Piyasadaki 200 TL’nin “inanılmaz” artışı!
Prof. Dr. Binhan Elif Yılmaz, ‘200 TL’lik banknotun evrimi’ni yazdı. Yılmaz, “Bir üst kupürlü banknota geçilmesini gerektiren nedenler çoktan oluştu. Ama sürekli olarak kupür arttırarak da her şeyin düzeleceği iddia edilemez” değerlendirmesini yaptı.

Prof. Dr. Binhan Elif Yılmaz, 200 TL’lik banknotun tedavüle çıktığı günden bu yana evrimini anlattı. 200 TL’nin değerinin yanında piyasa hacmini de grafiklerle anlatan Yılmaz, daha büyük banknotların da ekonomideki sorunlara çözüm olmayacağını aktardı. Yılmaz’ın T24’teki "200 TL’lik banknotun evrimi" başlıklı yazısı şu şekilde:
“Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Türkiye'de para basma ve ihraç yetkisine sahip tek bankadır. Banka, farklı emisyon gruplarında ve farklı tertiplerde banknot ihracı gerçekleştirir. 2009 yılının başından günümüze hâlâ en büyük kupürlü banknotumuz 200 TL.
“Ömrünün bu kadar uzun olacağını kimse tahmin edemezdi”
Bu banknotlar dolaşıma girdiği o ilk günlerde, ömrünün bu kadar uzun olacağını, diğer banknotları neredeyse dolaşımdan iteceğini, özellikle son üç-dört yılda o kadar hızlı değer kaybedeceğini sanırım kimse tahmin edemezdi.
2009 yılında 200 TL’lik banknotla yaklaşık 70 litre benzin alınıyordu, bugün 4 litre bile alınamıyor. Ortalama sarfiyatı olan bir otomobil ile 200 TL benzin alarak 1200-1300 km yol kat edilebiliyordu, bugün ise 200 TL’lik benzin aldığınızda deponun ışığı sönmüyor bile. “Ben hep 50 TL’lik alıyorum” diyenler şimdi ne yapıyorlar acaba?
En büyük kupürlü paranın satın alma gücü nasıl azaldı?
Elimizdeki en büyük kupürlü paranın satın alma gücünün nasıl azaldığını görmek için enflasyondaki ve kurdaki değişime bakalım. 200 TL'lik banknotlar 2009'un ilk gününde tedavüle çıktığında küresel krizin etkisiyle ekonomimiz yüzde 4,7 oranında küçülmüştü, enflasyon oranı yüzde 6,5'di ve Dolar/TL 1,52 idi. İzleyen yıllarda 2009-2017 yılları arası ortalama enflasyon oranı yüzde 6 olarak gerçekleşirken, 2017 Dolar/TL ortalaması 3,64 oldu. Bu süreçte 200 TL'likler en büyük kupürlü banknot olmaya devam etti.
2018 sonrası ekonomide biriken riskler sonucu enflasyon çift haneleri gördü. İlki 2018 yılının ikinci yarısında olmak üzere, ardından yeni ekonomi modeli denemesinde defaten ve genel seçim sonrası günlerde de kur atakları oldu. Haziran 2023’te Dolar/TL 24'e dayandı. Bugün Dolar/TL 40 TL’yı aşmakta ve en büyük kupürlü ve alım gücü ilk çıktığı yılla kıyaslanmayacak düzeyde erimiş olan banknot, yine 200 TL.
8,5 milyon adet tedavüle çıktı: 3,5 milyar adede ulaştı
İlk 200 TL'lik banknotların basıldığı günden bugüne aradan geçen 16,5 yılda TL, Dolar karşısında inanılmaz değer kaybetti. Enflasyon Ekim 2022’de yüzde 85,5’u, Mayıs 2024’te yüzde 75,5’i gördü.
Sonuçta her bir banknot düzeyinde alım gücü erirken, piyasada dolaşan 200 TL’lik banknot sayısı giderek yükseldi. Şimdi süreci Grafik 1’den adet bazında inceleyelim:
200 TL’nin banknotun adet bazında yaygınlaşması ilk başlarda yavaştı. Örneğin ilk tedavüle çıktığında 8,5 milyon adet basıldı. 2016 yılında sayısı 150 milyonu geçti. Dolayısıyla yedi yıl içinde 200 TL’lik banknot sayısı 18 kat artmış oldu. 2019’dan itibaren basımı çok hızlandı, 2022 itibariyle ise keskin bir şekilde yükseldi. Şubat 2023’te dolaşımdaki 200 TL’lik banknotlar 1 milyarı aşarken günümüzde 3,5 milyar adete ulaşmış durumda.
100 TL enflasyona yenildi
Bu arada 100 TL’lik banknotlar 2013–2021 arasında çok yaygın olmasına rağmen enflasyona yenilmeye başladı. 2022’den sonra varlığı yavaş yavaş azaldı. 2023 Haziran ayında dolaşımda aynı sayıda 100 ve 200 TL’lik banknot vardı (1,5 milyar adet) ama günümüzde 200 TL'nin çok gerisinde kalmış durumda.

