Lidio'da kadın istihdamına önem veriyoruz

Garanti ekolünden gelen yönetici Ece Berkol; Akın Öngör, Ergün Özen gibi duayen bankacılarla birebir çalışma fırsatı bulmuş, onların çalışma modellerini örnek almış. 16 yıllık Garanti Bankası deneyiminin ardından da rotasını FinTek sektörüne çevirmiş

PSM Tülin Çakmak

Lidio Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ece Berkol’un bu kararında, sürekli bir devinim içerisinde olmayı özlemesi başlıca etken olmuş. “Hayatın beni yönlendirmesi için kendimi açtım, özgür bıraktım. Her gün yeni bir şeyler öğrenmek, her an yeni bir gelişimle karşı karşıya gelmek çok özlediğim bir şeymiş. Kendimi sürekli bir meydan okumanın içine sokuyor ve gerçekten çok geliştiğimi hissediyorum” diyor.  Berkol’un özellikle kariyerinin başındaki kadın yönetici adayları için önerilerine kulak vermekte yarar var...

Önce kısaca sizi tanıyabilir miyiz? Lidio ile kesişen kariyer öykünüzü anlatır mısınız?

1983 yılında İstanbul’da doğdum. Ailem İstanbullu ama çocukluğumda Adana’ya yerleştik ve liseyi bitirene dek orada kaldım. Üniversiteyi kazandıktan sonra İstanbul’a döndüm. Annem de babam da doktor olduğu için herkes tıp okuyup doktor olacağımı düşünüyordu. Ancak doktorların zorlu yaşam koşullarını ve doktor çocuklarının hayat boyu anne/babaya olan özlemlerini birebir deneyimledikten sonra tıp benim için bir seçenek olmadı ve ilgili alanlarım olan matematik, ekonomi ve teknolojiye yönelmeye karar verdim.

İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nde lisans eğitimimi tamamladım. Ardından İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Mühendisliği’ne girmeye hak kazandım ve burada da yabancı dil temelli işletme mühendisliği yüksek lisansımı tamamladım. Tüm bunlar olurken, bana çok şey katan ve 16 yıl boyunca çalıştığım Garanti Bankası’nda “management trainee” (yönetici adaylığı) programına katılmaya hak kazandım. Garanti çok başarılı insan kaynakları süreçleri olan, çalışanlarını çeşitli eğitimlerle çok iyi geliştirebilen bir banka. Bankacılık kariyerim boyunca İngiltere, İspanya ve New York Columbia Üniversitesi’nde dünyanın önde gelen bankalarında çalışan finans profesyonelleriyle birlikte eğitimler aldım. Garanti Bankası’nda benim çalıştığım zamanda yerleşik olan kültür Akın Öngör tarafından inşa edilmişti. Keza Ergun (Özen) Bey de işini muhteşem bir şekilde yapan, çok kıymetli bir yöneticiydi hepimiz için. Tolga Egemen, Fuat Erbil ve Gökhan Erün de birebir çalışma şansı yakaladığım ve çalışma modellerini kendime örnek aldığım, iş hayatımı ve kariyerimi şekillendirmemde rol oynayan güçlü karakterler oldu. Her biriyle çalışma fırsatı yakaladığım için kendimi çok şanslı hissediyorum.

Garanti’deki kariyerim sırasında Garanti Ödeme Sitemleri ile çok yakın çalışıyorduk. Lidio’nun kurucu ortağı ve CEO’su olan Emre Güzer ile tanışıklığımız ve dostluğumuz da o yıllara dayanıyor. Emre, bir süre sonra Garanti’den ayrılıp sektörün ilk ödeme kuruluşlarından PayU Türkiye’nin kurucusu oldu, hepimiz de onun başarılarını keyifle izledik. 2021 yılında ben de Lidio ekibine ve dolayısıyla FinTek ekosistemine katıldım. Çok hızlı geçen 8 aya bakınca “iyi ki de katılmışım” diyorum.

16 yıllık bankacılık deneyimlerinden sonra FinTek sektörde çalışmak sizi nasıl besliyor?

