Savaş, kripto ekonomi ve dijitalleşme

Rusya-Ukrayna savaşı dijital dönüşümün ayak izlerinin iyi gözlendiği pratik uygulama alanlarından biri haline geldi.

Ekonomist Dr. Bilal Bağış, Ukrayna savaşı ekseninde kripto ekonomiyi ve dijitalleşmeyi AA Analiz için kaleme aldı.

**

Ukrayna savaşı; ödeme sistemlerinin dönüşümü, SWIFT’e alternatifler, merkeziyetsiz finansa ilginin artması, finansta dijitalleşme, kripto paraların kullanımı ve blokzincir değer ve veri dağıtım teknolojilerinin artan ağırlığı nedeniyle yeni bir sürecin de habercisi.

Savaş, dijital dönüşümün ayak izlerinin de iyi gözlendiği pratik uygulama alanlarından biri haline geldi. Geleneksel finansal işleyişin, savaşın karmaşası, belirsizlikler veya yaptırımlar nedeniyle durduğu zamanlar; kripto teknoloji gibi opsiyonlar güvenilir bir alternatif olarak ortaya çıktı. Kripto paralar, özellikle de arkalarındaki blokzincir teknolojisi gibi merkeziyetsiz veri ve değer transfer girişimleri, finansal işleyişi dönüştürmekte.

Savaş döneminde, kripto paralar gibi yakın zamana kadar birçok ülkede hala şüpheyle yaklaşılan bir finansal yeniliğin, bugün insanlığın faydasına ortak bir amaç için zamanlı ve yerinde bir değişim ve transfer aracı olarak etkin ve verimli kullanılabileceği kanıtlanmış durumda. 

Savaş ve yaptırımlar

Ukrayna, krizin başından bu yana sermaye kontrollerine başvuruyor. Nakit para çekimine sınırlamalar getirildi. Kur sabitlendi, piyasada döviz akışlarına sınırlamalar getirildi. Bu sayede, özellikle de ülke içinde ve ülke dışına para transferleri durma noktasına geldi. Nakit çekimi için oluşan kuyruklar; hatta yurt dışından bağışlar ve destek toplayıp, bunu ivedi olarak ihtiyaçlar için kullanma arzusu, zamandan ve kaynaklardan tasarruf sağlayacak yeni yöntem arayışlarını da beraberinde getirdi.

Rusya’da da yaptırımlar, piyasaları izole etmeye başlarken; finansal kontroller ve finansal piyasaların işlemlere tamamen kapatılması birbirini takip etti. Yurt dışına döviz transferlerinin ve menkul kıymet satışlarının yasaklanması gibi sermaye kontrollerine yönelik adımlar da uygulamaya konuldu. Yurt dışına yüklü para çıkarmak yasaklandı. Rusya Merkez Bankası da döviz satışlarını tamamen askıya aldı.

Rus bankalarının SWIFT sisteminden çıkarılması ve Merkez Bankası'na yönelik yaptırımlar, Rusya’nın uluslararası finansal sistem ile bağlarını, rezervlerine erişimini ve ödeme akışlarının gerçekleşmesini imkansız kılacağı için, para biriminin çakılması ve finansal çöküş ihtimali yükseldi. Potansiyel bir finansal çöküş ve 1990’lara dönüş ihtimali, bugün daha sesli dile getiriliyor. Ukrayna ise savaş döneminde, dijital dünyaya yönelik destek çağrısı ile kripto teknolojilerden faydalanmanın yolunu arıyor. Bu kapsamda büyük oranda bir başarı da sağlandı.

Kripto teknoloji

Bu savaş sürecinde yeni bir yöntem ağırlığını adım adım hissettirmeye başladı. Bireyler ve ardından da hükümetler, para transferleri ve yurtdışından bağış toplayabilmek için kripto teknolojilere döndü. Bunun için resmi kripto cüzdan hesapları ve sonrasında da kurumsal sayfalar hazırlandı. Ukrayna hükümeti Mart’ın üçüncü haftası itibarıyla sadece kripto paralar üzerinden 100 milyon doların üzerinde bağış toplamış durumda.

Savaş dönemindeki uluslararası yaptırımlar ve ülkelerin finansal işlemlere engeller koyması ilgiyi bu tür alternatiflere kaydırmaktadır. Ukrayna Savaşı bu doğrultuda uluslararası para transfer sistemi SWIFT ve ABD’li kartlı ödeme sistemlerine alternatif arayışlarıyla birlikte; kripto paraların da geleneksel transfer sistemlerinin yerini tutabileceği tartışmalarını da gündeme taşıdı.

Şüphesiz, kripto paraların, savaş dönemlerinde kullanımının önemli avantajları olacaktır. Her şeyden önce kripto paralar, transfer kolaylığı ve güven sağlıyor; işlemler, dijital ağlarla takip edilebiliyor. Kripto paraların işlem hızı ve daha etkin bir transfer yolu sağlaması, değer kayıplarından kaçınmak ve transferler maliyetini aşağı çekmesi yönleriyle de avantajlı. Dahası kripto paralar, konvansiyonel finansal ve bankacılık işlemlerinin tamamen durduğu veya engellendiği dönemlerde alternatif veya paralel bir transfer metodu da sunuyor. Savaş dönemlerinde ulusal kağıt paralara talebin zayıflaması, aşırı yüksek enflasyon ve dövize ilginin aşırı artışın getireceği ekstra sorunlar da kripto para alternatifi ile bir ölçüde engellenmiş olur.

