PSM logo
İstanbul|
19°
Anasayfa
Gündem

Visa’dan sosyal medya içerik üreticilerine destek müjdesi!

Visa, sosyal medya platformlarında içerik üreten 50 milyonu aşkın kişiyi “KOBİ kapsamında girişimci” olarak nitelendirip destekleme kararı aldı. Visa Güney Avrupa Bölge Genel Müdürü Bea Larregle, “2027 yılında 480 milyar dolara ulaşması beklenen içerik ekonomisinin aktörlerinin ödeme süreçlerini kolaylaştıracak çözümler geliştiriyoruz” diyor...

Visa’dan sosyal medya içerik üreticilerine destek müjdesi!

PSM // ÖZEL HABER


Geçen yıl Türkiye’deki 40’ıncı yaşını kutlayan Visa, bir yandan dijital ödemeleri daha güvenli ve kullanıcı dostu hale getirmek için çalışmalar yürütürken bir yandan da ortaya çıkan yeni fırsat alanlarını destekliyor.

Visa Güney Avrupa Bölge Genel Müdürü Bea Larregle ile Visa’nın içerik ekonomisine dönük hedeflerini, 2025 yılı trendlerini ve herkesin gündemindeki yapay zekâyı konuştuk...

 

Dünya genelinde e-ticaretin 2024 sonu itibarıyla ulaştığı seviye ve bu yıl nasıl bir büyüme göstereceği hakkındaki tahminlerinizi öğrenebilir miyiz?

2024 yılında, güvenlik ve ödeme teknolojilerindeki gelişmelerin de katkısıyla e-ticaretin küresel perakende sektöründeki konumunu sağlamlaştırdığını söyleyebiliriz. Visa olarak elde ettiğimiz veriler de Avrupa ülkelerindeki işlemlerin yüzde 50’sini güvence altına alan tokenizasyon teknolojisiyle, tüketici güveninin ve harcamalarının arttığını gösteriyor.

Click to Pay gibi teknolojiler de kesintisiz ödeme deneyimi sunarak bu gelişmeyi destekliyor. Özellikle Z kuşağının kişiselleştirme uygulamalarına yönelik taleplerinin artması da bu eğilimi hızlandırıyor.

Dijital kimlik çözümleri de kolaylık ve güveni artıran bir unsur olarak öne çıkıyor. Önümüzdeki yıla baktığımızda, bu inovasyonların önemli bir küresel büyümenin kapılarını açmasını bekliyoruz.  

 

E-ticarette hala güvenli ve kolay ödeme sorunu yaşanıyor. Siz bu engelleri aşmak için hangi çözümleri sunuyorsunuz?  

Dolandırıcılık yöntemlerinin giderek daha karmaşık hale geldiği günümüzde, ödeme işlemi sırasında hassas kişisel ve ödeme verilerini kriptografik bir anahtarla değiştirerek kart verisine erişimi engelleyen bir teknoloji olan tokenizasyon, artık çevrimiçi işlemlerin önemli bir temelini oluşturuyor. Bu teknoloji güvenliği artırıyor ve şirketlerin büyümesine katkı sağlıyor. Son dönemde, Avrupa’da önemli bir dönüm noktası geçildi ve artık tüm e-ticaret işlemlerinin yüzde 50’si tokenizasyon yoluyla güvence altına alınıyor.

Tokenizasyon teknolojisi oldukça büyük bir potansiyel sunuyor. Yaptığımız bir araştırmaya göre, token oranının yüzde 36 seviyesinde bulunduğu 2023 yılında Avrupa’da satışlarda 13 milyar dolarlık artış görüldü. Bu süreçte, dolandırıcılık yoluyla kaybedilebilecek 150 milyon dolar da korunmuş oldu. E-ticaret işlemlerinin tamamının token teknolojisiyle korunduğu durumda ise Avrupa genelinde satışlarda gerçekleşen artışın 36 milyar dolar seviyesinde olabileceğini ve dolandırıcılıktan korunan miktarın 424 milyon dolara ulaşabileceğini tahmin ediyoruz. 

 

“CLICK TO PAY İLE ONLINE ÖDEMELERİN VERİMLİLİĞİNİ ARTIRIYORUZ”

 

E-ticaretin geleceğinde öne çıkacak ödeme teknolojileri neler olacak?

E-ticaret önemli bir büyüme kaydetti. Günümüzde e-ticaret harcamaları, Avrupa genelinde fiziki mağazalarda gerçekleşen harcamalarla aynı seviyelere ulaştı. Bununla birlikte, Avrupa’da tüketicilerin yüzde 34’ünün ödeme sırasında kart bilgilerini hala manuel olarak girdiğini de vurgulamak gerek. Bu da alışveriş deneyiminin akışını bozan ve online satışları kesintiye uğratma potansiyeli taşıyan bir durum. Kesintiye uğrayan ödemelerde ise tüketicilerin alışveriş sepetini terk etme olasılığı artış gösteriyor.

