FaturamPara ile faturalar çeke, çekler paraya dönüşüyor

E2B Finansal Teknolojiler tarafından geliştirilen ve gerekli yasal süreçler tamamlanarak kullanıma sunulan FaturamPara ile faturalar çek yerine geçip para gibi kullanılabiliyor

E2B Finansal Teknolojiler Genel Müdürü Mürsel Karabıyık, “Perakendecilere vadeli mal satan şirketler, o mağazalara kestikleri vadeli faturalarını çek gibi kullanarak mal aldıkları diğer şirketlere yine o faturalarla ödeme yapabilecek” diyor...

Elektronik kambiyo senetleri ürünleri geliştiren E2B Finansal Teknolojiler, yeni çözümü FaturamPara ile ticarete yeni bir soluk getirme iddiasında. FaturamPara ile faturalar çek yerine geçip tıpkı para gibi kullanılabilecek. Peki sistem nasıl işleyecek?

FaturamPara çözümünü kullanmak isteyen müşteri bankasına giderek, tıpkı kredi kartında olduğu gibi FaturamPara için de bir kullanım sözleşmesi imzalayacak. FaturamPara, kısaca vadesi gelmemiş faturaların para gibi kullanıldığı bir sistem. E2B’nin, bu süreçte 6361 Sayılı kanuna göre Merkezi Fatura Kayıt Sistemi’den sorumlu olan FKB (Finansal Kurumlar Birliği) ile imzaladığı protokol gereği FaturamPara altyapısını bankalara kurduğunu belirtelim.

Perakende mağaza zincirleri ya da bu mağazaların tedarikçileri bankayla söz konusu sözleşmeyi imzalayarak FaturamPara ürününü sözleşme imzaladıkları bankaların mobil ya da internet bankacılık kanalı üzerinden kullanabiliyor. Böylece FaturamPara ile yapılan ödeme işlemlerinde sorumluluğu şirketler kabul etmiş oluyor. Bu sistemde bankaların herhangi bir sorumluluk üstlenmesine gerek yok. Zaten bankalara da herhangi bir sorumluluk yüklenmiyor. Bankalar tıpkı fatura ödemelerinde olduğu gibi fatura temliklerine aracılık yapıyor. Banka bu süreçte şirketlerin FaturamPara ürününü kullanmayı kabul ettiği sözleşmeyle temlik sürecini garanti altına alıyor. Böylece vadeli alacağı olan şirketlerin alacaklarını işletme sermayesi olarak kullanılmasını sağlıyor ve her ihtiyaçta krediye başvurma dönemini bitiriyor. Bu da şirketlerin bankayla pazarlık gücünü artırıyor. Kısacası şirketlerin finansman ihtiyacı olduğunda hem alacaklı hem de borçlu olduğu faturaları tek platform üzerinde görülüp değerlendirilebiliyor.

Bilindiği gibi, perakende mağaza zincirlerine ürün satan tedarikçi şirketler vadeli fatura kesiyor. Örneğin, 120 gün vadeli 1000 liralık faturası varsa vadenin dışındaki bütün bilgiler faturadan geliyor. Elektronik fatura gibi vadenin opsiyonel olduğu bir ortamda bile fatura vadeleri, Türkiye’de ilk defa bu sistemle kayıt altına alınıyor. Faturaya değil ama bir anlamda ödemeye vade konuluyor. Banka o şirketin hangi vadede ne kadar fatura alacağı olduğunu ve aynı zamanda ne kadar fatura borcu olduğunu görüyor. Kısacası faturalar alt şirketlere temlik edilerek dağıtılabiliyor. Mal sattığı şirketten vadesi gelmemiş faturası olan bir şirket, ürün aldığı başka bir şirkete o faturasıyla ödeme yaparak, yeni ürün ya da üretim için hammadde temin edebiliyor. Benzer şekilde FaturamPara, aynı ekosistem içerisinde ticaret yapan alt şirketler tarafından da zincirleme olarak kullanılabiliyor. Kısacası faturalar çek yerine geçip para olarak kullanıldığı için, fatura alacağı olan ama nakit sorunu olan şirketler, faaliyetleri aksamadan ticaretlerini sürdürebiliyor.  Aynı zamanda FaturamPara elektronik faturaya dayalı olduğu için tedarikçilerin iç ve dış piyasadaki müşterilerden gelen talepleri karşılama kapasitesinde ve dolayısıyla küresel tedarik zincirlerindeki fırsatlardan yararlanma imkânında artış sağlıyor.

Elektronik çek, senet ve FaturamPara’nın mucidi E2B Finansal Teknolojiler’in kurucusu Mürsel Karabıyık, “Geliştirdiğimiz ödeme sistemlerinin dünyada ve Türkiye’de rakibi yok. Yasal düzenlemeler ve mevzuata uygun olarak geliştirdiğimiz FaturamPara da faturaların çek gibi kullanılıp para yerine geçmesi özelliğiyle bir ilk” diyor.

