Finansal mimaride yeniden inşa gerekiyor

Siyasi, jeostratijik ve pandeminin etkisiyle gerek global piyasalarda, gerekse iç piyasalarda belirsizlik sürüyor. Peki bu hareketlilik neye gebe? İş Yatırım Uluslararası Piyasalar Müdürü Şant Manukyan PSMMag.com'un sorularını yanıtladı…

Piyasalar 2020 başından itibaren oldukça hareketli günler geçiriyor. Bir taraftan bütün dünyayı kasıp kavuran pandemi, diğer taraftan başını ABD ve Çin’in çektiği “ticaret savaşları” global ekonomide ciddi ölçüde belirsizliğe neden oldu. Bu süreçlerden Türkiye de payını aldı. Üstelik Suriye, Libya gibi jeostratejik sorunların da eklenmesiyle makro ekonomik dengeler olumsuz yönde etkileyerek iç piyasalardaki hareketliliği arttırdı. Dolar ve euro kuru tarihi rekorlar kırarken, faizler yükseliş eğilimine girdi.

psmmag.com / Özel

Bütün bu konulardaki belirsizler devam ederken, gün geçmiyor ki yeni bir global çapta siyasi bir sorun ya da kriz çıkmasın. Belirsizlik ortamı ise piyasalardaki hareketliliği körüklüyor. Dolayısıyla herkes önümüzdeki dönemde piyasaların nasıl bir seyir izleyeceğini merak ediyor. Biz de PSMMag.com olarak bu konudaki merak edilen soruları İş Yatırım Uluslararası Piyasalar Müdürü Şant Manukyan’a sorduk. İşte Manukyan’ın verdiği yanıtlar:       

PSMMag: Döviz kurlarında artış ile ilgili neler söyleyebilirsiniz,  dolar bu seviyelerin altına iner mi?

Aralıksız süren “Fed dolar basıyor, dünya dolar içinde yüzüyor” propagandasına rağmen dolar, TL dahil pek çok gelişmekte olan ülke para birimine karşı Haziran ayından bu yana değer kazanıyor. Gelişmekte olan ülkelerin  en iyi performans gösterdiği dönem BRICS hikayesinin yani büyümenin öne çıktığı 2000-2007 dönemiydi.  Merkez bankalarının aktif olduğu sonraki dönemde ise gelişmekte olan piyasalarda (GOP) gerek hisse gerekse kurlar iyi performans gösteremedi. Global dolar akışının kaynakları belli; ticaret, turizm, sermaye hareketleri ve bu hareketleri destekleyecek işleyen bir Euro/dolar sistemi. Covid-19 ilk iki dinamiği vururken düşük reel getiri (faizler değil yatırım fırsatlarının reel getirisinden bahsediyorum) sermaye hareketlerini de azaltmış durumda. Bu tablo değişmeden gelişmekte olan ülke para birimlerinde kalıcı bir yükseliş mümkün değil. Dolar talebi Çin dahil hala yüksek.

PSMMag: Altındaki yükseliş devam eder mi bu seviyelerden altın alınır mı?

Piyasada altın almak için öne sürülen gerekçe merkez bankalarının varlık alım programları. Bu stratejinin enflasyon yaratmakta yetersiz olduğunu 2008-2019 döneminde net bir şekilde gördük. Üstelik bugüne oranla merkez bankaları (MB) bilançoları çok daha büyük bir yüzdesel büyüme göstermişti. Boj, Fed’den daha uzun ve daha agresif bir program yürütmesine rağmen yine de başarısız oldu. Zira MB stratejilerinin ötesinde çok daha farklı enflasyon dinamikleri var. Benim altın taşıma nedenim ise “karşı taraf riskinin” arttığını görmem. Avrupa Merkez Bankası (ECB) bazı sermaye kurallarını gevşetirken Çin bankalarının 2025’e kadar 200 bn dolar sermaye artışına ihtiyaç duyduğunu görüyoruz. Pek çok ülke kamu harcamalarını arttırdığı (ki enflasyon oluşursa kaynağı bu olacak) için zayıflayan bir bilançoya sahip ve borçların geri ödenmesi soru işaretleri oluşturacaktır. Bu noktada altın devreye girecektir. Kısa vadede 1910 dolar kırılırsa satışlar hızlanır, deflatif baskı bitmiş değil. Ancak orta vadede yönü yukarı görmeye devam ediyorum.

