DOLAR

32,1810$% 0

EURO

34,9841% -0.05

STERLİN

40,9472£% 0.02

GRAM ALTIN

2.508,42%-0,07

ÇEYREK ALTIN

4.061,00%-0,12

BİTCOİN

฿%

İmsak Vakti a 03:45
İstanbul AÇIK 23°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Şile Plajı’nda doğan ödeme sistemleri devi

Google, HP, Disney, Amazon, Harley Davidson, YouTube… Bu şirketlerin ortak noktası, garajda kurulmuş olmaları! Kurucularının hayat öyküleri de birbirine çok benziyor. Kimi okul harçlığıyla yaşıyor, kimi üniversiteden ayrılmış 20′li yaşlarının başında. Bir diğer ortak özellikleri de akranlarıyla iyi iletişim kuramayıp zamanlarının çoğunu bir şeyler icat etmeye adamış olmaları. Sergey Brin ve Larry Page Google’u, Bill Hewlett ve David Packard HP’yi, Steve Chen ve Chad Hurley ise YouTube’u kurarak kısa sürelerde başarıyı yakaladılar. Şu anda milyar dolarlık servetleri var.
Garajda olmasa da yine 20’li yılların başında Apple’ı kuran Steve Jobs, Microsoft’un kurucuları Bill Gates ile Paul Allen, Dell’i Texas Üniversitesi’nde öğrenciyken 19 yaşında kuran Michael Dell, yine Facebook’u üniversite öğrencisiyken tasarlayan Mark Zuckerberg de baş döndürücü başarı öyküleriyle milyar dolarlara ulaşmış girişimciler…
Acaba bizde garaj kültürü olmadığı için mi böyle milyar dolarlık başarı öyküleri çıkmıyor? Bazılarına göre bir etken olabilir ancak tek başına yeterli bir gerekçe olmadığı ortada. Kısacası “garaj bahane, fikirler şahane”…
Aslında Türkiye’de de sıra dışı, parlak başarı öyküleri var. Henüz milyar dolarlardan uzak olsalar da büyüme hızı, yaratıcılık açısından onlardan geri kalır yanları yok. Cardtek Group iyi bir örnek. İşte Cardtek’in PSM’nin aralık sayısında yer alan başarı öyküsü…

Tarih 30 Ağustos, yer Şile Plajı…

Yıl 2001, aylardan ağustos. İki kafadar Murat Göksenin (Güzel) ve Erdal (Yazmacı) bir 30 Ağustos bayramını fırsat bilip Şile sahillerine atmışlar kendilerini…
Denizin, güneşin tadını çıkarıyorlar ama Murat sıkıntılı. Kaç zamandır Erdal’ı ikna etmek için fırsat kolluyor. Birçok kez konuyu açtığında Erdal, yurtdışında kariyer yapmayı planladığı için kabul etmiyor “Fikir güzel, geleceği parlak, yeter ki şu şirketi bir kuralım” diyor Murat…
Peki neydi o parlak fikir? Türkiye’de POS kullanımı hızla yayılmış ama bu cihazların üzerindeki kripto yazılımları yurtdışından ithal ediliyordu. İşte Murat ve Erdal bu alanda yazılım yazabileceklerdi. Alandaki boşluğun, potansiyelin farkındalardı. Ama işi yapabilmek için önce bir şirket kurmaları gerekiyordu.
Plajda yine açıyor konuyu Murat ve sonunda Erdal’ın inadını kırmayı başarıyor böylece SmartSoft’un temeli o gün Şile Plajı’nda atılıyor ve üç mühendis Murat Göksenin Güzel, Erdal Yazmacı ve Özgür Altuntaş, şirketi 11 Ekim 2001 tarihinde resmi olarak kuruyorlar…

“Kırık sandalyelere biz otururduk”

Fikir parlak, potansiyel yüksek ama cepte para yok. Şirket, o zamanlar bilgisayar, yazılım deyince ilk akla gelen yer olan Mecidiyeköy’de iki odasının kirasını karşılayabildikleri bir dairede faaliyete başlıyor.
İşe Türk bankacılık ödeme sistemlerine yönelik yazılımlar geliştirmekle başlıyorlar. 2001-2006 yılları arasında çipli (chip) kart teknolojileri alanında yenilikçi yazılımlar geliştirip uzmanlaşıyorlar. Bu alandaki ilk müşterileri olan Yapı Kredi’ye satışlarını şu anda grubun CEO’su olan Ayşe (Nil Sarıgöllü) hanım vasıtasıyla yapıyorlar. İsterseniz öykünün bu kısmını Murat G. Güzel’den dinleyelim: “Yapı Kredi kart basım-kişiselleştirme yazılım işini bize verecekti. Müşteri proje ekipleri ile ofisimizde toplantı düzenleyeceğiz fakat ofisimizdeki masalar eski, sandalyelerin bazılarının tekerlekleri kırıktı. Düzeltecek paramız yoktu. Toplantılarda sağlam olanları müşterilere verip kırık ayaklılarda biz otururduk. Müşterinin o ortamı görünce işi bize vermeyeceklerini düşünmüştük…

