Veri merkezlerini değer merkezlerine dönüştürmenin tam zamanı!
Türkiye, 400 MV civarındaki toplam veri merkezi kapasitesiyle Polonya ve Çekya seviyesinde. Orta Avrupa ligi ortalaması 500 MV. 2.000 MV’lik Almanya ve 1.500 MV’lik Hollanda’nın dahil olduğu Batı Avrupa ligi ise bu alandaki potansiyelin ne denli yüksek olduğunu gösteriyor...
İlgili Etiketler

PSM // ÖZEL HABER
Dijital çağda veri merkezlerini yalnızca altyapı olarak görmemek gerekiyor. Bunlar aynı zamanda ülkenin dijital bağımsızlığını, ekonomik büyümesini ve inovasyon gücünü taşıyan stratejik değer merkezleridir.
TÜBİSAD olarak bizler, üyelerimiz arasında yer alan veri merkezi firmaları ve yönetim kurulumuzda bu alanı temsil eden sektör liderleriyle birlikte, bu stratejik önemi güçlü biçimde savunuyoruz. Çünkü Türkiye’nin geleceği, veriyi yalnızca depolayan değil, işleyen, dönüştüren ve ekonomik değere çeviren bir ekosistem kurmaktan geçiyor.
Veri merkezleri neden değer merkezidir?
• Ekonomik katkı: Türkiye’de veri merkezi sektörü halihazırda 1 milyar dolar düzeyinde bir ekonomik büyüklük yaratıyor ve binlerce kişilik istihdam sağlıyor. Bu büyüklük yalnızca başlangıç.
• Dijital ekosistemin temeli: Bankacılıktan e-ticarete, üretimden yapay zekâya kadar tüm dijital hizmetlerin kalbi veri merkezlerinde atıyor.
• Bölgesel güç: Türkiye, Avrupa-Orta Doğu-Afrika üçgeninde stratejik bir konuma sahip. Veri merkezleri sayesinde İstanbul, yeni dijital İpek Yolu’nun merkezlerinden biri olma yolunda. Özellikle bulut ve yapay zekâ platformları açısından Ankara ve çevresi de alternatif bir bölge haline gelmeye başladı.
• Yüksek işlem gücü: Yapay zekâ çağında yalnızca depolama değil, GPU/TPU tabanlı yüksek işlem gücü sağlayan merkezler Türkiye’nin küresel rekabette öne çıkmasını sağlayacak.
• Güçlü yanımız: Türkiye, bölgenin en güvenlikli, en ölçekli ve en yetkin ülkesi olarak veri merkezi yatırımlarında en cazip adreslerden biri.
Dijital ekosisteme etkisi
Veri merkezleri, inovasyonun ve girişimciliğin büyüme zemini. Startup’ların ölçeklenebilmesi, üniversitelerin araştırmalarını küresel standartlara taşıyabilmesi ve yerli teknoloji şirketlerinin dünyaya açılabilmesi için güvenilir, yüksek kapasiteli, düşük gecikmeli altyapıya ihtiyaç var.
• Bulut ve yapay zekâ ekosistemi: Yüksek işlem gücüne sahip veri merkezleri, yapay zekâ algoritmalarının geliştirilmesi ve çalıştırılması için kritik.
• Bölgesel konum: Türkiye, Avrupa–Orta Doğu–Afrika üçgeninde stratejik bir köprü. İstanbul, yeni dijital “Silk Road”un (İpek Yolu) merkezlerinden biri olma yolunda ilerliyor.
• Dijital bağımsızlık: Yerli kapasite artırıldıkça, Türkiye küresel oyunculara bağımlılığını azaltıyor, kendi ekosistemine güvenlik ve sürdürülebilirlik kazandırıyor.
Ekosistem zenginliği: Girişimlerden kurumsallara
Veri merkezleri, yalnızca kurumsal firmaların değil; girişimlerin, KOBİ’lerin ve üniversitelerin de büyüme zemini. Bu merkezler;
• Startup’ların hızlı ölçeklenmesini,
• Kurumsal firmaların güvenle dijitalleşmesini,
• Farklı dikeyleri bir araya getiren zengin bir ekosistemin gelişmesini mümkün kılıyor.
Türkiye’nin dijital geleceği, işte bu çeşitliliği besleyen ortak zeminle güçleniyor.
