“Hayat çözülecek bir sorun değil, yaşanacak bir maceradır”

Kelimenin tam anlamıyla “10 parmağında 10 marifet” olan kadın liderlerimizden Şirin Aktaş bu ay “Zirve Yolunda” konuğumuz oldu…

Tülin Çakmak/PSMMAG

Farklı sektörlerde deneyim kazanmış profesyonel bir teknolojist; akademi ve özel sektörü kol kola götürmeyi başarabilen bir yaşam boyu öğrenci; gençleri ve çocukları bilim ve teknoloji alanına daha fazla yaklaştırmak için çabalayan bir aktivist; evli ve 2 çocuklu bir anne olarak iş ve özel hayatını dengeli bir şekilde yürütebilen bir cambaz...

Kelimenin tam anlamıyla “10 parmağında 10 marifet” olan kadın liderlerimizden Şirin Aktaş’ı takdimimdir...

Önce kısaca sizi tanıyabilir miyiz? Edenred ile kesişen kariyer öykünüzü anlatır mısınız?

Üniversite sıralarında başlayan erken dönem teknoloji sektörü tecrübelerimde daha çok yazılımcı olarak çalıştım. Mezun olduktan sonra profesyonel iş hayatına Garanti Teknoloji’de network mühendisi olarak başladım. Koç.net, Turkcell ve Unilever’de devam eden kariyerimde satış öncesi destek, proje yönetimi, büyük müşteri yönetimi, ürün yönetimi, uygulama mimarı gibi çeşitli seviyelerde farklı ülkelerde BT yöneticiliği, BT direktörlüğü yaparak birçok dikey ve yatay uzmanlığı deneyimleme fırsatı buldum. Şu anda Ticket Restaurant Edenred’de CIO ve İcra Kurulu Üyesi olarak görev yapıyorum.

Hayata ve kariyere bir yol öyküsü gibi bakıyorum. “Yola çıkıp varmayan, yoldan çıkıp da varan yoktur” sözüne inanıyor ve aynı hedefe yürüyenlerin yollarının kesişeceğini biliyorum. Bu noktada, dünyada yemek kartı sektörünü inşa eden ve kurulduğu günden bugüne ülke ekonomisine büyük katkı sağlayan Ticket Restaurant Edenred ile yollarımızın kesişmesinden büyük mutluluk duyuyorum. Benim “teknolojiyi kullanarak güzel bir gelecek yaratma” hedefim ile Ticket Restaurant Edenred’in iş hayatını kolaylaştıran, maliyet ve yönetim süreçlerinde tasarruf sağlayan çözümleri bizi yan yana getirdi, yol arkadaşı yaptı. Şirketim de ben de önümüzdeki dönemde yeni teknolojilere talebin daha da artacağını ve dijitalleşmenin hızla devam edeceğini biliyoruz. Bu kapsamda sürekli kendimizi yeniliyor; dijital teknolojinin dönüştüğü bir dünyada değişen iş uygulamalarına yenilikçi ve pratik çözümler sunarak, kuruluşların verimliliğini artırıp iş insanlarının hayatlarına değer katmak için var gücümüzle çalışıyoruz.

İnovasyonun süreklilik arz ettiği bir sektörde çalışmak sizi nasıl etkiliyor?

İçinde bulunduğumuz, rekabetin yoğun olduğu bu dönemde her sektörde sürekli bir yenilik ihtiyacı bulunuyor ve deneyim ekonomisi ön plana çıkıyor. Şirketler, müşterinin merkezde olduğu, çevrim içi ya da çevrim dışı kanallar aracılığıyla özgün bağların kurulduğu, katma değerli ürün ve hizmetlerle müşteriye dokunulduğu bir sistem geliştirmeyi hedefliyor. Teknoloji ise bu hedefe giderken daha hızlı, daha kolay, daha ekonomik, daha verimli olmamızı sağlayan bir araç. İçinde bulunduğum sektörde de durum aynı. Çalışanlarımıza yenilikçi düşünme ve inovasyon için zaman yaratma, radikal fikirlere ve deneysel yaklaşımlara hoşgörüyle yaklaşma, başta startup’lar olmak üzere dijital ekosistemin diğer üyeleriyle beraber çalışma, yeni iş modelleri geliştirme gibi yöntemleri biz de uygulayarak ürün ve servislerimize yön veriyoruz.

Kadınların sektöre ne tür farkındalıklar kattığını düşünüyorsunuz? BT’den ürün gelişimine kadar sorunların çözümünde erkeklere göre farklı bakış açıları neler?