Savaşın dijital boyutu

Özellikle de Ukrayna, dijitalleşmenin ve kripto teknolojilerin avantajlarını sonuna kadar kullanacak gibi görünüyor. Bu dijitalleşme süreci, tıpkı Çin’in dijital Yuan (e-CYN) projesinde olduğu gibi Ukrayna’nın dijital para birimine geçişini de kolaylaştıracaktır. Ukrayna hükümetinin, savaş sürecini avantaja çevirerek, kendi NFT’lerini çıkarma planları ile dijitalleşme trendi hızlanmış olacaktır.

Paralel bir dijital finansal sistem oluşturulması, savaş gibi olağanüstü durumlarda, ülkenin dışarıya açılması ve dış dünyadan mal ve hizmet gibi ihtiyaçların daha ivedi teminini sağlar. Dahası, özellikle de merkezi bir otoritenin rolünün dağıtık hale gelmesini sağlayan blokzincir teknolojisi, merkeziyetsiz finans gibi alternatif teknolojiler, konvansiyonel yaptırım süreçlerini de anlamsız hale getirir.

Ukrayna, bu doğrultuda, kripto para piyasasını yasal hale getiren ülkeler arasına katıldı. Savaş döneminde, ortaya çıkan bu ihtiyaç, hızlı ve yenilikçi yaklaşımlar arzusu, kripto paralara Ukrayna’da da yasal bir altyapı sunarak, sektörün, savaş sonrasında da Ukrayna ekonomisinde önemli yer tutmasını sağlayabilir. Dijital finansal dönüşüme, özellikle de savaş süreci ve sonrasındaki toparlanmanın ilk dönemlerinde çokça ihtiyaç duyulacaktır.

Bunun yanında dijital dönüşüm ve kripto teknolojilerle işlem yapmak için de teknolojik ekipman, elektrik kaynağı ile iyi bir internet altyapısı da yaygın problemlerin başında gelmektedir. Örneğin, Ukrayna’da sağlam internet altyapısı için, Starlink internet terminalleri kurulmuş durumdadır. Starlink, Ukrayna yönetimi tarafından da aktif olarak kullanılmaktadır.

Alternatif ödeme sistemleri

Ödeme sistemlerinin dönüşümü de finansal dönüşümün önemli bir başka bileşenidir. ABD’li kartlı ödeme sistemleri Visa, Mastercard ve Amerikan Express’in Rusya’daki operasyonlarını durdurmasının ardından, Asya ve Doğu'da Mir-UnionPay kartlarına geçiş de savaş sonrası çıktılar arasında sayılabilir.

Çin’in UnionPay ödeme sistemi gibi Rusya’nın Mir ulusal ödeme sistemi de önemli bir bölgesel oyuncu olabilir. Mir-UnionPay entegrasyonu, Rusya’da ve daha genelde de Asya’da Çin etkisini artıracaktır. Bu da ABD menşeli büyük ödeme sistemlerinin küresel gücünü ve pazar paylarını azaltacaktır.

Rusya’nın, 2014’teki Kırım işgali sonrası oluşturmaya başladığı (SWIFT’e alternatif) yeni transfer sistemi SPFS’in de finansal altyapısı güçlendiriliyor. Çin de kendine ait (CIPS adlı) bir transfer sistemi oluşturmuş durumda. Rusya ve Çin, dolar bazlı ve SWIFT öncülüğünde gerçekleştirilen uluslararası ticaret sistemine alternatif bir sistem inşa ediyor. Dolayısıyla da Ukrayna Savaşı, geri planda, SWIFT’e alternatif uluslararası ticaret sistemleriyle, küresel finansal mimaride yeni bir dönüşüm sürecini getirebilir.

Finansın dönüşümü

Ukrayna Savaşı ile alternatif SWIFT sistemlerine ek olarak, kripto para teknolojisi ve blokzincir altyapısı, ana finansal transfer yöntemlerinden biri haline geldi. Kripto paraların, konvansiyonel transfer sistemlerine önemli bir alternatif sunduğu kesin. Ancak onun yerini alması temel yapısal sorunlar nedeniyle şimdilik pek kolay değil. Blokzincir teknolojisi ise hala önemli bir alternatif altyapı ve çıkış yolu sunuyor.

Kripto paralar gibi yakın zamana kadar, birçok ülkede şüphe ile bakılan bir finansal, teknolojik yenilik ise iyi bir amaç için, zamanlı ve yerinde bir değişim ve transfer aracı olarak etkin ve verimli kullanılabileceğini kanıtlamış durumda. Ancak aynı aracı ve teknolojiyi Rusların da yaptırımlardan korunmak için kullanabileceği gerçeği, regülasyonun ve denetimin önemine işaret ediyor. Nitekim kripto borsalar hala Rus kullanıcılara bu platformlara erişimi kesmeyi reddediyor. Finansal dönüşümün kendisi ise kaçınılmaz. (AA)

YORUM YAP

YORUMLAR (0)