Visa olarak, Click to Pay ile online ödemelerin verimliliğine önemli bir katkı sağlıyoruz. Bu uygulamayla tüketiciler, kayıtlı ödeme bilgilerini kullanarak yalnızca birkaç tık ile ödeme yapabiliyor. Şu anda Avrupa genelinde 32 pazarda Click to Pay seçeneğinin kullanılması sayesinde, manuel kart bilgilerinin girilmesini gerektiren durumlara kıyasla alışverişin gerçekleşme oranının yüzde 10 arttığını gözlemliyoruz.

Bu süreci daha da kolaylaştırmak için Click to Pay’in yanı sıra kimlik doğrulama süreçlerini sadeleştirmenin de kilit önem taşıdığına inanıyoruz. Click to Pay; platformlar, cihazlar, fiziksel ve dijital etkileşimler arasında bütüncül bir deneyim sunuyor. Bu teknoloji ayrıca, birden fazla cihazda güvenli deneyimi tesis etmek adına biyometri ve dijital kimliği birleştiren ödeme geçiş anahtarları (passkey) aracılığıyla daha da ileri bir seviyeye taşınabilir. Bu şekilde, parmak izi veya yüz tanıma gibi biyometrik bilgiler kullanılarak çevrimiçi satın alma işlemlerinin doğrulanması hızlandırılabilir.

 

“TEK DİJİTAL KİMLİK, DAHA KOLAY DİJİTAL ÖDEME”

 

Farklı kuşaklar ve bölgeleri incelediğinizde ödeme tercihleri arasında nasıl bir farklılık gözlemliyorsunuz?

Teknoloji, bağ kurma şeklimizi değiştirdi. Ancak bu süreçte dikkat çekici gelişmelerden biri de kişiselleştirme uygulamaları oldu. Visa olarak yürüttüğümüz Custom Report çalışması, Z kuşağının yüzde 73’ünün marka tercihlerinde kişiselleştirmenin önemli bir faktör olarak öne çıktığını gösteriyor. Bununla birlikte, birçok kişi halihazırda farklı kartlar, hesaplar ve mobil uygulamalar kullanıyor. Bu da finansal süreçlerini tek bir platform üzerinden kapsamlı bir şekilde görüntülemelerine imkân tanımıyor.

Gelişen dijital teknolojiler ise bu süreci sadeleştirmek için önemli bir olanak sunuyor: Tek bir dijital kimlik, daha kolay bir dijital ödeme deneyimi sağlıyor. Bir kartı birden fazla finansman kaynağına erişimi olan çok yönlü bir araca dönüştürebilen ve tüketicilerin ödemelerini nasıl ve ne zaman yapılacağına ilişkin kişisel tercihlerini belirlemesine olanak tanıyan tekil bir kimlikten bahsediyoruz. Örneğin, Japonya’da 3 milyondan fazla kişi, SMCC’nin sunduğu ve banka hesabı, kredi, banka ve puan ödemelerini bir araya getiren “hepsi bir arada” Olive kartları kullanıyor. Bu kullanıcıların yüzde 70’i de banka, kredi ve ön ödemeli seçenekler arasında geçiş yapma imkanından faydalanıyor.

Visa olarak bu teknolojilerin daha yaygın bir şekilde benimsenmesinin küresel ekonomiye önemli faydalar sağlayabileceğini öngörüyoruz. Ödeme deneyimlerini kişiselleştirip kolaylaştırarak insanların daha fazla finansal kontrole sahip olmalarını sağlamayı, ekonominin hareketlenmesine katkıda bulunmayı ve finansal katılımı artırmayı hedefliyoruz.

 

“İÇERİK EKONOMİSİ 480 MİLYAR DOLARA ÇIKACAK”

 

Visa kısa bir süre önce dijital içerik üreticileri ve diğer küçük işletmelere ödeme konusunda çeşitli kolaylıklar sağlayacağını açıkladı. Bu projenin ayrıntılarını paylaşabilir misiniz?

Sosyal medya platformlarının yükselişi, küçük ölçekli işletmelerde artışın önünü açarken “içerik üreticisi” kavramının da hayatımızdaki yerini sağlamlaştırdı. 2027 yılında 480 milyar dolar seviyesine ulaşacağını öngördüğümüz küresel çapta bir dijital içerik ekonomisini harekete geçirdi. 50 milyonu aşkın sanatçı, müzisyen ve içerik üreticisinin tam veya yarı zamanlı olarak sosyal medyaya yönelik içerik sunmasıyla, bu yeni dalganın önemli bir ekonomik fırsat oluşturacağını söyleyebiliriz.

Bununla birlikte, içerik üreticileri de geleneksel küçük ve orta ölçekli işletmelerle aynı sorunlarla karşı karşıya. Sermayeye erişim, ekonomik dalgalanmaları yönetebilme, dolandırıcılıkla mücadele ve artan rekabet...

