Kara paralar, kara listeler kabusunuz olmasın!

Türkiye’de geliştirilip İngiltere merkezli olmak üzere 40 ülkeden 300 kurum tarafından kullanılan Sanction Scanner çözümü, başta “kara para” aklama ve terörün finansmanı olmak üzere finansal suçlarla mücadele konusunda can simidi görevi üstleniyor

Dikkat! Belki de hiç farkında olmadan kara paranın aklanmasına, terör örgütlerinin finansmanına, rüşvet verilmesine aracılık yapıyor olabilirsiniz. Özellikle de bankacılık, ödeme sistemleri gibi sektörlerde faaliyet gösteriyorsanız bu tür finansal risklere daha açıksınız demektir. Peki bu tür riskleri ortadan kaldırmanın, en azından minimize etmenin bir yolu yok mu?

Elbette var. Örneğin, şu anda 40 ülkeden 300 civarında kurum ve kuruluş tarafından kullanılan Sanction Scanner...

Türkiye’de geliştirilen ve şirketin genel merkezi İngiltere’ye taşındıktan sonra kısa sürede hızla kabul gören bu çözümün ayrıntılarını Sanction Scanner kurucu ortağı ve CEO’su Fatih Coşkun ile konuştuk...

Önce kısaca kara para aklama ve terör finansmanı gibi suçların küresel hacmini değerlendirebilir misiniz? Sizce bu konuda geliştirilen politikalar, yürütülen çalışmalar yeterli mi?

Dünya Bankası raporlarına göre dünya genelinde kara para aklamanın (AML) yıllık hacmi, küresel GSYH'nın yüzde 2-5'i (800 milyar ila 2 trilyon ABD Doları arası) civarında. Ancak kara para aklamanın gizli doğası nedeniyle, aklama döngüsünden geçen toplam para miktarını tahmin etmek oldukça zor. Bu veri bile tek başına kara para aklamayı önlemek için yapılan çalışmaların yeterli olmadığını net olarak gösteriyor.

Teknolojinin her geçen gün gelişmesi, finansal enstrümanların yeni alternatifler oluşturmasıyla suçlular yeni keşfettikleri yollarla kara para aklamaya devam ediyor. Maalesef bu mücadele için geliştirilen yöntemler zaman zaman eski ve yetersiz kalabiliyor. Örneğin blokzincir, Metaverse, NFT gibi kavramlar son zamanlarda oldukça gündemimizde ama bu alan için hala bir düzenleme getirilmiş değil. Yakın zamanda blokzincir, Metaverse ve NFT için yeni düzenlemeler yapılacak olsa bile o zamana kadar suçlular bu açıklarından faydalanıyor.

Öte yandan, Türkiye de Ekim 2021 itibarıyla kara para aklama ve terörizmin finansmanının engellenmesinde yetersiz kaldığı gerekçesiyle Mali Eylem Görev Gücü (FATF) tarafından maalesef gri listeye alındı. Ülkemiz ancak FATF 40 listesindeki kurallara uymakta başarılı olursa bu listeden çıkabilecek. Önümüzdeki dönemde bu doğrultuda yeni politikalar geliştirilmesini ve çalışmaların artmasını bekliyoruz.

Sanction Scanner bu noktada nasıl bir çözüm sunuyor, sektörel bazda hangi alanlara hitap ediyor?

Değişen dünyada her ülkenin farklı düzenlemelerine uyum sağlamak, uçtan uca bir AML uyum programı oluşturmak hiç kolay değil. Dolayısıyla finansal suç risklerini minimize etmek, itibarlarını korumak ve en önemlisi yasal bir zorunluluk olan düzenlemelere uymak ve yapılacak denetimlerden başarıyla çıkmak için her sektörden yükümlü çeşitli kuruluşlar, AML çözümlerine ihtiyaç duyuyor.

Sanction Scanner olarak uyum ve risk alanındaki ihtiyaçlara kolay kullanım ve hızlı entegrasyon yaklaşımımız ve üst düzey müşteri memnuniyeti ilkemizle destek olmaya çalışıyoruz. Her finansal kuruluş, Türkiye’de MASAK ve yurtdışında FATF regülasyonları gereği müşterilerini her ülkenin kara listelerine karşı tarama, risk değerlendirmelerini yapma ve müşterilerinin şüpheli finansal işlemlerini izlemek zorunda.

Öte taraftan, yine FATF’in öneri ve zorunlulukları doğrultusunda rüşvetin önlenmesi de önümüzdeki dönem önemli bir olgu olarak karşımıza çıkacak. Bu bağlamda erişime izin verilen finansal işlemin, politik nüfuzlu kişiler (PEP) tarafından yapılması durumunda işlemlerin rüşveti önleme politikaları kapsamında daha detaylı incelenmesi gerekliliğini getiriyor.

