kurduğumuzda ilk hedefimiz, önceki deneyimlerimizden gelen kapalı devre dijital cüzdan çözümünü bulut tabanlı ve düşük maliyetli bir yapıya dönüştürmekti.
Ancak müşterilerimiz bizden dijital cüzdan içine para yükleyebilecekleri farklı yöntemler talep etmeye başladı. Bu ihtiyaç da Paywall’un yönünü değiştirdi. İlk haftada pivot ettik ve orkestrasyon çözümüne, sonrasında ise “Fintech Service Builder” dediğimiz yapıya evrildik.
Bu noktada beni en çok motive eden, tam merkezde yer alıp yüzlerce işletmeye hizmet verirken aynı zamanda devasa bir veri ekosisteminin içinde bulunmak oldu.
“KAZANIRKEN RİSKE GİRME CESARETİNİ GÖSTERDİK”
Girişimciliğin ilk yılları genellikle zorlu geçer. Sizin yolculuğunuzda “kritik dönüm noktaları” neler oldu?
Türkiye’nin sayılı üniversitelerinden birini bıraktıktan sonra her şeyi kendi başıma öğrenmek zorunda kaldım. Ortağımla birlikte neyi yapmamamız gerektiğini deneyimleyerek öğrendik.
Bizim için en kritik dönüm noktası, Amerika’daki bir projemizden çok iyi kazanç elde ederken her şeyi bırakıp Paywall’u kurmaya karar verdiğimiz andı.
Kazanırken riske girmek delilik gibiydi ama biz bu cesareti gösterdik. Tüm odağımızı tek bir işe verdik. Sonuçlarını da bugün hep birlikte görüyoruz.
Paywall’u pazardaki benzer çözümlerden ayıran, sizin de en gurur duyduğunuz farklar neler?
Biz sektörel dominasyona inanıyoruz. Girdiğimiz her sektörde ürünümüz, o sektörün özel ihtiyaçlarına göre kendini şekillendiriyor. Müşterilerimizin geri bildirimleriyle yeniden gelişiyor.
Bugün birçok rakibimizin sahip olmadığı sektörel derinlikte onlarca servise sahibiz. Bu servisler, müşterilerimizin bizimle ürünün gelişimine yaptığı katkıların sonucu.
Ayrıca inanılmaz çevik bir ekibimiz var. Belki şaşırtıcı gelecek ama çalışan başına gelir oranımız oldukça yüksek. Az ama güçlü bir ekiple çok iş yapabiliyor, büyürken bile çevikliğimizi koruyabiliyoruz.
DOĞU AVRUPA STRATEJİSİ DEVREYE ALINDI
Pazarın büyüklüğü ve hedefleriniz hakkında neler söylersiniz? Önümüzdeki 3-5 yılda Paywall’ı nerede görmek istiyorsunuz?
Pazar çok hızlı büyüyor ve biz tam da en verimli katmandayız. Önümüzdeki dönemde en büyük hedefimiz, gelirimizin önemli bir kısmını yurt dışı pazarlardan elde etmek.
Bu kapsamda Doğu Avrupa stratejimizi devreye aldık. Macaristan merkezli olarak Polonya, Romanya ve çevre pazarlarda aktif faaliyet gösteren bölgesel bir fintek olmayı hedefliyoruz.
“Macaristan merkezli olarak Polonya, Romanya ve çevre pazarlarda aktif faaliyet gösteren bölgesel bir fintek olmayı hedefliyoruz.”
Müşteri portföyünüzde hangi sektörler öne çıkıyor?
Müşteri portföyümüz hızlı büyüyen işletmelerden oluşuyor. Özellikle hizmet, araç kiralama, sigortacılık ve mikro mobilite sektörlerinde oldukça güçlü bir konumdayız.
Bugüne kadar herhangi bir yatırım aldınız mı ya da yatırım süreçleri yürüttünüz mü? Büyüme yolculuğunuzda yatırımın nasıl bir rolü olmasını planlıyorsunuz?
Evet, yatırım aldık. Şu anda yatırımcımız idacapital. Vizyonunuza gerçekten inanan yatırımcı bulmak oldukça zor ama biz bu anlamda şanslıyız. Sadece sermaye değil, vizyon da paylaşabildiğimiz bir yatırımcıya sahibiz.
Yatırım almak zor. Ancak asıl zorluk, o yatırımı doğru değerlendirip tekrar yatırım alabilecek bir yapı kurmakta. Biz bu dengeyi korumaya çalışıyoruz.