İkinci dönüm noktası: CEO transferi

İşte Yapı Kredi’nin o işi SmartSoft için önemli bir dönüm noktası oluyor. Yapı Kredi’nin verdiği güven ve referansla daha kolay iş almaya başlıyorlar. Sadece iş yapmakla kalmıyor, birçok kuruma çipli kart teknolojileri ve kriptoloji gibi konularda eğitimler de veriyorlar.
Bütün bu işler ve eğitimler SmartSoft’u bilinen bir marka yapıyor. Çipli kart teknolojileri adeta ondan soruluyor. Ancak büyümek, yeni girişimler yapmak için kaynağa ihtiyaç var. Gelirler artıyor ama yatırım için yeterli değil. Bunun üzerine ortaklar, 2003 yılında devlet desteği için KOSGEB’e başvuruyor ve İTÜ’nün içine taşınarak KOSGEB desteklerinden yararlanıyor, kadroyu büyütüyor, yeni girişimlere, yatırımlara imza atıyorlar. Asıl önemli adımı da yönetimi profesyonelleştirme adına atıyorlar. Bu noktada da sözü Murat G. Güzel’e bırakıyoruz:
“2007 yılında Ayşe Sarıgöllü’yü transfer ederek yönetimi profesyonellere devrettik. Bu sanırım verdiğimiz en doğru karardı. O tarihte yaklaşık 26 kişiye çıkmıştı ekip. Kartlı ödeme sistemleri alanında da faaliyet göstermeye başlamıştık. Sarıgöllü kurumsallaşmamıza öyle bir ivme kazandırdı ki 2009 yılında bize İnsan kaynakları alanında bir çok sanayi devini geride bırakarak İstanbul Sanayi Odası İnovasyon Ödülü’nü kazandırdı. Kalite ve standartlarımızla öne çıktık. 2006 ile 2013 yılları arasında Türkiye ve yurt dışında ilk olan 18 yeni projeye imza attık ve çok önemli 14 ödül kazandık…”

5 kıtaya ödeme sistemleri ihraç ediyor

Evet, SmartSoft’un kuruluş ve gelişim hikayesi kısaca böyle. Sonrasını hepimiz biliyoruz. SmartSoft’u 2009’da CredoWork ve CordisNetwork, 2010’da Cardtek Academy, 2011 yılında da PhayMobile ve Cardtek USA izliyor…
Cardtek Group COO’su Murat G. Güzel, şu anda Cardtek Group’un Türkiye bankacılık sektörünün en büyük sistem entegratörü olduğunu vurguluyor. Güzel, “Cardtek Group olarak ödeme sistemleri sektöründe; başta bankacılık, finans olmak üzere bilişim, kamu ve özel sektör için yazılım ve güvenli donanım ürünleri, dijital ve mobil ödemeler, biyometri çözümleri gibi müşterilerimiz için hayatı kolaylaştıracak inovatif projelerle hizmet üretiyoruz” diyor.
Cardtek Group şirketleri, dünyada çapında büyüttüğü iş ortağı ve distribütör ağıyla, beş kıtada ödeme sistemleri alanında teknolojik ürünler ve hizmetler sunuyor. Grubun halen Türkiye ve çeşitli ülkelerde 13 ofisi, hizmet ve ürünlerini pazarlayan 40 civarında iş ortağı bulunuyor.
Türkiye’nin ödeme sistemlerinde dünya lideri olduğu, yüksek teknolojiler üreten ve ihraç eden bir ülke olduğunu vurgulayan Güzel, “Cardtek grup şirketleri bu konuda yıllardır öncülük yapıyor. İhracat yaptığımız ülkeler arasında ABD, Fransa, İtalya, Almanya, İsrail, Nijerya, Kanada, Filipinler, Güney Afrika, Polonya, Azerbaycan, Çek Cumhuriyeti, Suudi Arabistan, Moldova ve Yunanistan yer alıyor. Ödeme sistemleri ihracat potansiyeli çok yüksek bir sektör. 2012 yılı ciromuzun yüzde 20’sini ihracat yoluyla sağladık. 2013 ihracat hedefimiz ciromuzun yüzde 30’u, 2014 ise yüzde 40’ı” diyor.
Güzel, asıl hedeflerinin ise ciroda ihracat-yurtiçi satış oranını yüzde 70-30 seviyesine getirmek olduğunu vurguluyor.