Müşteri Kara Liste Kontrolü (Client Screening), Müşteri Gerçek Zamanlı Şüpheli İşlem İzleme (Real-Time Transaction Monitoring) ve Dinamik Müşteri Risk Değerlendirmesi (Dynamic Risk Assesment) çözümlerimizle Sanction Scanner olarak Türkiye’de bankacılık, finansal teknoloji şirketleri (FinTek), sigortacılık, sermaye piyasaları, kripto borsa ve projeler, faktoring ve leasing gibi çok çeşitli finansal enstitülere ve bizim “yüksek riskli şirketler” olarak kategorilendirdiğimiz ticari işletme ve holdinglere Türkiye ile birlikte 40 ülkede hizmet veriyoruz. Her bir sektörün dinamikleri farklı olsa da gelişmiş ürün ve yaklaşımlarımız ile ilgili sektörün dinamiklerine uygun, bütünleşik ve çevik yaklaşımlar ile buradaki riski müşterilerimiz lehine minimize ediyoruz.

Kullanıcılar neden sizin çözümünüzü tercih etmeli? Avantajlarını ve varsa benzerlerinden farklarını anlatabilir misiniz?

“Kara Liste ve PEP Kontrolü” ürünümüz, her 15 dakikada bir güncellenen küresel AML ve PEP datası sayesinde şirketleri kara liste kontrolleri kapsamında karşılaşacakları suç risklerine karşı koruyor. Bir Ar-Ge şirketi olmamız ve kendi teknolojimizle geliştirdiğimiz yapay zeka ve makine öğrenmesi destekli yaklaşımlar sayesinde yanlış pozitifleri azaltıyor, operasyonel maliyetleri minimize ediyoruz. Bununla birlikte gelişmiş entegrasyon kabiliyetleri ve kullanıcı dostu arayüz ile uyum ekiplerinin zamanı daha efektif kullanmasını sağlıyoruz. Tüm bu gelişmiş özellikler Sanction Scanner’ı tercih edilebilir bir ürün haline getiriyor.

Finansal kurumlar, Müşteri İşlem İzleme (Transaction Monitoring) çözümüyle yüksek riskli ve şüpheli işlemleri tespit etmek için müşteri işlemlerini gerçek zamanlı olarak izleyebiliyor. Şüpheli bir işlem tespit edilmesi durumunda bunu anında durdurabiliyor, soruşturma için vakaların kaydedilmesine izin verebiliyor. Bu sayede kurumlar gün sonunu beklemeden vakalara anlık müdahale etme gücüne sahip oluyor.

Sanction Scanner olarak tüm kurumların aynı risk iştihana sahip olmadığının ve farklı ihtiyaçları olabileceğinin farkındayız. Transaction Monitoring çözümünün dinamik kural yazma özelliği sayesinde kurumlar kod yazmadan kendi risk iştahlarına göre en uygun kural ve senaryoları oluşturabiliyor. Ayrıca bu kurallarla ince ayar yaparak doğru çalışıp çalışmadığını test edebiliyorlar. Sonuç olarak yanlış pozitif alarmları azaltıp doğru alarmlara odaklanarak, doğru senaryolarla kontrol iş yüklerini düşürebiliyorlar.

Sonuç olarak Sanction Scanner’ın Ar-Ge ekibiyle her gün geliştirdiği ödüllü yapay zekâ destekli çözümleri sayesinde kurumlar hem uyum programlarını kolay, esnek ve efektif hale getirirken hem de başlangıç ve operasyonel maliyetleri minimize ederek finansal suçlara karşı etkin mücadele sağlıyorlar.

Yurtdışında da müşterileriniz olduğunu biliyoruz. Hangi pazarlarda varsınız, biraz da gelecek planlarınızdan bahsedebilir misiniz?

Şirketimiz 2019 yılında kuruldu. 2020’nin ağustos ayında da Londra ofisimizi açtık. Bünyesinde satış ekibi bulunan ve “headquarters” (genel merkez) olarak kullandığımız bu ofis, İngiltere’yle birlikte Avrupa pazarına açılmak için de büyük bir fırsat yarattı. Bugün itibariyle Uzak Asya’dan ABD’ye kadar uzanan geniş bir coğrafyada 40’tan fazla ülkeden 300’e yakın kurum, her ülkenin değişen düzenlemelerine uygun bir şekilde finansal risklerini minimize edebilmek için Sanction Scanner’ı kullanıyor.    

2022 yılı için en büyük hedefimizse RegTech alanında yeni ürünleriyle şirketlerin uyum zorluklarına uçtan uca çözümler üreterek Türkiye ve Avrupa pazar payını büyütmek. Müşteri memnuniyeti odaklı çalışan, sorun çözücü ve regülasyona uyumu kolaylaştırıcı olmayı amaç edinen Sanction Scanner, finansal suçlarla mücadelede müşterilerin iş akışlarını engellemeyen, aksine kolaylaştıran bir teknolojiyle regülasyona uyum sağlamaya yardımcı oluyor.

 

YORUM YAP

YORUMLAR (0)