DOLAR

32,2355$% 0.17

EURO

34,9715% 0.35

STERLİN

41,0900£% 0.5

GRAM ALTIN

2.419,72%0,42

ÇEYREK ALTIN

3.958,00%0,15

BİTCOİN

฿%

İmsak Vakti a 02:00
İstanbul AÇIK 21°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
  • PSM Magazin
  • Finans
  • QNB Finansbank YKB Ömer Aras: Birinci önceliğimiz enflasyon olmalı

QNB Finansbank YKB Ömer Aras: Birinci önceliğimiz enflasyon olmalı

QNB Finansbank Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Aras, son dönemde uygulanan ekonomi politikalarının yabancı sermayenin Türkiye’ye yönelik iştahını artırdığını söyledi. Merkez Bankası’nın faizi biraz daha artırabileceğine değinen Aras, “Bu dönemde borcu yüksek olan ve tamamen iç piyasaya yönelmiş şirketler satışta zorlanabileceği için sıkıntı yaşayabilir” dedi

Türkiye’nin deneyimli bankacılarından QNB Finansbank Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Aras, son dönemde izlenen ekonomi politikalarının para piyasalarına yansımasını Gazete Oksijen’den Elif Ergu Demiral‘a değerlendirdi.

Enflasyondan, döviz kurlarına kadar açıklamalarda bulunan Aras, yabancı sermayenin yavaş yavaş Türkiye’ye yöneldiğine dikkat çekti. Aras röportajda şunları söyledi:

Son dönemde değişim olduğunu hissediyorum

“Yabancı yatırımın bir ülkeye gelmesi için İngilizce tabiriyle “story” dediğimiz, o ülkenin bir hikayesinin olması lazım. 2004 yılında Türkiye’nin çok güçlü bir hikayesi vardı. Türkiye AB üyeliğine aday gösterilmiş, sıkı bir para ve maliye politikası uygulayan, güçlü ekonomiye geçiş programını sürdüren bir ülkeydi. Aynı zamanda penetrasyonu düşük bir bankacılık sektörü vardı önümüzde. KOBİ bankacılığı emekleme devrindeydi, hatta yok denecek kadar azdı. Bireysel bankacılık da aynı şekilde. Bu potansiyele ek olarak düşen enflasyon ve mali disiplin, Türkiye için çok güzel bir hikaye yarattı. Bu hikayeyi satın alan bütün yabancılar Türkiye’ye adeta akın ettiler. Bunun sonucunda da piyasadaki bütün bankaların da diğer şirketlerin de değerlemeleri yükseldi talep yükseldiği için. Bu şekilde de gitti. Bugün ise Türkiye’deki son dönemdeki gelişmelere baktığımızda farklı bir durum görüyoruz. AB’yle ilişkilerimiz eskisi gibi değil. Türkiye’de bankacılık sektörü bayağı ciddi oranda penetre edilmiş vaziyette. Regülasyonlar oldukça artmış vaziyette ve çok sık değişiyor. Bu da bir belirsizlik ortamı yaratıyor. Ve bunların içerisinde de en önemlisi belki de yükselen enflasyon. Yüksek enflasyon ve faizler piyasadaki genel öngörülebilirliği azalttığı için Türkiye’ye olan iştah düştü. Reyting şirketleri de önemli. O dönemde reyting şirketleri “yatırım yapılabilir” seviyede görüyordu Türkiye ekonomisini. Düşen bir enflasyon vardı. Kontrol altına alınan bir büyüme ve gayet sağlıklı bir yapı vardı. 2004 -2006 yılları civarında. Bugün ise durum biraz farklı, fakat son dönemde tekrar burada bir değişim olduğunu hissediyorum.

Birinci önceliğimiz enflasyon olmalı

Seçimler oldu, ekonomi yönetimi değişti… Değişim başladı diye düşünüyor musunuz?

Son cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra uygulanan politikalarla Türkiye tekrar doğru yönde adımlar atmaya başladı. Her ne kadar enflasyonumuz çok yüksekse de birinci önceliğin enflasyon olduğunda herkes mutabık. Dolayısıyla bu konuda ciddi adımlar atılıyor. Bir de seçimsiz döneme girdik. Yerel seçimlerin sonucunda muhalefet iyi bir başarı elde etti. İktidar da aynı şekilde yoluna devam ediyor. Dolayısıyla bu ikili yapı sağlam bir şekilde, yani politik polemiklere fazla girmeden ekonomi yönetimine de destek verdiği takdirde bence iyi bir döneme doğru evrilme ihtimalimiz oldukça yüksek. Bunun ilk sinyallerini görüyoruz. Son birkaç haftadır bile yabancılarda Türkiye’ye karşı çok ciddi bir iştah hissediyorum.

Reyting şirketlerinden not artırımı bekliyoruz

Bu programı taviz vermeden sonuna kadar uygulayabilecek mi ekonomi yönetimi?

Uygulayacaktır diye tahmin ediyorum. Çünkü ekonomik programdaki kararların sonuçları öyle hop diye çıkmıyor. Yani bugün yükselen faizlerle enflasyon yarın düşmüyor. Ama düşecek. Bunu mutlaka göreceğiz. Son çeyrekte özellikle çok daha iyi neticeler alınacağına inanıyorum. Ve bu noktaya geldiğimizde de bir güven duygusu oluşmaya başlayacak, hem ekonomik programa hem de ülke genelinde. Tabii bu kez pozitif bir sarmala gireceğiz ve mesela reyting upgrade’leri bekliyoruz. Dolarlaşan ekonomimizin TL’leşmesi gerçekleşecek bu faizlerle.

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.