PSM logo
İstanbul|
19°
Anasayfa
Gündem

Veri mühendisleri, veri analistleri yetmedi, bir de yapay zekâ ajanları çıktı!

Veri ambarı, büyük veri, yapay zekâ ve veri analitiği, iş zekâsı gibi çözümleriyle 15 sektörden 60’ın üzerinde şirkete hizmet veren Ensight; makine öğrenimi, yapay zekâ ajanları gibi yeni yetenekleriyle yurt içi ve dışındaki hızlı büyümesini sürdürüyor. Bu arada şirket logosu da yenilendi. Ensight CEO’su Olcay Çat, “Fütüristik teknolojilerle çalışıyoruz. Logomuzu ve kurumsal renklerimizi de bu doğrultuda değiştirdik” diyor...

İlgili Etiketler

Veri mühendisleri, veri analistleri yetmedi, bir de yapay zekâ ajanları çıktı!

PSM // ÖZEL HABER


Eskiden şirketler, veriyi daha ziyade geçmiş performanslarını ölçmek için kullanırdı. Veri ambarı ya da veri havuzunda toplanan verilerin içeriği de şimdiki kadar kapsamlı, karmaşık ve komplike değildi. Muhasebe ve insan kaynakları departmanlarında çalışanlar, bu verilerden çıkarımlar yapmaya çalışırdı.

Oysa şimdi veri mühendisi, veri analisti, veri bilimci gibi çalışanlar istihdam ediliyor. Yapay zekânın da devreye girmesiyle birlikte bu mesleklerin popülaritesi inanılmaz arttı.

Elbette her şirketin bu tür çalışmaları kendi bünyesinde yürütmesi, veri uzmanı istihdam etmesi beklenemez. Aslında “dış kaynak kullanımı” (outsourcing) kavramının en çok oturduğu alanlardan biri veri yönetimi ve iş zekâsı...

Veri ambarı, büyük veri, yapay zekâ ve veri analitiği, iş zekâsı gibi süreçleri şirketler adına yöneten girişimlerden biri de Ensight Bilgi Teknolojileri...

Ensight, 55 çalışanıyla finanstan perakendeye, sigortacılıktan sağlığa birçok sektöre hazır iş zekâsı modelleriyle danışmanlık hizmeti veriyor. Satış, operasyon, üretim, insan kaynakları, lojistik, finans gibi iş alanlarında da hızlı ve güvenilir analitik çözümleriyle 15 sektörden 60’ın üzerinde şirkete destek sağlıyor.

Ensight Kurucu Ortağı ve CEO’su Olcay Çat, “Sektör ve şirketlere göre özelleştirilebilir analitik çözümlerimizle verinin her seviye için anlaşılabilir olarak yorumlanmasını ve buna uygun aksiyonlar alınmasını sağlıyoruz” diyor.

 

Veri ambarı, veri analizi, çıktı üretimi

Veri ambarı, veri analitiği, iş zekâsı gibi kavramlar ve bu konuda yürütülen süreçlerin zaten çok teknik olması yetmezmiş gibi şimdi buna yapay zekâ, makine öğrenimi, yapay zekâ ajanları gibi yeni ve daha karmaşık kavramlar, süreçler eklendi. Çat, mümkün olduğunca anlaşılabilir şekilde süreci şöyle özetliyor:

“Öncelikle, farklı kaynaklardan gelen verileri merkezi bir yerde, bir havuzda topluyoruz. Biz bu havuza veri ambarı diyoruz. Bu ambara atılabilecek veriler için bir sınır yok. Sosyal medya mecralarındaki yorumlar da dahil... Yazılı verinin yanı sıra görselleri, grafikleri, sesleri de toplayabiliyoruz. Sonra da bunları veri mühendisliğiyle işleyerek anlamlı sonuçlar, çıktılar alınabilecek hale dönüştürüyoruz.

Veri mühendisliğinin ardından veri analistliği aşaması devreye giriyor. Veri analisti de veriyi anlayıp modelliyor; hangi şekillerde çıktı üretilip nasıl sunulacağına karar veriyor.

Modellenen verilerin önyüzüne dashboard’lar yerleştiriliyor. Böylece o veriyi doğru ve anlamlı bir şekilde okuyabilmenizi sağlıyorlar. Grafikler oluşturup daha net içgörüler almanızı, yorumlama yapmanızı mümkün kılıyorlar. Gelecekle ilgili planlama yapmanızı, strateji oluşturmanızı sağlayacak doğru içgörüler elde edebiliyorsunuz. Örneğin, önümüzdeki 6 ay ya da 1 yıl içinde satış-ciro öngörüsü, stok optimizasyonu gibi faydalar sağlamayı amaçlıyoruz. Gereksiz stok tutmanın maliyeti ya da olası bir talep artışına stoksuz yakalanmak gibi riskler var. İşte doğru stok tutmanın ipuçlarını da veriyor sistemimiz.”