Kadınların en belirgin özellikleri yaratıcılık, insancıllık ve iş birliğine dayalı çözümler üretmek. Bu bakış açıları şirketlere öncelikle hız kazandırıyor. Kadınlar bu özelliklerini kullanarak takım oyuncusu ya da oyun kurucu olduklarında hem sorunlar hızlı çözülüyor hem de ürünlerin pazara ulaşma hızı artıyor. Çok yönlü düşünme, aynı anda birçok işi organize edebilme ve iletişim yeteneği de buna eklenince kadınlar birçok şirkette liderlik pozisyonları için ön plana çıkabiliyor. Bunu biraz cesaret, özgüven ve şirketin dengeye dayalı kurum kültürüyle destekleyince de arkasından başarı geliyor.

Başarılı bir kadın lider olarak, iş hayatında size bu başarıyı kazandıran etkenler neler oldu?

En büyük etkenin etkili iş birliktelikleri oluşturmak olduğuna inanıyorum. Şirketler için IT, bilgiye ve bilgi kaynaklarına en yakın fonksiyon. Burada detaylara hakim oldukça iş ortaklarınıza daha iyi partnerlik yapabiliyor ve değer yaratıyorsunuz. Bunun iş sonuçlarına etkisi ölçüsünde de “birlikte” başarılı oluyorsunuz. Ben kadın erkek demeden, pozisyonları bir kenara bırakarak çevik bir şekilde, siloları yıkarak omuz omuza çalışmanın başarıyı getireceğine inanıyorum.

Araştırma sonuçlarından da biliyoruz ki yazılım, BT, ödeme sistemleri alanında ve teknoloji şirketlerinde kadın istihdamı yeterli düzeyde değil. İlgili alanlarda kadın çalışan istihdamını artırmak için neler önerirsiniz?

Türkiye’deki 30 milyon istihdam olanağından sadece 240 bini teknoloji sektöründe. Teknolojistlerin de sadece yüzde 10’u yani 24 bini kadın. Genç kadınların teknoloji üniversitelerinde yüzde 10-15 civarında olduğunu düşününce de bu alana ilgi duyan genç kadın sayısını artırmamız gerektiğini görüyorum. Üniversite yılları teknoloji alanında ilerlemeyi seçmek için çok geç, daha erken yaşlarda genç kadınlarımızı bu alana özendirmeliyiz. Bence ilkokul-lise arasındaki dönem çok değerli. Bu dönemdeki çocuk ve gençlerimizin teknoloji ve bilimle daha fazla ilgilenmesi için elbette eğitim sisteminde bir reform gerekli, fakat bizim de yapabileceğimiz şeyler var. En önemli ideallerimden biri çocukların daha fazla bilim ve teknolojiyle iç içe olması olduğu için bu konuda birçok aktiviteye öncülük ediyorum. Bilim Kahramanları Derneği bünyesinde çalışmak, First Lego Lig’de jüri üyeliği ve hakemlik yapmak, gönüllü olarak dezavantajlı bölgelerde yaşayan ilköğretim öğrencisi çocuklarımıza Dijital Oyun Tasarımı ve Kodlama ya da Robotik eğitimi vermek bunlardan birkaçı. Bunlara ek olarak salgının başında “Robotiko Küçükköy’de!” adlı hikâye kitabını yazdım. Bu kitabı geniş kitlelere ulaştırmak için Sabancı Üniversitesi Yaratıcı Teknolojiler Okulu ile iş birliği yaptım. 2020-2021 öğretim yılında her cuma günü öğle arasında 7-11 yaş arası çocuklara kitabımı okudum, onların meraklı ve eğlenceli sorularını cevaplayarak ufuklarını genişletmeye çalıştım.

Bu yıl bir başka projeyle de gençlere ulaşmaya çalışacağım. Özyeğin Üniversitesi’nin Sektörel Çözümler bölümünde misafir öğretim üyesi olarak “Dijital Strateji ve Dönüşüm” dersi vereceğim. Gençlerimizi ve özellikle bu alanda ilerlemekte tereddüt eden genç kadınlarımızı sektöre kazandırmak için rehberlik edeceğim. Bu gibi çabaların diğer teknolojist kadın meslektaşlarım tarafından da gösterildiğini görüyor, güçlerimizi birleştirdiğimizde çarpan etkisi yaratacağımıza ve sonuç olarak bu alandaki kadın istihdamının artacağına inanıyorum.

Şirketinizdeki kadın-erkek çalışan dağılımı nasıl? Kadın çalışanların veya yöneticilerin artmasına yönelik bir uygulama veya proje yapılıyor mu?

