Bankacılar buluştu, yeni bir FinTech doğdu: Finovatif

Finovatif, “Taksit-le” platformuyla tüketici, banka ve satıcıyı bir araya getirerek kredi pazaryeri modeli sunuyor. Tüketicilerin hem online hem de fiziki kanallardan yapacağı alışverişlerde uzun vadeli ve uygun fiyatlı finansman imkanı sağlıyor...

ESİN GEDİK

Finovatif’i bankacılıkta yıllarca çalışmış, sektörün yakından tanıdığı isimler kurdu. Kurucu ortak M. Nabi Temuçin, Finovatif’in kuruluş amacını “Tüketiciler, perakendeciler ve finans kurumları arasındaki açıklıkları kurduğumuz finansal köprülerle birleştirmek” sözleriyle özetliyor. Kredi ve ödemeler dünyasının yakından tanıdığı kurucu ortaklar, sektörün en çok ihtiyacı olan alanı saptayarak “Taksit-le” platformunu oluşturmuş.

Taksit-le’nin hangi hizmetleri verdiğini, nasıl çalıştığını, Finovatif’in kuruluş öyküsünü M. Nabi Temuçin ile konuştuk...

-Öncelikle Finovatif’e ödeme sistemleri dünyasına “hoşgeldiniz” diyoruz. Bize girişiminizin hikayesi ile ekibinizi anlatabilir misiniz?

-Finovatif özetle, birkaç beyaz yakalının bir araya gelerek “artık kendi işimizi yapmanın zamanı geldi” düşüncesiyle yola çıkışlarının ürünü. Finans dünyasının farklı alanlarında edindiğimiz tecrübelerimizin yanına, iş geliştirme hevesimizi ve enerjimizi ekleyip her aşaması için alın teri döktüğümüz bir girişime aktarıp onu büyütme arzusuyla yol alıyoruz. Misyonumuzu; tüketiciler, işyerleri ve finans kurumları arasında, finansal çözümlerimiz ve platformumuzla iş köprüleri kurmak olarak belirledik.

2016 sonunda bu hayali gerçekleştirmek için yola çıktık. Ekibimiz; krediler, nakit yönetimi, para transferleri, ödeme sistemleri, sigorta ürünleri, bankacılık ürün ve hizmetlerinin yanı sıra şubesiz bankacılık ve banka dışı alternatif hizmet kanalları gibi yeni nesil iş modelleri olmak üzere bankacılık sektörünün farklı alanlarında Türkiye’de ilklere imza atmış, uygulama deneyimine sahip isimlerden oluşuyor.

Öncelikle pazar ihtiyaçlarını ve dünya uygulamalarını araştırarak, iş modelimizi oluşturduğumuz ve altyapımızın temellerini attığımız 3 aylık yoğun bir analiz dönemi geçirdik. Son 9 ay ise teknik geliştirmeler ve iş ortaklarının seçimiyle geçti. Artık müşterilerimizle buluşmaya çok az bir zaman kaldı.

-Tarafları birbirine bir köprü gibi yakınlaştıracağınızı söylediniz. Bunu nasıl yapacaksınız?

-Çözümümüzden bahsetmeden önce alışveriş dünyasındaki sıkıntıyı adreslemek isterim. Halihazırda kullanılan kredi kartı, senet ve benzeri ödeme çözümleri, müşteri ihtiyaçları ve işyeri çeşitliliğine karşılık tüm segmentlerin ihtiyaçlarına cevap veremiyor. Kredi kartı, sunduğu taksit imkânı ve kullanım kolaylığıyla dominant olsa da kart limitlerinin sınırlandırılması, taksit sayısının 12 ile sınırlandırılması, bazı ürün grupları için taksitlendirme imkanının olmaması ve artan üye işyeri maliyetleri özellikle yüksek montanlı alışverişlerde tüketiciyi alternatif çözüm arayışlarına yöneltiyor.

Senetli alışverişlerde ise tahsilat riski ve operasyonundan doğan maliyetler söz konusu. Yine tahsilat gecikmelerinden kaynaklı nakit akışının negatif etkilenmesi de işyerlerinin söz konusu risklerin maliyetini tüketiciye yansıtması sonucunu yaratıyor.  

Bayi finansman çözümlerinde de az sayıda bankanın yine az sayıda markalara ait bayiler aracılığıyla finansman seçeneği sunulduğunu görüyoruz. Bayi finansmanında, mevcut regülasyonlardan kaynaklı banka sürecindeki zorunluluklar ve operasyonel süreçler, söz konusu iş modelinin, pazar ihtiyacı ölçüsünde gelişememesinin en önemli etkenlerinden biri.