 

Makine öğrenimi katmanı

Çat’ın buraya kadar anlattıkları, Ensigh’ın veri ambarı ve iş zekâsı raporlama tarafıyla ilgili. Şirket, bunun üzerine bir de “makine öğrenimi” katmanını ekliyor.

Türkiye’de söz konusu kavramın öneminin henüz yeterince anlaşılmadığını düşünüyor Çat ve bu konuda da şu örneği veriyor:

“Bir fabrika düşünün. Sadece bir makine arızalandığında bile belki saatlerce üretim durabiliyor. Ama öyle bir makine öğrenmesi sistemi kurabilirsiniz ki o makine 1 saat öncesinden gerekli uyarıyı yapıp alarm verebilir. IoT (nesnelerin interneti) sensörleri yerleştirerek ortamın nemi, sıcaklığı, yağ seviyesi gibi pek çok parametreye göre analizler yapabilirsiniz. Yüzde 85 ve üzeri arıza olasılığı ortamı oluştuğunda ise ilgili sensör devreye girip alarm verebilir. Böylece gerekli önlemi alıp arıza oluşmadan önüne geçebilirsiniz.”

 



Ve yapay zekâ ajanları...

Peki Ensight yapay zekâ ajanlarını nasıl kullanıyor? Yapay zekâ deyince biz sıradan insanların aklına ChatGBT, Open AI ve Grok geliyor. Bilindiği üzere Open AI ile Microsoft ortaklık kurdu. Ensight, Microsoft’un yapay zekâ aracı Copilot’u kullanıyor. Ensight ayrıca, Microsoft’un iş zekâsı çözümleri için Türkiye’deki en yetkin birkaç partnerinden biri konumunda. Hatta şu anda “ilk ve tek Microsoft Fabric Featured partneri” unvanına sahip.

Ensight, Microsoft Azure bulut platformu ve Open AI altyapısını kullanarak müşterilerine yapay zekâ ajan çözümleri sunuyor. İlgili şirketin yöneticisi bu sayede, sadece sesli komutla bile istediği tüm raporlara ulaşabiliyor. Çalışanlar da örneğin yıllık izin süreleri, bilgisayarları bozulunca ne yapmaları gerektiği gibi her türlü konuda bilgi alabiliyor. Proje ekipleri deadline’larını öğrenebiliyor, chat’ten yazışarak her türlü bilgiye ulaşılabiliyor.

Olcay Çat, bu konuda da büyük bir perakende mağazacılık zincirinden örnek veriyor: “Çalışanlar teknolojiyle o kadar içli dışlı olmadığı için çok sık IT sorunları çıkabiliyor. Bazıları çok basit olabiliyor bu sorunların. Çalışan sadece bilgisayarını açıp kapatsa sorun giderilecek belki de. İlla ki bir bilgi işlem elemanı gerekmiyor bunun için. Bizim konumlandırdığımız yapay zekâ ajanı bu tür sorunları çözüyor. Çözemediği durumlarda da ilgili bilgi işlem çalışanına yönlendiriyor.”

Çat, yapay zekâ ajanlarının özellikle çağrı merkezlerinde maliyetleri azaltabileceğine dikkat çekiyor. Kurumsal bir ChatGBT oluşturarak çağrı merkezindeki çalışan sayısının 150’den rahatlıkla 50 kişiye düşürülebileceğini öngörüyor. Ancak insan faktörünün önemine de değinmeden geçemiyor:

“İnsanın yetkinliği beynidir, zekasıdır. Operasyonel ve insan zekâsına ihtiyaç olmayan her durumda yapay zekâyı kullanabilirsiniz. Onun çözemediği her durumda da insan desteğini sağlamak önemli. Bence böyle hibrit bir sistem kurgulamak gerekiyor. Empati, duygusallık, insan beyninin zekâsının devreye girmesi gerektiği yerde AI’dan otomatik olarak insana dönülmeli.”

 

İlgili Etiketler

Yorumlar

0 yorum

Yorum bırak

Yorumunuzu bizimle paylaşın.

Yorumlar yayına alınmadan önce kontrol edilir.

Henüz yorum yok.