Ticket Restaurant Edenred olarak fırsat eşitliğini kurum kültürümüzün en temel değerlerinden biri olarak görüyoruz. Bu bakış açımızı resmileştirmek amacıyla küresel düzeyde bir anlaşma olan “Çeşitlilik Bildirgesi”ni imzaladık. Grubumuzun genel politikasının bir parçası olacak Edenred Türkiye’de fırsat eşitliğini ve çeşitliliğini teşvik etmeyi amaçlıyoruz. Şu an çalışanların yüzde 53’ünü kadınlar oluşturuyor. Bu orana kadın istihdamını artırmak amacıyla yoğun çabalar harcanarak ulaşılmadığını söyleyebilirim. Çünkü burada “mesleğin cinsiyeti olmaz” bakış açışıyla yalnızca pozisyonların gerekliliklerine göre yapılan işe alımlar ve özlük haklarını eşit bir biçimde alan çalışanlar bulunuyor.

Başarılı bir kadın lider olarak, kariyerinin başındaki kadın yönetici adaylarına ilk tavsiyeniz ne olur?

Kadınların umut ve heyecanla geleceğe bakmasını tavsiye ediyorum. İş dünyası fırsatlarla dolu. Yetenekleri doğrultusunda başarmak istediği şeylere odaklanıp çalışmaya, üretmeye, çözüm yaratmaya devam etsinler. Hayatın anlamı yeteneğini bulmak, hayatın amacı onu dünyaya armağan etmek. Dünyada “keşke” dediğimiz her şeyi yeteneklerimizle çözebiliriz. Keşke insanlar doğaya daha fazla dikkat etse. Keşke çocuklar bilim ve teknoloji ile daha fazla ilgilense. Keşke gençlerimiz yeteneklerini kendi ülkelerinde kullanabilse… Keşke dediğimiz şeyi yakaladığımızda hayatın anlamının orada olduğunu görüp daha büyük bir şevkle çalışacağımız kesin.

Edenred’in 2021 hedeflerini ve sizin gelecek planlarınızı öğrenebilir miyiz?

Ticket Restaurant Edenred bugün hem dünya hem de Türkiye’de lider konumda. Önümüzdeki dönemde mükemmeliyetçi hizmet anlayışımızla yemek kartı pazarındaki liderliğimizi sürdürmek ve sürdürülebilir bir dünya için dijitalleşmeye devam etmek en önemli görevimiz ve hedefimiz. Bu hedefe giderken en önemli iki odak noktamız var: Biri kullanıcı deneyimini her kanalda iyileştirme, diğeri de büyük veriden değer yaratmak için Edenred’in analitik yetkinliklerini artırıp büyük veri ve yapay zekayı iş süreçlerine dahil edip veri odaklı bir şirket haline gelmek. Benim de teknoloji ve dijitalden sorumlu lider olarak hedefim, Edenred’in bu dijital dönüşüm yolculuğunda rehber olmak ve onu başarıya ulaştırmak. Kişisel hedeflerim arasında da doktora programımı başarıyla tamamlamak, Özyeğin Üniversitesi’nde misafir öğretim üyesi olarak vereceğim derste öğrencilerime ilham verebilmek ve kısıtlı imkanlara sahip çocukları ve genç kadınları hedefleyen sosyal çalışmalar yaparak teknolojiyle güzel gelecek yaratmak için çalışmak var. İş hedeflerimin kişisel hedeflerimi desteklediği; kişisel hedeflerimin iş hedeflerime motivasyon kaynağı olduğu nice nice güzel projelere imza atmak var.

Son olarak biraz da özel hayat diyelim; yoğun iş temposunda iş ve özel hayat dengesini nasıl sağlıyorsunuz, hobileriniz neler?

İki çocuklu bir anne olduğumdan mı yoksa bir hayalperest olduğumdan mı bilmem, benim favori kahramanlarımdan biri Winnie The Pooh. Bu sevimli ayıcığın yakın dostu Piglet ile aralarındaki her diyalog benim için duvara asılacak bir yazı gibi. Winnie şöyle der: “Hayat çözülecek bir sorun değil, yaşanacak bir maceradır.” Her güne özel bir gün, yaşanacak bir macera anlayışıyla başlıyorum. İş ile özel hayatımı dengelemekten öte entegre etmeye çalışıyorum. Ailemi önceliklendirerek spora, sanata, eğitime, dostlara ve dinlemeye de zaman ayırdığım dengeli bir hayat sürmeye çalışıyorum. Bunların doğru oranlarda hayatımızda olduğunda birbirini beslediğini ve bana her güne yeniden heyecanla başlama enerjisi olarak geri geldiğini görüyorum.

 

YORUM YAP

YORUMLAR (0)