Karşılıksız çek sorunu ortadan kalkacak

E2B Finansal Teknolojiler’in 3 yıllık Ar-Ge çalışmaları sonucunda geliştirdiği FaturamPara sistemi, son dönemde artan sahte ve karşılıksız çek sorununu ortadan kaldırma iddiasında. FaturamPara’nın kullanıma hazır olduğunu söyleyen Karabıyık, ürünün çıkış noktasını şöyle anlatıyor: “Finansman ve kredi talebinden önce likidite yönetiminin önemli unsuru olan ödeme sistemlerinin geliştirilmesi ön plana çıktı. Biz de bu gelişmenin ardından Türk ticaret hayatında kullanılan açık hesap, gününde ödeme, çek ve senet sistemlerini inceledik ve sorunları tespit ettik. Özellikle başta Amerika ve İngiltere olmak üzere ‘elektronik çek’ adıyla uygulanan sistemleri inceledik.

Dünya çapında benzer bir uygulama olmayınca Türkiye’deki çek kullanımını açıklamamız çok zor oldu. Başlangıçta projemizi anlatmak için gittiğimiz yerlerde ‘Amerika ve İngiltere bulunamadı da siz mi buldunuz’ gibi önyargılarla dinleniyorduk. Elektronik çek sistemi yeni bir buluş olduğu için ülkemizde anlatma zorluğu yaşadık. Türkiye’de hukuki altyapıya baktığımızda çek, kambiyo senedi olarak tanımlanıyor. Bu yüzden hem kambiyo senetleri mevzuatının hem de FaturamPara’nın en önemli özelliği, şirketlerin vadeli alacaklarının cirolanmasını sağlamak. Vade sonuna kadar alacaklarla birden fazla borç ödemesine imkan veriyor ve vadesinden önce nakit talebi olduğunda banka ve faktoring şirketleri aracılığıyla nakde çevrilebiliyor.”

Peki bu yeni sistemin şirketlere sağladığı avantajlar neler? Karabıyık, şöyle yanıtlıyor: “Şirketlerin vadeli alacaklarının vade sonuna kadar atıl beklemesine son vererek vadeli alacakların işletme sermayesi olarak kullanılmasını sağlıyor. Böylece şirketlerin finansman maliyetlerini düşürmesinin yolunu açıyor ve rekabet gücünün artmasını sağlıyor.”

 

“Rakibimiz yok, alternatifler var”

Peki bu sistemin ödeme şirketlerinin sunduğu benzer çözümlerden farkı ne? Yine söz Karabıyık’ta: “Türkiye’de ve yurt dışında geliştirilen çok iyi platform hizmetleri var ama bunların hepsi finansmana aracılık eden ve finansman sağlayan çözümler. Diğer taraftan ödeme kuruluşları, genel olarak kredi kartlarına dayalı çözümler geliştiriyor. Bizim geliştirdiğimiz ürünlerse genelde ödeme aracı ihraç eden yeni nesil ödeme sistemleri. Bu açıdan baktığımızda rakip değil ama alternatiflerimiz var diyebiliriz. Örneğin kredi kartları piyasasında Mastercard, Visa ve Troy’un yaptıklarını biz ticari tarafta tamamen farklı ürünlerle gerçekleştiriyoruz. Daha önce kurumsal kredi kartı alacaklarını devredemeyen ve vadeli kullanamayan şirketler, artık kredi kartı yerine FaturamPara ile ödemelerini yapabilecek.”

 

ABD’DEKİ MORTGAGE KRİZİ, FATURAMPARA’NIN ÇIKIŞ NOKTASI OLMUŞ

 

E2B Finansal Teknolojiler Genel Müdürü Mürsel Karabıyık, ODTÜ Elektrik Elektronik Mühendisliği mezunu. Sonrasında Yeditepe Üniversitesi’nde MBA yapmış. 20 yılı aşkın süre BT ve telekomünikasyon sektöründe çeşitli kademelerde yöneticilik yaptıktan sonra kendi projelerini hayata geçirebilmek için şirket kurmaya karar vermiş. E2B, aynı zamanda Boğaziçi Üniversitesi Teknopark’a kabul edilen ilk FinTek şirketi olma özelliğine sahip.

FaturamPara’nın çıkış noktasına gelince... 2007-2008 yıllarında ortaya çıkan ABD mortgage krizinin ardından dünyada likidite yönetimi ve ödeme sistemleri önem kazanmaya başlayınca ekip olarak bu alana odaklanmışlar. Söz konusu sistemlerin ağırlıklı olarak bireysel müşterilerce kullanıldığını ve aslında hepsinin temelinde para transferlerinin yattığını tespit etmişler. Türk ticaret hayatında kullanılan çek sistemininse vadeli düzenlendiğini ve çekten doğan alacak haklarının devredildiğini belirlemişler. Bu ciro silsilesinin takip edilebilir olması gerektiğini düşünüp söz konusu özellikleri içeren bir sistem tasarlamaya karar vermişler. Sonuçta da FaturamPara ortaya çıkmış.

YORUM YAP

YORUMLAR (0)