Özetle hem tüketiciler hem de işyerleri, alternatif finansman seçeneklerine kolay ve zahmetsizce erişebilecekleri bir arayış içerisinde. Biz de tam burada online ve anında kredi platformumuzla tüm tarafların ihtiyaçlarını karşılamayı hedefliyoruz. Platformumuzla birden fazla finans kurumu ve işyerini entegre ederek, tüketicilerin hem online hem de fiziki kanallardan yapacakları alışverişlerde “taksit-le” ödeme seçeneğiyle uzun vadeli ve uygun fiyatlı finansman sağlıyoruz. Platform entegrasyonlarımız gerek işyeri gerekse finans kurumları için hem kolay hem de bankacılık seviyesinde güvenli. Tüketiciler taksit-le sayesinde birkaç adımda istedikleri ürüne kavuşabilecek.

-Tüketiciler bu hizmeti nasıl kullanacak?

-Tüketicileri, “taksit-le işyerlerinden istediğin ürünü seç, taksit-le öde, gerekli bilgilerini gir, sisteme entegre finans kurumlarının kredi tekliflerinden senin için en uygun olanı seç ve alışverişi tamamla” şeklinde kısa ve net adımlarla sonuca ulaştırıyoruz. Taksit-le tüm taraflara dört boyutta bir deneyim ve kazanç sağlıyor. Tüketici satın almak istediği ürüne en uygun koşullarla kavuşuyor. İşyeri, müşterisine sunduğu alternatif finansman seçeneğiyle satışlarını artırıyor. Finans kurumu da güvenli ve düşük maliyetli bir alternatif kanaldan tüketiciler ve işyerlerine hizmetlerini sunuyor. Biz de Finovatif olarak tarafları birbirine bağlayan iş köprüleri kuruyoruz.

-Ödeme sistemleri dünyası açısından bakarsak çözümünüzü nasıl konumlandırıyorsunuz?

-Taksit-le bir ödeme aracı olmakla birlikte, finansmanı tüketici kredisiyle sağlaması ve bir pazaryeri mantığıyla çalışmasından dolayı klasik ödeme çözümlerinden farklılaşıyor. Global FinTech pazarında da konumlama olarak ödeme sistemi ürün ailesinin dışına çıkarak “alternative lending” (alternatif kredi) grubu içinde yer alıyoruz.

-İşbirlikleriniz hakkında da bilgi alabilir miyiz?

-Taksit-le’nin vizyoner ve müşteri odaklı sistemine hemen dahil olmak isteyen birçok iş yeri var. Bu talebe paralel olarak hedef sektör olarak belirlediğimiz mobilya, beyaz eşya, tatil, oto, e-ticaret vb toplamda 12 farklı sektörün önde gelen firmalarıyla entegrasyon çalışmalarımız yoğun bir şekilde devam ediyor. 2018 yılı içinde önde gelen birçok markayı tüketiciler ile platformumuzda buluşturacağız.

“FINTECH’LER BANKALARIN 7/24 RESEPTÖRÜ OLABİLİR”

M. Nabi Temuçin, son dönemde popüler olan bankalar-FinTech işbirliği konusunda ise şu değerlendirmeyi yapıyor: “Bankalar başta olmak üzere birçok kurumsal yapı, girişimcilik ve start-up firmalarla işbirliği konularını gündemine almış ve çeşitli kurum içi yapılar oluşturmuş durumda. Ancak bu yaklaşımın kurumun geneline yayılması kritik öneme sahip. Zira kurumlarda gördüğümüz şekliyle genelde stratejik planlama veya inovasyon birimlerinin sahiplendiği bu konu, kurumun geneline yayılmadığında istenen sonucun alınması pek mümkün olmayacak. Start-up firmalarla çalışmak kurumlar açısından kısa vadede fedakârlık gerektirir ama orta ve uzun vadede bu çalışma biçiminin sağladığı çeviklik, kurumları çok memnun edecektir. FinTechler içinse şöyle bir benzetmeyi uygun buluyorum: Bankaların 7/24 aktif durumdaki reseptörleri (gözü kulağı) olabilirler. Dolayısıyla bankalar, FinTech’lerle işbirliği yaptığı ölçüde piyasayı daha doğru dinleyip daha çevik aksiyonlar alabilecek.”

YORUM YAP

YORUMLAR (0)

Yandex.Metrica