PSMMag: Dolar kısa vadede nasıl etkilenecek?

Kısa vadede euro long pozisyonlar çok yüksek seviyede olduğundan dolar biraz değer kazanabilir. Ancak ABD’deki secim belirsizliği nedeni ile 1.19’un kırılması 1.22-25 aralığına doğru bir hareketi başlatır. Orta vadede ise piyasada var olan doların üstünlüğünü kaybetmesi beklentisini taşımıyorum. Aksine yeni bir dolar krizi ihtimali hala yüksek. Bu nedenle euroda yaşanacak bir yükseliş dolara geçiş için fırsat olarak değerlendirilebilir.

PSMMag: Piyasalarda yaşanan bu hareketliliğin nedeni tek başına pandemi mi? Yoksa başka nedenleri de var mı?

Pek çok gösterge; JP Morgan Global İmalat PMI, dünya ticaret hacmi, hane halkı tasarruf oranı, işi gücü katılım oranı vs dünya ekonomisinin zaten 2018’den bu yana yavaşladığına işaret ediyordu. Arşidük  Ferdinand suikastinin dünya savaşını tetiklemesi gibi virüs de var olan zayıflığı sert bir şekilde vurgulamış oldu. Eurodolar sistemi artık çalışmıyor daha doğrusu geniş toplum kesimleri için çalışmıyor. Ancak bu sistemin alternatifi euro veya yuan veya altın da değil. Daha büyük değişimlerle finansal mimaride yeniden inşa gerektiğine inanıyorum.

PSMMag:  Doğu Akdeniz’deki gerginlik, ABD’nin Çin ve İran’la yaşadığı sorunlar ve elbette ABD’deki başkanlık seçimleri uluslararası piyasaya nasıl yansıyor, yansıyacak?

Kritik jeopolitik gelişmelere şahit oluyoruz. ABD’nin inisiyatifi ile İsrail’in önde gelen Arap ülkeleri ile barışması İran’ın bölgede daha da yalnızlaşması demek. Çin denizinde pek çok donanma kol mesafesinde geziyor ve ABD’nin bazı ülkelere verdiği savunma garantisi risk yaratıyor. Rusya’nın Belarus’a müdahalesi diğer bir konu.  Biden secimi kazanırsa ABD çıktığı ticaret anlaşmalarına geri dönebilir veya global kurumları destekleyebilir ancak Trump zaferi ABD cari yapıyı daha da hırpalaması anlamına gelecektir. Açıkçası bu risklerin fiyatlandığını düşünmüyorum. Bu nedenle olası bir fiyatlama çok kısa sürede ve çok sert yaşanacaktır.

PSMMag: Bu dönemde alternatif olarak yatırımcıların kripto paralara olan ilgisi de artmış durumda. Bu alanda nasıl bir seyir var; yatırımcılara neler öneriyorsunuz?

Yatırımcılar öncelikle kripto paraların ne olduğunu ve nasıl işlediğini iyice anlamalı. Kendi cüzdanınıza çekmediğiniz kripto para sizin değildir. İkincisi kripto paraların ana dinamiği olduğu iddia edilen “merkez bankaları para basıyor” söyleminin fiyatları yükseltmediğini net bir şekilde gördük. Bitcoin , doğanın yarattığı altını bir kenara bırakırsak, insan eli ile yaratılmış ve karşı taraf riski taşımayan tek enstrüman. Bu nedenle önemli. Öte yandan asıl önemli kırılma yukarıda bahsettiğim eurodolar sisteminin yerine blockchain tabanlı bir finansal sistemin kurulabilme ihtimali. Defi bu açıdan önemli bir “deneme” . Çok volatil , henüz devletlerin tam regüle etmediği ve her an cezalandırabileceği bir varlıktan söz ettiğimizi unutmamak gerekiyor.

YORUM YAP

YORUMLAR (0)