“Surda delikler açmaktan vazgeçelim artık!”
Onur Alver, Türkiye’de ödeme sistemlerinin, kartlı ödemelerin doğuşuna tanıklık etmiş, sektörün en deneyimli isimlerinden biri. Onun kurduğu Verisoft da 40 yıllık geçmişiyle sektörün en köklü şirketleri arasında yer alıyor. Yeni nesil ÖKC, EFT POS dönüşümü, VUK 507 deyince sektörün duayenlerinden Onur Alver’e de söz vermemek olmazdı. İşte Alver’in görüş, değerlendirme ve çözüm önerileri...
İlgili Etiketler

PSM // ÖZEL HABER
Yeni nesil ÖKC özelliği taşımayan EFT POS cihazlarının piyasadan toplatılma kararını nasıl yorumlarsınız? Başta bankalar olmak üzere ilgili kesimleri nasıl etkileyebilir? Öngörülen sürede karar uygulamaya geçirilebilir mi?
2013 yılında gelen yeni nesil ÖKC ile beraber gelen etkin takip sayesinde yasal olarak kullanılması mümkün olmayan basit POS cihazları büyük ölçüde engellenmiş ve sürekli online bağlantılı ve mali onaylı fiş kesen cihazlar yaygınlaştırılmıştı. Bu sayede vergi kayıp ve kaçağı ortadan kaldırılmaya başlamıştı. Eskiden nakit veya kart çekip bunun yanında fiş veya fatura kesmeyen işletmeler disiplin altına girmişti.
Ancak art arda gelen seçimler, referandumlar, darbe girişimi gibi nedenlerle öncelikler değişince bu konunun takibi bırakıldı. Önce ikinci faz olan büyük mağazalarda kullanılan yazarkasalara bir esneklik getirilerek basit POS ve PIN PAD cihazlarına yol verildi. Daha sonra bu delikten ilerlenerek tekrar piyasada çok sayıda basit POS kullanımının tekrar yaygınlaştığı görüldü ve bugün geldiğimiz noktaya gelindi.
Sorun ayrıca sadece bundan da ibaret değil. Yeni nesil ÖKC kullanan birçok işletmenin yüzde 0 KDV, yüzde 1 KDV gibi oranlı fişler kestiğini ve bunları yapan işletmelerin yapılan ihbarlara rağmen bu faaliyetlerini hiç çekinmeden devam ettirdiklerini gözlemliyoruz.
Bildiğiniz gibi perakende işletmelerdeki yeni nesil ÖKC kullanımı zorunluluğu gibi B2B çalışan şirketlerimize de e-fatura zorunluluğu getirilmiştir. Büyük işletmeler kendi bünyelerinde, KOBİ’ler de e-fatura entegratör firmaları üzerinden tüm faturalarını e-fatura olarak kesiyorlar ve anında online olarak bu faturaların iz kayıtları GİB sunucularına iletiliyor.
2019 yılında yayınlanan VUK 507 tebliği ve onu izleyen VUK 509 ile ödeme kaydedici cihazlara çok büyük esneklik ve etkinlik sağlayacak bir altyapı sunulmuştu. Böylece, 2013 yılında yeni nesil ÖKC ile hedeflenen ancak hiçbir zaman gerçekleşmeyen yapılan tüm işlemlerin gerçek zamanlı olarak çevrim içi iletimi e-fatura entegratör firmalara yönlendirilerek hayata geçirilmişti. Güvenli Mali Uygulama (GMU) ve Merkezi Yönetim Sistemi (MYS) ile modern bulut tabanlı bir yazarkasa sistemi olan VUK 507/508 açık Android işletim sistemli POS cihazlarında çalışabiliyor. Ayrıca cihazlar üzerinde yeni nesil ÖKC cihazları gibi bir miskal bellek olması gereğini, zahmetli ve maliyetli TÜBİTAK sertifikasyonları yerine KPMG veya EY tarafından denetlenen son derece modern bir sistem kurulmuş oldu. Açık işletim sistemi sayesinde işlevsel üçüncü parti uygulamalar geliştirmemizi sağlayan; QR ödeme, biyometrik ödeme ve yeni dijital ödeme yöntemlerine açık mükemmel bir altyapı oluşturuldu.
Bugün ülkemizde e-Devlet uygulamasının, TCMB IBAN esaslı açık bankacılık ve hızlı ödemelerinden, pasaport için başvurduğumuz andan itibaren daha Nüfus Vatandaşlık İşleri Dairesi’nden çıkmadan telefonumuza “pasaportunuz basılmış ve PTT Kargo’ya verilmiştir” mesajını alıp 2-3 gün sonra pasaportumuzu elimize alabiliyorsak, etkin ve adil bir vergilendirme altyapısının tesis edilerek, işletilmesi için bireyler, şirketler ve devlet olarak bu kararların arkasında durmalıyız ve her noktaya yaygınlaştırılmasını desteklemeliyiz.
Bu karar maalesef çok gecikmiş de olsa doğrudur. Elbette sulandırmak ve geciktirmek isteyenler olacaktır. Hedeflere ulaşmak için bir miktar ilave süre gerekebilir ama etkin takip ve teşviklerle 6 ay ila 1 yıl içerisinde tüm basit POS cihazları ortadan kaldırılabilir. Diğer taraftan, zaten birçok cihazın PCI kuralları gereği sertifikasyon süreleri de doldu.