Bankacılıktan FinTek sektörüne geçmemin başlıca nedeni sürekli bir devinim içerisinde olmayı özlemekti diyebilirim. Çok uzun süre aynı işi yaptığınızda, bir noktadan sonra köreldiğinizi hissediyorsunuz. Özellikle son 2 yılda bunu çok derinden hissettim ve hayatın beni yönlendirmesi için kendimi açtım, özgür bıraktım. Zaten siz kararlarınızda net olduğunuzda ve ne istediğinizi bildiğinizde hayat ona göre akıyor, her şey kendiliğinden yerli yerine oturuyor. Açıkçası FinTek sektörüne geçmek benim çok canlı ve diri hissetmemi sağladı diyebilirim. Her gün yeni bir şeyler öğrenmek, her an yeni bir gelişim alanıyla karşı karşıya gelmek çok özlediğim bir şeymiş. Kendimi sürekli bir meydan okumanın içine sokuyor ve gerçekten çok geliştiğimi hissediyorum. Yaratıcılığımı ve hayal gücümü tekrar kullanmaya başladım. Birlikte çalıştığım arkadaşlarıma ilham vermek ve onlardan ilham almak, onların fikirlerinden ve deneyimlerinden beslenmek benim için çok önemli. Yıllarca aynı yerde çalışmış herkese tavsiye ediyorum: Konfor alanınızın dışına çıkın, dışarda hayat var!

Bir yönetici olarak kadınların sektöre ne tür farkındalıklar kattığını düşünüyorsunuz?

Lidio’da kadın istihdamına çok önem veriyoruz. Özellikle yönetici ve karar alıcı seviyesinde oldukça fazla sayıda kadın var. Bu arkadaşlarımız pozitif ayrımcılıkla bu pozisyonlara gelmedi, gerçekten işlerinde iyi oldukları için buradalar. Hepimiz görüyoruz ki toplumsal ve kurumsal gelişim için, ilerlemek için kadınların da yönetim kadrolarında olması artık şart. Daha çok yönetim kurulu üyesi ve daha çok yöneticinin kadın olması tüm toplumu kalkındıracaktır. Aslında kadın ve erkek diye de ayırmak istemiyorum; iş hayatında yükselmek haktır, kadın veya erkek fark etmez, iyi olan kazanmalı. Kadınların bu sektöre kattığı her şey erkeklerin kattıklarıyla eşit seviyede. Bunun yanına kadınlarda olan yüksek EQ (duygusal zeka) avantajını da ekleyebiliriz.

İş hayatında size başarıyı kazandıran etkenler neler oldu?

Ben iş hayatında başarıyı getiren belli başlı 4 odak noktası olduğunu düşünürüm: Yüzde 40 çok çalışmak. Yüzde 30 şans yani doğru zamanda doğru yerde olmak. Yüzde 20 yaptıklarını gösterebilmek. Yüzde 10 da prensiplerinin ve kurallarının olması, aynı zamanda adaptasyona da yatkın olmak.

Tabii kişi kendisini sürekli geliştirmeli ve çokça okumalı. Eğitimler almalı ama yeri geldiğinde eğlenmeyi de bilmeli. Arada bir hiçbir şey yapmayıp deşarj olmakta da yarar var.

Kariyerinin başındaki kadın yönetici adaylarına tavsiyeleriniz ne olur?

Herkesten duyduğum gibi “çok çalışmak” demeyeceğim. İş hayatımın başında bunu bana dediklerinde hiç hoşlanmazdım. Sanki çok çalışmamak gibi bir şansımız varmış gibi! Maddeler halinde şöyle sıralayabilirim:

* Hemcinslerinizi destekleyin. Duygularınızı bir kenara koyup karşılıklı olarak olumlu/olumsuz geri bildirimler verin. Politik olmayı öğrenin. Kendinizi hep bir üst pozisyonda konumlayın, inisiyatif alın.

* Kazandığınız paranın bir kısmını seyahat etmek, dünyada gezilmedik yer bırakmamak için harcayın.

* Her zaman gerçeğin peşinde olun. Gerçek ne ise onu görmeye ve göstermeye çalışın.

* Networking’e önem verin. Erkeklerin en iyi yaptığı şey bu. Siz de bu yönünüzü geliştirin.

* Hiçbir zaman kendinizden ödün vermeyin, özsaygınızı güçlendirin. Bunu kendinizi geliştirip değerinizi keşfederek kazanabilirsiniz.

* Herkesin çalışmak istediği bir takım lideri olmaya çalışın. Ekibinizin işini yaparken mutlaka eğlenmesini de sağlamaya çalışın.

* Hayatı ve kendinizi fazla ciddiye almayın. Dönem dönem herkesin ruh hali değişkenlik gösterebilir. Zaten her şey geçici değil mi?

Lidio için 2021 yılı nasıl geçti, 2022 hedeflerinizi ve beklentilerinizi öğrenebilir miyiz?