İçerik üreticilerinin ekonominin kalıcı bir parçası olduğu görüşündeyiz. Bu doğrultuda içerik üreticilerinin bağımsız işletmeler olarak tanınması ve desteklenmesi, finansal kaynaklara erişebilmeleri için KOBİ’lere sunulan olanakların sağlanması gerektiğine inanıyoruz. Visa olarak, içerik üreticilerini küçük işletmeler olarak tanıyor, onların ödeme süreçlerini kolaylaştıracak adımlar atıyoruz.

Aynı zamanda finansal kurumların, dayanıklı ve kapsayıcı bir küresel ekonomiyi desteklemek için içerik üreticilerini güçlendiren, finansal ihtiyaçlarına yanıt veren ve inovasyonu teşvik eden teknolojilere yatırım yapması gerektiğine inanıyoruz.

 

2025’TE ÖNCELİK, VERİ GÜVENLİĞİ OLACAK

 

2025 ve sonrasında ödeme dünyasına sunacağınız yeni çözümler olacak mı?

Öncelikle yapay zekâ teknolojisi, ödeme deneyimlerini kişiselleştirme ve dolandırıcılık girişimlerini tespit etme konusunda kilit rol oynamaya devam edecek. Bu kapsamda Visa olarak, ödemelerde dolandırıcılık girişimlerini ve finansal suç risklerini önleyen ve azaltan, gerçek zamanlı yapay zekâ ödeme koruma teknolojisi geliştiren bir şirketi satın aldığımızı duyurduk. Attığımız bu önemli adım sonucunda, dolandırıcılığa karşı sunduğumuz korumayı güçlendirerek, tüm dünyada müşterilerimiz ve tüketiciler için daha yüksek güvenlik sağlıyoruz.  

Diğer yandan, kimlik doğrulama teknolojileri de ön planda olmaya devam edecek. Yüz, parmak izi tanıma veya diğer biyometrik veriler gibi son derece güvenli kimlik bilgilerinin kullanımını yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Böylece daha ileri güvenlik ve kullanım kolaylığı sağlayacağız.

Hesaptan hesaba ve anlık ödemeler de dünya genelinde hız kazanmaya devam edecek. Gömülü finans ise üçüncü parti finansal ürün ve hizmetlerin finans dışı dijital platformlara entegre edilmesiyle yaygınlaşacak.

Son olarak, uluslararası ödemeler daha verimli ve kullanışlı hale gelecek. Visa olarak sunduğumuz Visa Direct gibi entegre edilebilir anlık ödeme platformları sayesinde uluslararası işlemlerde hız ve kolaylık artacak.

 

 

“TÜRKİYE FİNTEK EKOSİSTEMİ İÇİN DESTEKLERİMİZ SÜRECEK”

Visa, Avrupa İnovasyon Programı ile Türkiye de dahil birçok ülkedeki fintek girişimlerine önemli destekler sağlıyor. Bea Larregle, yeni dönemde bu kapsamda yürütülecek çalışmalarla ilgili şu bilgileri paylaşıyor:

“Yükselişte olan teknolojiler ve gelişmekte olan sektörler, işletmelerin ve tüketicilerin satın alma ve satış yapma şeklini dönüştürüyor. Kişiselleştirme ve güvenlik günümüzde standart beklentiler haline geldi. Dahası rekabet hiç olmadığı kadar yüksek.

2024’te Türkiye’deki 40’ıncı yılımızı kutladık. Ülkedeki ödeme ekosisteminin gelişimine katkımızı sürdürürken, bireyleri güçlendirmek, ticareti desteklemek ve inovasyon yoluyla daha güvenli ödeme süreçleri sunmak için sürekli olarak çözümler, ortaklıklar ve iş birlikleri geliştiriyoruz.

Visa Avrupa İnovasyon Programı (VIPE) aracılığıyla fintek ekosistemine verdiğimiz destek, bu iş birliklerinin önemli örneklerinden biri. Bu programımızla finteklerin finans, pazarlama, yatırım ve yeni pazarlara açılma gibi kilit konularda alanlarında uzman kişilerden mentorluk almasına destek veriyoruz. Türkiye’den çıkan bu finteklerin birçoğunun uluslararası iş birlikleri kurduğunu görmek de bizleri oldukça mutlu ediyor.

Ödeme sistemlerinin geleceğinin tam da bu çerçeve içerisinde yer aldığı görüşündeyiz. Ancak bu potansiyelin de teknoloji şirketleri, finansal kurumlar ve işletmeler arasında kurulacak güçlü iş birlikleriyle ortaya çıkarılabileceğinin altını çizmek isterim. Birlikte çalışarak, güvenli ve kolay ödeme süreçleri için yeni standartlar belirleyebilir, bu standartların yaygınlaşmasıyla önemli sosyal kazanımlara vesile olabiliriz.”

Yorumlar

0 yorum

Yorum bırak

Yorumunuzu bizimle paylaşın.

Yorumlar yayına alınmadan önce kontrol edilir.

Henüz yorum yok.