Merkez'in kararı piyasaları nasıl etkiler?

Bu hafta takip edilecek en önemli veri Merkez Bankası'nın faiz kararı olacak

Merkez Bankası bu hafta faiz kararını açıklayacak. Faiz kararı öncesinde de Türk Lirası dolar karşısında güçlenmeye başladı.  Analistler Merkez Bankası'nın alacağı faiz kararından bir değişklik beklemiyor. Peki Merkez'in alacağı herhangi bir karar piyasaları nasıl etkiler?

Vatan Gazetesi yazarı Ali Ağaoğlu konuyu köşesine taşıdı. İşte o yazı:

TL’deki değerlenmenin bu hafta 2.2240 seviyelerine kadar devam etmesi olasılığı var. Bu seviye hem düzeltme hem trend açısından önemli. Ancak dolar/TL’de yıl sonuna kadar oynaklık sürer.

Geçtiğimiz haftaya Fed Başkanları ve AB ekonomisinden gelen haberler damgasını vurdu. Fed başkanları geçtiğimiz hafta hayli gevezeydi. Geçen hafta sonu Fed Başkan Yardımcısı Stanley Fischer’in IMF-Dünya Bankası toplantısında yaptığı konuşmada; dünya büyümesinin beklentilerden zayıf kalması durumunda, Fed’in gevşek para politikasından çıkışının daha yavaş olabileceğini söylemesi bir anlamda piyasaları rahatlattı. Fed’in sadece ABD için değil, aldığı kararların dünya ekonomisi için de önemli hale geldiğini vurgulayan Fischer’in konuşmasına bir destek de St.Louis Fed Başkanı Bullard’dan geldi. 

Bullard, Fed’in enflasyonun hedeflenen yüzde 2 seviyesine ulaş(a)maması durumunda tahvil alım programının uzatılabileceğini söylemesi piyasaların “iştahını” açtı. Enflayon konusundaki yoruma destek New York, Chicago ve Minneapolis Fed Başkanları’ndan da gelince piyasalar bardağın dolu tarafını satın aldılar, ABD borsaları yükselirken, dolar endeksi (DXY) geriledi, güvenli liman olarak algılan ve getirisi hafta içinde 1.9882’ye kadar gerileyen ABD 10 yıllık tahvil getirileri yeniden 2.1950 seviyesine kadar yükseldi!

AB’de hava puslu 

İyimser yorumlara bir tek itiraz Philadelphia Fed Başkanı Plosser’dan geldi. Hedefin altında kalan enflasyon ve istihdam konusunda yaşanan ilerleme dikkate alındığında faiz artışlarının beklenenden (piyasanın genel beklentisi 2015’in dördüncü çeyreğinde) daha erken bir faiz artışı olabileceğini söyledi. Bu itiraz şimdilik pek dikkate alınmış değil. 

Geçtiğimiz hafta AB’den büyümeye ve bölgede yaşanan durgunluğa dair gelen olumsuz haberlere bir yenisi eklendi. Almanya’da hükümet, IMF’nin tahminlerine benzer şekilde 2014 büyüme tahminini yüzde 1.8’den 1.2’ye, 2015’i de yüzde 2.0’den 1.3’e indirdiğini açıkladı. AB Bölgesi’nin lokomotifi konumundaki Almanya’nın karamsar bir tablo çizmesi piyasaların kafasını karıştırdı. AB bölgesinden gelen haberler bizim için de büyüme ve ihracat açısından ufku karartan bir tablo çizilmesine sebep oluyor.  

Yine de piyasalar işin pozitif tarafına bakıyor ve Fed’in kısa zamanda faizleri arttırmayacağını, faiz artışını olabildiğince ertelemek için her türlü mazereti kullanacağına bir kez daha ikna olduğundan dolayı; temel verileri bir kenara bırakarak; geçtiğimiz hafta iyimserliği satın aldı! Dolar/TL kurları 2.2450 ile hafta boyunca görülen en düşük seviyeden haftayı kapatırken gösterge bono bileşik faizleri yüzde 8.82 bileşik getiri ile 1 Ağustos’tan bu yana en düşük haftalık kapanışını gerçekleştirdi.

Gözler PPK’da 

Piyasalarda “geçici de olsa” yaşanan  bu iyimserliğin yaşandığı bu haftada Merkez Bankası’nda Para Politikası Kurulu (PPK) toplanacak. Perşembe günü yapılacak toplantıdan herhangi bir faiz değişikliği kararı beklenmiyor. Doğrusunu isterseniz ben de beklemiyorum. Geçtiğimiz hafta açıklanan MB Beklenti Anketi’ne göre enflasyon beklentileri 2014 sonu için yüzde 8.89’dan  9.16’ya yükselmiş durumda. Gelecek 12 aylık enflasyon beklentisi de yüzde 7.44’ten 7.54’e yükselmesi piyasaların Orta Vadeli Program’dan  farklı bir beklenti içinde olduğunu vurgulaması açısından önemli! 

Görünen o ki enflasyon konusundaki beklentilerdeki bozulma devam ediyor. Bu konuda MB’nin bir anlamda eli kolu bağlı. Politikacılardan gelen baskılar sürüyor. Ancak sesler eskisi kadar yüksek çıkmıyor. Görünen o ki Perşembe günü MB’nin yapacağı PPK toplantısı herhalde son 3-4 toplantı arasında en “rahat” olanı, en az baskı altına alınmış olanı olacak. PPK’nın her şeyi olduğu gibi korumasını da beklemiyorum. MB döviz zorunlu karşılık oranlarını; bir miktar “görünür rezerv” kaybetmeyi de göze alarak; düşürebilir. Kayda değer bir likidite sağlayacak düşüş olsa da “gerektiğinde adım atabileceğini” gösterme adına “sürpriz” gelebilir.

Büyük coşku beklemeyin! 

Ola ki PPK’dan dövizdeki gerilimi düşürecek, zorunlu karşılıklarda ufak da olsa bir indirim gelecek olursa geçtiğimiz hafta başlayan TL’deki değerlenme süreci bu hafta da sürebilir. Ancak geçtiğimiz hafta kadar büyük bir coşku beklemeyin! Teknik olarak bakıldığında TL’deki değerlenmenin bu hafta 2.2240 seviyelerine kadar devam etmesi olasılığı var! Bu seviye hem “düzeltme” hem de “trend” açısından önemli. Aşağı kırılacağını sanmıyorum! Her ne kadar yılı bu seviyelerde kapanacağı tahminimi daha önceleri dile getirmiş olsam da yıl sonuna kadar oynaklık artarak devam edecek. Arada bu seviyenin hatta 2.2650-2.2850 bandının birkaç test edileceğini de tahmin ediyorum. 2.2250’nin yıl sonuna kadar olan dönemde önemli destek/düşük seviyelerinden biri olacağını düşünüyorum. 2.30’lu seviyelerde ithalat veya borç ödemelerini ertelemiş olan şirketlerin/bireylerin bu seviyeye inildiğinde ihtiyaçlarının bir kısmını kapatmalarında bence fayda var! Bu hafta için yukarıdaki 2.3075 seviyesi önemli seviye.

YORUM YAP

YORUMLAR (0)

Yandex.Metrica