İhracat ve küresel rekabet
Türkiye’de geliştirilen yazılımlar ve dijital servisler bugün dünya pazarlarında hızla büyüyor. Bu ihracatın sürdürülebilir şekilde artabilmesi için güvenilir, yüksek kapasiteli veri merkezleri kritik rol oynuyor. Veri merkezleri, yazılım ve servis ihracatımızın görünmeyen altyapı gücü.
Ayrıca Türkiye, “globalden yerele-yerelden bölgesele” yaklaşımıyla hem küresel oyuncuların yatırım yaptığı hem de yerel oyuncularının bölgesel ölçekte büyüme potansiyelini sergilediği bir pazar konumunda.
Türkiye Pazarı: Mevcut durum ve potansiyel
• 2024-2025 başı: In-house (bankalar, telekom, holdingler, kamu) olarak 250-280 MW arasında bir barındırma (dış kaynak) kapasitesi bulunuyor. Equinix, KoçSistem, Bulutistan, İşNet, Turkcell, Türk Telekom, Teknotel Telekom, Radore gibi kurum ve kuruluşlarda bulunan 120-140 MW’lik kapasite de dahil edildiğinde 370-420 MW’lik toplam kapasite söz konusu.
• Yakın gelecek (2025–2030): Equinix, Turkcell, Türk Telekom, Türksat Uydu Haberleşme Kablo TV ve İşletme A.Ş. ile yabancı ortaklı diğer yatırımlar (EDGNEX, Khazna, GDC vb.) yeni tesislerle kapasite artırıyor. Yapım ve plan aşamasındaki projeler de eklendiğinde toplam kapasite 500 MW bandına ulaşacak. Uluslararası raporlara göre Türkiye’nin kapasitesi 2028-2030 arasında 500–750 MW aralığına çıkacak.
Küresel karşılaştırma ve potansiyel
Türkiye, halen yaklaşık 400 MW civarında kapasitelere sahip Polonya ve Çekya seviyesinde. 500 MW bandına çıktığımızda Orta Avrupa ligine yaklaşmış olacağız. Batı Avrupa (Almanya 2.000 MW, Hollanda 1.500 MW) ile kıyasladığımızda ise önümüzde devasa bir büyüme fırsatı var.
ABD’de yapay zekâ yatırımlarının yüzde 40’tan fazlası donanım ve veri altyapısına ayrılıyor. Çin de 2023’te yalnızca yapay zekâ işlem altyapısına 14 milyar dolarlık yatırım yaptı.
Türkiye de bu yarışta geride kalmamak için özel işlem gücü yüksek merkezlere odaklanmak zorunda.
Politika ve strateji önerileri
• Kamu-özel iş birliği: Kamu yalnızca düzenleyici değil, aynı zamanda veri merkezi hizmetlerinin ilk müşterisi olmalı. Bu yaklaşım aynı zamanda, kamu kaynaklarının verimli kullanılmasında da kritik önemde.
• Yapay zekâ ve veri merkezlerine stratejik statü: Girişimlerin önünü açacak finansal/vergisel teşvikler sağlanmalı.
• Ortak yatırımlar: Dağınık kapasite yerine, paylaşımlı GPU havuzları ve ortak işlem merkezleri verimliliği artıracaktır.
• İnovasyon dostu regülasyon: AB’nin ağır düzenlemelerinden ziyade, Güney Kore ve ABD örneklerinden ilham alınmalı.
• Enerji yatırımları: Mevcut durumda Türkiye, enerji bulunurluğu açısından, ana Avrupa pazarlarına göre daha iyi durumda. Ancak enerji yatırımlarının devamlılığı, yeşil enerjinin yaygınlaşması için atılacak ilave adımlar ve enerji tedariğine ilişkin düzenli raporlama altyapısı (kullanıcı profiline uygun fiyatlama, ne oranda yeşil enerji kullanıldığı vb detayda) cazibeyi daha da artıracaktır.
Şimdi karar zamanı
Türkiye, veri merkezlerini birer değer üretim üssü olarak görüp güçlendirdiğinde; yazılımlarıyla, dijital servisleriyle ve ekosistem çeşitliliğiyle yalnızca teknoloji tüketen değil, dünya pazarlarına değer ihraç eden, bölgenin en güvenlikli, en ölçekli ve en yetkin dijital gücü haline gelecektir.
İlgili Etiketler
Yorumlar
0 yorumHenüz yorum yok.
