Müşterilerin kimliklerini sıra beklemeden nasıl doğrulayabilirsiniz?

Aralık 2021’in sonlarında Resmi Gazete’de yayınlanan ve “tamamen dijital bankaların” önünü açan kararlar ile Türk bankacılığı ve finansal sektör, 2022’de yepyeni bir başlangıç yaptı

BDDK’nın yayınladığı resmi bildiriye göre fintek şirketleri müşterilerine sadece dijital hizmet sunan bankalar oluşturabiliyor. Aksi yönde bir gelişme olmadığı sürece sermayesi 1 milyar TL’den fazla olan bankalar da kredi kurumları olarak hizmet verebiliyor.

Bu düzenlemenin dikkat çeken tek yanı dijital bankaların önünü açması değil. Yeni bir kategori olan “hizmet bankası” terimi de bu regülasyonla hayatımıza giriş yaptı.

BDDK’nın regülasyonuna göre dijital bankalar, Türkiye’deki fiziksel bankalara hizmet sağlayabilecek.
Bireylerin tüm işlemlerini dijital ortamda yapmasına olanak tanıyan bu yenilik, banka hesabı olan veya olmayan herkesin finansal hizmetleri daha fazla kullanmasını sağlayacak. Dijital bankaların “kapsamlı dijital imkanlara sahip geleneksel bankalardan” ayrıştığı nokta ise müşterilerin bu yeni firmalarla “asla fiziksel bağlantı kurmak zorunda kalmaması”. Bu yüzden yeni regülasyona göre dijital bankaların hizmet sürekliliği oranı yüzde 99,8’den düşük olamayacak! Başka bir deyişle, hizmetlerde saatler veya günler süren kesintiler artık tarihe karışacak. Biz de buradan yola çıkarak sıranın veya randevunun neredeyse hiç olmadığı bir dijital banka veya fiziksel bir banka tasarlamaya başladık!

Ancak her an binlerce işleme ev sahipliği yapan bir banka, yeni müşterilerinin kimliğini onları bekletmeden ve kendisini de her türlü dolandırıcılığa karşı korurken nasıl doğrulayabilir? Müşterilerini memnun edecek kadar hızlı nasıl olabilir? Bir banka müşterilerinin bilgilerini nasıl koruyabilir? Bu soruların cevabı her zaman olduğu gibi şimdi de “inovasyon” etrafında şekilleniyor. Bu durumda ise inovasyon “uzaktan dijital kimlik doğrulama” olarak karşımıza çıkıyor.

Dijital kimlik doğrulama konsepti, herhangi bir ürüne veya hizmete dijital kanallar aracılığıyla bir destek almadan veya çok az yardım ile kaydolma fırsatı sunuyor. Dünya adım adım online ortamlara geçiş yapıyor. Bu kapsamda kişisel iletişim de yerini dijitale bırakıyor, işlemlerini çevrimiçi olarak yapmak isteyen kişi sayısı ve bunun için harcanan zaman da artıyor. Bireylerin kimliklerini çevrimiçi olarak doğrulama ihtiyacı ise daha önemli hale geliyor.

Dijital kimlik doğrulama süreci fiziksel kimlik doğrulamaya göre biraz farklı. Dijital kimlik doğrulama için bireyin yanında akıllı telefonun ve kimliğin bulunması yeterli oluyor.

Dijital kimlik doğrulama sistemi, kimliğin doğruluğunu belirlemek için ilk aşamada optik tanıma teknolojisini kullanarak kamera üzerinden kimliği yüksek doğruluk oranıyla tarıyor ve üzerinde yasal olmayan herhangi bir değişiklik yapılıp yapılmadığına bakıyor.

Yapılan geliştirmeler sayesinde bu süreç bir dakikadan kısa sürede tamamlanıyor. Daha sonra kullanıcı selfie çekimi yapmak için kamerasını açıyor ve sistem de görüntüdeki suratın canlılığını tespit edebilen yüz tanıma imkanlarını kullanarak, başvuruyu yapan kişinin gerçekten de kimlikte bulunan ve kaydolan kişiyle aynı olduğundan emin oluyor.

