TL en hareketli döneminde

Türk Lirası dolar karşısında dalgalı kur rejimindeki en sert hareketleri son dönemlerde yaşıyor. Dolar/TL'nin günlük işlem aralığı yüzde 18'i aşarken analistler yeni ekonomi programı çerçevesinde volatilitenin devam etmesini bekliyor

Doların Türk Lirası karşısındaki değer kazancı Merkez Bankası'nın geçen haftaki iki doğrudan müdahalesine rağmen sürüyor. Son 14 iş gününde dolar/TL'de en yüksek ve en düşük fiyattan hareket arasındaki dalgalanma yani volatilite 2001 ve 2018 yıllarında yaşanan kur ataklarındaki zirve seviyeyi görmese de hiç bu kadar uzun süren bir oynaklık yaşanmamıştı. 2001'de yüzde 28,4, 2018'de yüzde 22,8 olan doların tek günlük değer kazanımı takip eden günlerde alınan önlemlerle sakinleşmişti. 23 Kasım’da tek günde yüzde 18,8, 24 Kasım'da yüzde 13,4, 1 Aralık'ta yüzde 11,6 dalgalanan Türk Lirası'nda en düşük en yüksek fiyat arası fark da 1.5-2 liraya kadar çıktı.

Hükümetin ve Merkez Bankası’nın düşük faiz politikasında ısrarlı olduğu, yüksek enflasyon ve değer kaybı yaşayan Türk Lirası’na karşı adım atılmayacağının piyasa tarafından anlaşılması bir süredir Türk Lirası’nda sert volatilite yaratıyor. Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu’nun 8 Eylül’de çekirdek enflasyona işaret edip eylül Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında başlattığı faiz indirimi döngüsünün haftaya 16 Aralık’ta yapılacak aralık PPK’sında da sürmesi bekleniyor. Bugüne kadar üç toplantıda 400 puanlık indirimle politika faizi yüzde 15’e çekildi. Piyasa beklentisi aralıkta da 100 baz puan daha indirimle yılın yüzde 14 politika faiziyle tamamlanması yönünde. Ancak geçen hafta cuma günü açıklanan kasım ayı enflasyon verisinin yüzde 21,31 ile üç yılın zirvesinde açıklanması Türk Lirası’nda yeniden değer kaybına yol açtı. Enflasyonda beklentiler yüzde 30 seviyesine çıkılması yönünde şekillenmeye başladı.

Yüksek enflasyona karşılık faiz indirimlerinin süreceği mesajını veren Merkez Bankası geçen hafta 2014 yılından bu yana ilk kez doğrudan satım yoluyla piyasaya iki gün müdahale etti. Açık olarak kur hedefi olmadığını vurgulayan Merkez Bankası döviz kurlarında görülen sağlıksız fiyat oluşumları nedeniyle müdahaleyi gerçekleştirdiğini açıkladı. Bu iki müdahalede yapılan döviz satışı piyasa kaynaklarından alınan bilgiye göre yaklaşık 1.2 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Merkez Bankası’nın swap hariç net döviz rezervlerinin eksi seviyede olması satış yönündeki müdahalelerin de gücünü zayıflatıyor. Özellikle cuma günü yapılan müdahale de kurumsal talebin çok güçlü olması nedeniyle çok etkili olamadı. Dolar/TL haftayı 13.70 liradan tamamlarken gün içinde 13.92 liraya kadar yükseldi.

Sona ermesi beklenmiyor

Merkez Bankası’nın da dikkat çektiği ve yaklaşık 8 yılın ardından doğrudan satım müdahalesiyle piyasaya girmesi gibi son dönemde geçmiş yıllarda görülmeyen bir volatilite yaşıyor dolar/TL. Günlük olarak 2001 krizi ve 2018 kur atağından sonraki dalgalı kur rejimindeki en sert dalgalanmalar son haftalarda yaşandı. Ve analistler geçmiş dönemlerin aksine bu dalgalı seyir ve değer kaybeden TL için bir hamle gelmeyecek ve Merkez Bankası’nın faiz silahını kullanmayacağının piyasa tarafından kabul görmüş olması nedeniyle de volatilitenin sona ermesi beklenmiyor.

Haftalık harekette de son dönem yine en sert dalgalanmaları yaşandı. Yine 2001 krizi ve 2018 kur atağındaki haftalık yüzde 30'ları aşan sert hareketler 22 Kasım haftasında da yüzde 23,1 ile ilk sıralarda yer aldı. Aylık volatilite hesaplandığında ise 2018 Ağustos'unun ardından en sert volatilite Kasım 2021'de gerçekleşti. 2018 Ağustos'ta aylık doların değer kazancı yüzde 47,02 iken Kasım 2021'de bu oran yüzde 46,6 oldu.

IMF’den ‘çıpasını kaybetme ihtimali’ uyarısı

Uluslararası Para Fonu (IMF), ABD başta olmak üzere artan enflasyonist baskılara ve Omicron varyantının sebep olduğu belirsizliklere işaret ederek, ABD para politikasının enflasyon risklerine daha fazla odaklanması gerektiğini belirtti. ABD'de uzun dönem enflasyon beklentileri artsa da tarihi ortalamalara yakın seyrettiğini ve çıpasını koruduğunu belirten IMF, Euro bölgesinde de enflasyon beklentilerin yükseldiğini ancak Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) yüzde 2'lik enflasyon hedefi çıpasına daha yakınlaşacak gibi gözüktüğünü ifade etti. IMF, Türkiye'nin ise istisna teşkil ettiğini, "yükselen enflasyona rağmen gevşetilen para politikasıyla birlikte" enflasyon beklentilerinin "çıpasını kaybetme" ihtimalinin belirdiğini belirtti. IMF'den yapılan açıklamada çekirdek enflasyonun artışında artan talep, tedarik sürecinde yaşanan sıkıntılar ve ücret baskıları gibi birçok sebebin yattığı ifade edildi.

Moody's Türkiye'nin kredi notunu teyit etti

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's'ten yapılan açıklamada, Türkiye'nin uzun vadeli yerel ve yabancı para cinsinden kredi notunun teyit edildiği bildirildi. Açıklamada, Türkiye'nin kredi notunun "B2" olarak teyit edildiği, not görünümünün ise "negatif" olarak korunduğu kaydedildi. Moody's'in açıklamasında Türk lirası üzerindeki mevcut baskıdan bağımsız olarak, brüt ve net bazda döviz rezervlerinin kademeli olarak yeniden yapılandırılmasını destekleyen düşük cari açık nedeniyle Türkiye'nin temel dış kırılganlık riskinin azaldığına işaret edildi. Türkiye'de özel sektörün para birimi dalgalanmalarına karşı göreceli bir esneklik gösterdiği belirtilen açıklamada, Türkiye'nin kamu maliyesinin nispeten güçlü kalmasının beklendiği ifade edildi. Açıklamada, iç talep yerine ihracatın Türk lirasındaki değer kaybından yararlanarak 2022'de büyümeye daha güçlü katkı yapmasının muhtemel olduğu aktarıldı. Türkiye'nin büyük ve çeşitlendirilmiş ekonomisi olduğuna işaret edilen açıklamada, ülke ekonomisinin bu yıl yüzde 11 büyüyeceği tahmin edildi. Moody's kasım ayında yayımlanan Küresel Makro Görünüm Raporu'nda, Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 9,2 büyüyeceğini öngörmüştü. Açıklamada, Türkiye ekonomisinin 2022'de ise yüzde 4 büyüyeceğinin tahmin edildiği belirtildi. Şebnem Turhan/Dünya

YORUM YAP

YORUMLAR (0)