Ödeme sistemlerine baktığınızda önümüzdeki 5-10 yıl için nasıl bir gelecek görüyorsunuz? Paywall bu gelecekte kendini nerede konumlandırıyor?
Ödeme dünyası çok hızlı bir dönüşüm içinde. Artık odak noktası sadece “ödeme almak” değil, ödemenin arkasındaki veri, akış ve kullanıcı deneyimi. Önümüzdeki 5-10 yılda ödeme sistemlerinin tamamen entegre, görünmez ve akıllı hale geldiğini göreceğiz. Fiziksel POS’lar, dijital cüzdanlar, kripto altyapıları ve açık bankacılık çözümleri tek bir orkestrasyon katmanında birleşecek. İşletmeler, hangi kanaldan ödeme aldığına değil, nasıl en verimli şekilde yönettiğine odaklanacak. Bu dönüşümün merkezinde ise yapay zekâ olacak: Fraud önleme, akıllı yönlendirme, dinamik fiyatlama ve müşteri davranışı analizi artık manuel değil, otonom biçimde işleyecek.
Paywall tam da bu geleceğe hazırlanıyor. Biz kendimizi sadece bir “ödeme orkestrasyonu” değil, fintek servislerini inşa eden bir altyapı sağlayıcı olarak konumlandırıyoruz. Fraud LLM projemizle, finansal riskleri insan dilinde anlayabilen yapay zekâ katmanları geliştiriyoruz. Aynı zamanda işletmelere, bankalara ve finteklere kendi ödeme stratejilerini oluşturmaları için bir “toolkit” sunuyoruz.
Özetle, gelecekte ödeme sistemlerinin arka planındaki görünmez güç olmayı hedefliyoruz. İşletmeler ödemeleri yönetirken, onların tüm finansal teknolojilerini akıllı, güvenli ve verimli hale getiren platform Paywall olacak.
“Paywall kendini sadece bir ‘ödeme orkestrasyonu’ değil, fintek servislerini inşa eden bir altyapı sağlayıcı olarak konumlandırıyor. Fraud LLM projemizle, finansal riskleri insan dilinde anlayabilen yapay zekâ katmanları geliştiriyoruz. Aynı zamanda işletmelere, bankalara ve finteklere kendi ödeme stratejilerini oluşturmaları için bir ‘toolkit’ sunuyoruz. ”
“BİZ PAYWALL’UZ!”
Okurlarımız arasında mutlaka sizle iş birliği yapmak isteyen sektör temsilcileri, girişimciler de olacaktır. Onlara nasıl bir çağrınız olur?
Paywall olarak büyümeyi her zaman iş birliği odaklı görüyoruz. Bugün bankalar, sigorta şirketleri, e-ticaret platformları ve finteklerle ortak projeler yürütüyoruz. Amacımız sadece bir servis sunmak değil, partnerlerimizin ihtiyaçlarına göre birlikte değer üretecek altyapılar inşa etmek. Yeni pazarlarda da aynı yaklaşımı sürdürüyoruz. Birlikte inovasyon yapan, birlikte büyüyen bir ekosistem kurmak istiyoruz. Kısacası, kapımız birlikte büyümek isteyen herkese açık.
Paywall’un hikâyesine dönüp baktığınızda, sizi en çok gururlandıran an veya başarı neydi?
Bir gün, oldukça hararetli bir toplantı sırasında ekibimizin en genç üyesi bir anda ortaya atılıp, “Biz neyi tartışıyoruz? Herkes Paywall için çalışıyor, onunla yatıp kalkıyor. Biz Paywall’uz!” dediğinde...
O an gerçekten gurur duydum. Çünkü o söz, bizim sadece bir şirket değil, bir ekip ruhu oluşturduğumuzu gösteriyordu.
Son olarak, sizi biraz daha yakından tanıyalım. İş dışında neler yaparsınız? Özel ilgi alanlarınız ya da sizi dinlendiren aktiviteler neler?
Çocukluğumdan beri ekstrem sporlara ilgim var. Yıllardır dağcılıkla uğraşıyorum. Doğada olmayı, sessizliği ve sade yaşamı seviyorum. Boş zamanlarımda sporun yanı sıra bol bol kitap okuyorum. Bence zihni en çok dinlendiren şeylerden biri, iyi bir hikâyeye dalmak.
İlgili Etiketler
Yorumlar
0 yorumHenüz yorum yok.