Grafik 1’deki görünümün ve yorumlardaki rakamların önemli bir özelliği var: Dolaşımdaki 100, 50, 20 ve 10 TL gibi banknotlar, artık enflasyon karşısında erirken ihtiyaçları karşılamada yetersiz kalıyor ve basılmamaya başlıyor, sonuçta 200 TL’lik banknotların sayısı da giderek artıyor.
Yıllara göre dolaşımdaki banknotların toplam değeri içinde 200, 100 ve diğer banknotların paylarını da Grafik 2’den görebilirsiniz. En büyük kupürlü banknot olan 200 TL’nin (pasta payı mavi olan) tedavüldeki payı son beş yılda büyük hızla artıyor ve hızla yaygınlaşıyor.

Toplam dolaşımdaki paranın 2009’da sadece yüzde 15,8’i 200 TL'lik banknottu. Yaklaşık on yıl sonra dolaşımdaki payı yüzde 30’u aştı. Ancak ne olduysa son üç-dört yılda oldu (yukarıda nedenlerini anlattım). Özellikle 2020 sonrasında dramatik bir artış ortaya çıktı. Bu da enflasyonun etkisini yansıtan güçlü bir işaret.
Banknotların toplam tutarının yüzde 85,3’ü 200 TL
Artık günümüzde dolaşımdaki banknotların toplam tutarının yüzde 85,3’ünü 200 TL’lik banknotlar oluşturuyor. Diğer bir söyleyişle, tedavüldeki banknotların toplam değeri günümüzde 806 milyar TL ve bu tutarın 687,5 milyar TL’lik kısmı 200 TL’lik banknot.
Diğer yandan paranın basım maliyeti var. Kâğıt paranın basım maliyetini minimumda tutmak için en büyük kupürlü banknot basılıyor. Sonuçta giderek 200 TL’likler daha çok basılıyor, çünkü 200 ile 10 TL’nin basım maliyeti hemen hemen aynı.
Daha büyük kupürlü, örneğin 500 ve 1.000 TL’lik banknotun dolaşıma girmesi bir ekonomik gereklilik. Yine de siyasi karar alıcılar bunu riskli görüyorlar büyük olasılıkla. Çünkü sürekli olarak “dezenflasyon süreci” söylemi gündemde tutuluyor. Yeni büyük kupürlü banknot basımı, karar alıcılar nezdinde bu söylemle çelişir ve enflasyonun varlığı ve yıpratıcılığının görünür olmasına neden olur diye bu konuda adım atılmıyor olabilir.
Psikolojik faktör
Daha yüksek kupürlü banknot basılmasının önündeki bir başka faktörün psikolojik olma olasılığı yüksek. Bugün en düşük emekli maaşı 16.881 TL. Bir emekli bankadan maaşını çektiğinde 84 adet 200 TL’lik bir para demetini eline alacak, hatta say say bitiremeyecek. Eğer 500 TL’lik banknot çıkarsa eline daha az, 33 adet banknottan oluşan ve daha ince bir para demeti geçecek. Bu da psikolojik olarak maaşının enflasyon karşısında erimiş olduğunu göstermiş olacak (ki zaten erimiş durumda). Ama hâlâ 200 ve 100’lükler kullanılarak oluşturulan para demeti göz dolduracağı için sanki satın alma gücü daha yüksekmiş algısı devam edecek.
Alım gücünün düşüşü ve fiyatların artışıyla birlikte hepimiz daha da fazla dolaşımdaki büyük banknotu taşıyoruz, operasyonel ve saklama maliyetleri sadece bireyler değil, finansal kurumlar nezdinde de artarak devam ediyor. Bir üst kupürlü banknota geçilmesini gerektiren nedenler çoktan oluştu. Ama sürekli olarak kupür arttırarak da her şeyin düzeleceği iddia edilemez. Asıl olan artık enflasyonu, riskleri, siyasi tansiyonu düşürmek ve ekonomiyi istikrara kavuşturmak."
Yorumlar
0 yorumHenüz yorum yok.