Böylece dakikalar içinde her birey bulunduğu yerden banka hesabı açabiliyor, bir başvuruda bulunabiliyor ve daha birçok işlemi gerçekleştirebiliyor.

Peki güvenlik ve kimlik sahtecilikleri ne olacak? Kimlik, ülkeler ve işletmeler için önemli bir konu haline geldi. Bu yüzden hizmetlere erişimi sağlamak için kimlikleri resmi olarak doğrulayabilmek, gün geçtikçe daha gerekli hale geliyor. Çalıntı veya sentetik/sahte bir kimliğin finansal imkanlara erişmek, mal veya hizmet elde etmek için kullanılması gibi kimlik sahteciliklerinin dünya çapında arttığını da gözlemledik.

Türkiye’deki bankacılık ve finansal hizmet düzenlemeleri de şirketlerin uygun ve etkili bir kimlik doğrulama sistemi oluşturmasını şart koşuyor. Sisteme giriş yaptığı anda kullanıcının önceki başarısız kimlik doğrulama denemelerine dair bilgilendirilmesi, aynı müşteri için aynı anda birden fazla giriş denemesine izin verilmemesi ve müşteriyi uyarmak gibi gereksinimler ise açıkça düzenleniyor.

Kimlik doğrulmak için sadece kullanıcı isimlerinin ve şifrelerin kullanılması, şirketlerin birçok sahteciliğe ve finansal dolandırıcılığa açık hale gelmesine neden oluyor. Ayrıca müşteriler de giriş bilgilerini saklamakta zorlanabiliyorlar ve sıklıkla kendilerini sisteme yeniden doğrulatması gerekiyor ki bu da zaman alıyor ve genellikle başarısız oluyor.

Kimlik doğrulama ise bu problemi, firmayla etkileşime geçen kişinin gerçekten söylediği kişi olduğunu ispatlayarak çözüyor. Bu sebepten ötürü kurumlar iBeta’nın en yüksek seviye testlerinden geçen, ISO ile uyumlu ve sahtecilik saldırılarını durdurabilen çözümler kullanarak önemli faydalar elde edebiliyor.
Kimlik doğrulama alanında gelişmiş teknoloji ihtiyacı, daha da otomatikleştirilmiş KYC çözümleriyle finansal hizmetler sektöründeki kimlik doğrulama sürecine benzer adımlar atmak isteyen ve finansal hizmetler kadar sıkça regüle edilmeyen sektörlerde de gözlemleniyor. Türkiye’deki KYC (Müşterini Tanı, Know Your Customer) düzenlemeleri, aslen Almanya’da görülen regülasyonlarla benzerlik gösteriyor. Hindistan, İspanya ve Portekiz gibi ülkeler de müşterilerin kimlik doğrulamasında benzer yaklaşımlar sergiliyor.

Türkiye’deki dijital bankalar, en gelişmiş kimlik doğrulama çözümleriyle aşağıdaki imkanlara sahip olabiliyor:

● Sahteciliği azaltmak
● Özellikle AML (Kara Para Aklamayı Önleme, Anti Money Laundering) ve KYC
çözümlerini düzenleyen regülasyonlarla ve yasalarla uyumlu olmak
● Kimlik doğrulaması için müşterilerin paylaştığı bilgileri daha iyi güvenlikle
korumak
● Bankacılık sistemini kullanmayan ve mobil cihazlara öncelik veren yeni nesil
kullanıcılarda gözlemlenen trendlere ayak uydurmak
● Farklı kanallardan daha fazla müşteri kazanmak, kimliklerini doğrulamak ve
gerektiğinde yeniden onaylamak.
● Elbette hepsinden önemlisi, müşteri memnuniyeti!

OCR Labs Uluslararası Genel Müdürü Russ Cohn

YORUM YAP

YORUMLAR (0)