Amerika’yı yeniden keşfediyorlar

Cardtek, 2013 yılının ikinci çeyreğinden itibaren büyük bankalar ve operasyon şirketleriyle portföyünü daha da zenginleştirirken, EMV (Europay, MasterCard, Visa) geçiş hazırlığı içinde olan Amerika kıtasındaki tüm ülkelere de başta ABD’nin kendisi olmak üzere, tüm Cardtek Group şirketlerinin ürünlerini tanıtıp satacak, kurulumlarını yaparak iş ortakları ediniyor. Cardtek USA, bir yandan da işbirliği içinde olduğu MasterCard ile bu bölgede NFC (Near Field Communication-Yakın Alan İletişimi) konusunda çalışmalar yürütecek.
Murat G. Güzel, Kanada’da yaklaşık 35 yıldır IT konusunda faaliyet gösteren bir şirketle stratejik işbirliği anlaşması imzalayan Cardtek USA’in Paragon, Zebra ve Matica gibi dev markalarla anlaşmalarının kapsamını genişleterek desteklediği çözüm ortağı ürün ailesini zenginleştirip globalleştirdiğini de vurguluyor.
Cardtek ayrıca, Kuzey Amerika ve Güney Amerika’da kart üretim tesisleri olan bir şirketle anlaşma yaptı ve bu kanal üzerinden de çözümlerini tüm kıtaya tanıtmaya başladı.

2023 hedefi yüzde 475 büyümek…

Cardtek, sadece Türkiye değil Avrupa’nın, hatta dünyanın da en hızlı büyüyen grupları arasında. Cardtek’in grup şirketi SmartSoft Deloitte’un Türkiye’nin en hızlı büyüyen teknoloji şirketlerini belirlemek amacıyla yürüttüğü “Deloitte Teknoloji Fast50 Türkiye” programında bu yıl üst üste 4. kez yer aldı. Şirketler, 2008-2012 yılları arasındaki net satış gelirlerinde kaydettikleri büyümeye göre bu programda yer almaya hak kazanıyorlar. Geçmiş beş yıldaki cirosal büyüme oranı yüzde 755 olan Cardtek, 2023 yılına kadar ise grup ortalaması olarak yüzde 475 büyüme hedefi belirlemiş. Bu doğrultuda yurt içi ve yurt dışında yatay ve dikey büyüme adına atılacak adımlar ana plan çerçevesinde belirlenmiş durumda.
Cardtek, şu anda Amerika kıtasında ABD ve Kanada’da faaliyet gösteriyor. Grup, Cardtek USA şirketiyle önümüzdeki dönemlerde Güney Amerika’ya da yönelmeyi planlıyor. Azerbaycan ofisiyle Türk Cumhuriyetleri, Dubai ofisiyle Ortadoğu, Polonya ofisiyle de Avrupa bölgesine hizmet veriyor. Güzel, “Küresel büyümemize Amerika, Bağımsız Devletler Topluluğu, Ortadoğu, Avrupa, Asya, Latin Amerika gibi bölgelerde yeni ofislerimizle devam etmeyi hedefliyoruz. Bu hedefler doğrultusunda 2014 itibariyle global ve yerel büyümemize devam ediyor olacağız” diye ekliyor.

‘Civcivler’ kuluçka programıyla koruma altında!

Cardtek Group’un merkezi, İstanbul Teknik Üniversitesi’nin (İTÜ) Maslak’taki Teknokentinde yer alıyor. Grup bünyesinde 248 kişi çalışıyor. Çalışanların yüzde 76’sı mühendis. Yaş ortalaması ise 31…
Teknokent’in imkanlarından, devletin Ar-Ge teşviklerinden yararlanan grubun asıl büyük avantajı ise genç ve kalifiye eleman kaynağı… Güzel, insan kaynakları politikalarını ve İTÜ’nün bu konudaki işlevini şöyle anlatıyor: “İTÜ bizim için çok önemli bir insan kaynağı. Bilgisayar ve yazılım mühendisliği bölümü öğrencilerini üçüncü sınıftan itibaren stajyer olarak bünyemize katıyoruz. Dördüncü sınıftan itibaren de elemeleri yapıp okulları biter bitmez sürekli kadromuza katıyoruz. Aslında burada akademik kariyer gibi bir konsept var. Cardtek’te bankacılık kriptosu gibi çok spesifik konularda uzmanlaşıp kariyerleri için güçlü bir başlangıç yapabiliyorlar. Bize gelen bu öğrencilere ‘civciv’ diyoruz. Bir kuluçka programımız var ve o civcivleri korumaya alıyoruz. Bu kuluçka döneminde Cardtek Academy şirketimizde, teknik takım liderlerimizin başkanlığında eğitim programlarına katılarak tek bir alanda değil, ödeme sistemlerinin her alanında uzmanlaşmalarını sağlıyoruz. 7-8 yıl önce İTÜ’den stajyer olarak işe aldığımız gençlerden Müdür pozisyonuna kadar yükselip, yurt dışı ofislerimizden dünyaya teknoloji ihraç ediyorlar. Bu güzel bir başarı. Üniversite içerisinde Teknokent’in bir başarısıdır.”
Cardtek Group, üniversite-sanayi işbirliğini çok önemli buluyor. Güzel, sadece İstanbul değil Anadolu’daki diğer üniversitelerle, teknokentlerle de işbirliği geliştireceklerini söylüyor.

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.