2021 bizim için başarılarla dolu geçti. Şu an Türkiye’deki e-ticaret ekosistemine baktığınızda bizim dokunmadığımız firma yok diyebiliriz. Bu beni çok heyecanlandırıyor çünkü müthiş bir potansiyelimiz var. Crossborder (sınır ötesi) iş kolumuzu da genişlettik; dünyanın en iyisi olan firmalarla anlaşmalarımız ve entegrasyonlarımız yolda. Bu projemiz beni özellikle heyecanlandırıyor çünkü yurtdışı iş birlikteliklerimiz ve ses getirecek entegrasyonlarımızla Türkiye’nin dış ticaretini destekliyoruz. Geçen yıl Amsterdam’da düzenlenen Money 20/20 etkinliğinde Lidio’yu anlatırken ülkemizi de temsil ettik. Gerek yabancı yatırımcılar gerekse katılımcı ödeme şirketleri, Türkiye’deki gelişmiş teknolojiye, kaliteli işgücüne gerek teknoloji gerek finans alanındaki bilgi birikimi ve donanıma hayran kaldı. Ekonomik olarak şu an zorlayıcı koşullar içerisinde olabiliriz ama ben Türkiye’nin bankacılık ve FinTek ve teknoloji alanındaki potansiyeline çok inanıyorum. Hepimizin önü çok açık! Tüm bu projeleri hayata geçirirken ekibimizi de büyüttük. Bu büyüme giderek artacak. Sektördeki en deneyimli FinTek ekibine sahip olmanın gururunu yaşıyoruz. Yeni transferlerimizin yolda olduğu haberini de buradan vermiş olayım. Hem yurtdışı hem de yurtiçinde büyük ölçekli işyerleriyle iş birliklerimizi kısa bir süre sonra duyurmaya başlayacağız. 2022 için çok iddialı hedeflerimiz var.

Yoğun iş temponuz arasında, iş ve özel hayat dengesini nasıl sağlıyorsunuz, bize hobilerinizden bahseder misiniz?

Kariyerimin başındayken bu tarz röportajlarda hep “Çok iyi planlama yapıyorum, her anım hesaplı, bu sayede her işe yetişebiliyorum, sabah 6’da kalkıp yogamı yapıyorum” gibi cümleleri çok duyardım. Açıkçası bu söylemleri samimi bulmuyorum. Şahsen ben iş ve özel yaşam arasında dengeyi sağlamakta zorluk yaşıyorum. Hiçbir şeye yetişemiyorum. Zamanımın çoğu aile ve iş hayatı arasında vicdan azabı çekmekle geçiyor. Tüm eforumla her yere ve her şeye yetişmeye çalışıyorum. “Şikayetçi misiniz” derseniz, asla. Çünkü bu yoğunluk ve koşturmadan zevk alıyorum, beni canlı ve genç tuttuğuna inanıyorum. Elbette zorlandığım zamanlar oluyor ama geçeceğini biliyorum. Daha önce de belirttiğim gibi hayatı çok ciddiye almıyorum ve kendimle dalga geçebiliyorum. Her sabah 6’da kalkıp, oğlumu binlerce kez “hadi” diyerek okula hazırlıyorum, sonra bilgisayarı açıp sonsuz toplantılar ve yoğun tempoya dalıveriyorum. Veli toplantıları, oğlumun sınavları, ödevleri derken bazen kendimi kaybettiğimi fark ediyorum. Akşamları iş çıkışlarında seyrek de olsa eşimle baş başa kalma fırsatını değerlendirmeye çalışıyoruz. Eşim de çok yoğun bir tempoda çalıştığı için birlikte olabildiğimiz bu anlar bizim için çok değerli.

Kişisel gelim konusunda, hobi olarak başlayıp zamanla hayatımın bir parçası haline gelen sosyal medya paylaşımlarım var. Yaklaşık 60 bin kişilik katılımcıya ulaştık. Orada gerçek ve sahici olan her şeyi paylaşıyorum. Hem iyileşiyorum hem de kendimce bildiğim iyileşme yollarını anlatıyorum.

Seyahat etmeyi seviyorum. Dünyanın çeşitli yerlerini görmek, keşifte bulunmak, farklı ülkelerde sevdiklerimle birlikte yeni anılar biriktirmek, oranın yerlisiymiş gibi fazla turistik olmayan bölgelerini gezmek, gittiğim ülkelerin mutfaklarını deneyimlemek bana çok iyi geliyor.

Herkes için aileleri ve sevdikleriyle beraber sağlıklı, mutlu, huzurlu, bolluk içerisinde, anlamlı bir sene dilerim. Bir de umut diliyorum herkese. Umut yaşama amacı verir, umut varsa çözüm de peşinden gelir!

 

YORUM YAP

YORUMLAR (0)