“ÇOĞU EKONOMİK ÖMRÜNÜ TAMAMLAMIŞ DURUMDA”
Söz konusu cihazların yeniden ekonomiye kazandırılması için VUK 507 dönüşümü söz konusu olabilir mi?
Söz konusu cihazların çoğu çoktan ekonomik ömrünü tamamlamış durumda. Dolayısıyla VUK 507 kapsamında kullanılabilecek cihazlar değil. Olsa bile bu kadar farklı cihazın tekrar VUK 507 GMU yazılımlarının geliştirilerek KPMG ve/veya EY sertifikasyonlarından geçirilmesi külfetine kimsenin katlanabileceğini düşünmüyoruz. Zaten bu tür cihazlar bu yazılımları geliştirmeye de uygun değil.
Nasıl kaset, plak yerini CD ve DVD’ye bırakmış ve bugün YouTube ve Spotify varken artık hiç kimse CD veya DVD kullanmıyorsa tek amacı kayıt dışı ekonomiyi devam ettirmek için basit POS cihazlarında ısrar etmemeliyiz. Yine nasıl ki noterler sürekli formları onaylayamadığı için gelir kaybediyor diye e-faturadan geri dönmeyi düşünmüyorsak, QR kodu göstererek uçağa biniş kartı almadan binebiliyorsak, büyük emekler harcanarak geliştirilen yazılım ve sistemleri geciktirmek veya boşa çıkartmaya gayret etmekten vazgeçmeliyiz.
Başta Uzakdoğu olmak üzere birçok ülkede artık mobil uygulamalar, fiziki cihazların yerini alıyor. Türkiye’deki yeni nesil ÖKC cihazlarının değişim-dönüşüm talebini yeterince karşılayabildiğini düşünüyor musunuz?
Mobil uygulamaların çalışabilmesi için Android veya iOS esaslı telefon veya tablet gerekiyor. Donanımı olmadan çalışan bir dijital uygulama söz konusu olamaz. Dolayısıyla eğer bu gibi özelliklerden en kısa sürede faydalanmak istiyorsak, piyasaya dağıtılmış bu kapalı sistem eski nesil POS cihazları yerine hızla Android/iOS esaslı açık sistem, büyük, dokunmatik ekranlı, kameralı, video ve biyometrik yetenekleri olan VUK 507/509 altyapısına geçmemiz gerekir. Uzakdoğu’da bahsedilen WeChat, Alipay, QR, ultrasonik, yüz tanıma veya parmak/avuç içi ödemeler, App 2 App uygulamalar hep VUK 507/509 için sunulan Android/iOS cihazlar üzerinde çalışıyor.
Daha önce yeni nesil ÖKC ikinci faz için NCR, Diebold Nixdorf, Toshiba gibi büyük perakendeci ve mağazalarının ERP entegrasyonları yazarkasalarının geçişi sırasında son dakikada yapılan sulandırma sonucu bu firmaların aylarca uğraşarak geliştirdiği TUBİTAK onaylı cihazları için yaptıkları yatırımlar çöpe atıldı ve surda açılan bu gedikten giderek yeni nesil ÖKC POS cihazları yerine tekrar basit POS cihazları kullanımı yaygınlaşarak hedeften şaşıldı.
Bugün de VUK 507/509 ile e-fatura entegratörleri üzerinden e-fatura ve e-arşiv fatura veren Android POS cihazlarına yapılan Güvenli Mali Uygulama ve Merkezi Yönetim Sistemi yatırımları benzer şekilde ziyan edilmemelidir.
Ödeme sistemleri dünyasında PCI acımasız şekilde sürekli çıtayı yükseltiyor ve 5 yılda bir tüm HSM ve POS cihazlarını bir üst seviyeye çıkarıyor. Kovid-19 salgını süreci sırasında uzatma verilen PCI Key Block dışında sürekli çıta yükseltiliyor.
Bunun ötesinde tüm ödeme dünyasını kökten değiştirecek ISO-20022 standardı geliyor ve bu yeni standarda en uygun cihazlar da VUK 507/509 için kullanılan Android ve 4G/5G hızlı internet altyapısı olacaktır. Benzer şekilde hızla yapay zekâ uygulamaları hayata geçiyor ve bunları eski nesil ödeme cihazlarıyla yapmamız mümkün değil.
Özetle, hepimizin çok acı şekilde etkilerini yaşadığımız enflasyondan kurtulmak için devletimizin vergi gelirlerini adaletli ve her alana yaygınlaştırarak tahsil etmesi gerekiyor. Bu bağlamda artık taksiciler başta olmak üzere hiçbir götürü vergilendirme türü olmadan tüm işlemler doktordan dişçiye, eczaneden bakkala, pazardan emlakçıya artık her noktada kartlı veya uygulamalar arası IBAN ile muhakkak kaydi olarak yapılmalı ve kart kullanımı yaygınlaştırılarak nakit kullanımı tamamen ortadan kaldırılmalıdır.
İlgili Etiketler
Yorumlar
0 yorumHenüz yorum yok.
