Paradigma değişince oyun yeniden başlar

Mobil cihazlar gibi ekosistemin parçalarını düşününce, son kullanıcıları çok daha kolay; çözüm sağlayıcıları ise çok daha karmaşık bir hayat bekliyor

Bulut, akıllı cihazlar, nesnelerin interneti, mobil cihazlar gibi ekosistemin parçalarını düşününce, son kullanıcıları çok daha kolay; çözüm sağlayıcıları ise çok daha karmaşık bir hayat bekliyor... Mobil cihazlar henüz orkestra şefi olarak görev yapmıyor; ayrı bir enstrüman gibi hayatımızın içinde yer alıyor. Ekosistem ancak mobilin orkestra şefliğine soyunmasıyla tamamlanabilecek.
 
Ünlü gelecek bilimci Joel Barker “Paradigma değişince oyun yeniden başlar” der. Oyunun parçalarından birinin değişimi oyunu tamamen değiştirebilir. Nitekim 2007’de Apple’ın iPhone’u tanıtmasıyla beraber cep telefonu pazarı da tamamen değişti. Daha önce diğer şirketler tarafından denenen ve başarısızlıkla sonuçlanan dokunmatik telefonlar birden başarılı oldu. Bu sefer dokunmatik telefonların başarılı olmasının birçok etkeni vardı ama Corning’in ürettiği cam ekranın (Gorilla Glass) dokunmatik ekran deneyimine desteği yadsınamaz. Corning dayanıklı bir cam üretmeyi başardı ve bu adım, dokunmatik ekran ve akıllı telefon deneyimini tamamen değiştirdi.
Cam sektöründeki bir değişiklik cep telefonu pazarında bir paradigma değişikliğine neden oldu. Cep telefonu satışlarında bir numara olan Finlandiyalı şirketin satışları altüst oldu, Apple çok hızlı şekilde iPhone satışlarıyla bir numaraya oturdu ve uzun bir süre de bir numarada kaldı.
Gündelik hayatımızda disiplinlerarası etkileşim o kadar arttı ki bir disiplindeki (sektördeki) değişim bir diğerini tamamen değiştirebiliyor. Bu değişim birçok firmanın hayatımızdan çıkmasına neden olurken, birçok yeni firmanın da hayatımıza girmesini sağlıyor.
Birçok fikir, proje fanuslarda kaldıkça hayatımıza nüfuz edemiyor. Bir ürünün hayatımıza nüfuz edebilmesi için ekosistemiyle hayatımıza girmesi gerekiyor. Tek taraflı değişim beraberinde pek bir şey getiremiyor. Bir örnek vermek gerekirse; 2013 yılında adından çokça söz ettiren “akıllı saatler” insanların yüzünde bir tebessüm bırakmayı başardı ama o beklenen “Jetgiller” tarzı hayat beklentisine ulaştıramadı.
Peki dijital dünyada ve özellikle mobil dünyada paradigma değişimine neden olabilecek bazı önemli faktörler neler olabilir?
 
Akıllı ev cihazları

İnşaat sektörü dünyada son 10 yılda o kadar çok gelişti ki artık bir yıldan kısa bir sürede bir evi, apartmanı hatta bir kuleyi inşa etmek mümkün. Bununla beraber dünyada özellikle metropollerde bir değişim dalgası yaşanıyor.
Bir yıldan kısa sürede inşaat yapılabilen bir teknolojik ortamda akıllı ev cihazlarına da daha çok ilgi duyulacak ve hayatımıza daha çok nüfuz edecek gibi duruyor. Akıllı cihazlar sadece ev aletleriyle sınırlı değil tabii ki. Giyilebilir (wearables) akıllı cihazlar da hayatımızın bir parçası haline gelmeye başlıyor.



Nesnelerin interneti

Her nesne internete bağlanıp birbiriyle iletişim kurabilecek. Bu konuda hep buzdolabı örneği verilir. Buzdolabında peynir azalınca mobil cihaza haber vermesi ve sizin de bir tuşla eve peynir siparişi verdiğiniz bir dünya hayal ediliyor. Fakat geldiğimiz nokta bundan çok daha uçuk. Örneğin Volvo, arabayla yolun konuştuğu ve kaza yapmayan arabalar üretmeyi hayal ediyor. Buzdolabıyla mobil cihazın konuşmasındansa, arabayla yolun konuşması insan hayatına çok daha büyük bir katma değer sağlayabilir. Tabii herkes gelişmeleri kendi açısından değerlendirmek istiyor. Bir örnek vermek gerekirse; Avrupa Birliği’nin uzun zamandır arabaları uzaktan polis marifetiyle durdurmak üzerine çalışma yaptığı ortaya çıktı. Böylece Avrupa Birliği kaza yapılmasını önleyebilmek, kaçakları durdurmak gibi kazanımlar hedefliyor. Tabii bu tip yaklaşımlar, “büyük birader” (big brother) korkusu nedeniyle insanların bu tip teknolojilere mesafeli yaklaşmasına neden oluyor.
 
Psikolojik faktörler

Özel hayatın mahremiyetinin korunması da bir başka sorun gibi görünüyor. Amerika’da bazı restoran ve barlarda “Sadece insanlar girebilir”, “Köpek giremez” levhaları vardır. Şimdi bunlara Google Glass görseli üzerine çarpı atılmış levhalar eklenmeye başladı. İnsanların hem ‘büyük birader’den hem de mahremiyetine girilmesinden çekinmeleri için bugün dahi yeterli nedenleri var. Buna neden olan en büyük psikolojik etkense kanaatimce kontrolün insanların kendilerinde olmadığını hissetmesi. Birinin arabayı (polis yapabilirse başka biri de yapabilir) kendi isteğinin dışında her an durdurabilmesi, uygunsuz fotoğraflarının çekilmesi gibi ihtimaller insanların kontrolün artık kendi ellerinde olmadığını hissetmelerine ve rahatsız olmalarına neden oluyor.
Ekosistemin gelişebilmesi için psikolojik faktörlerin de aşılması gerekiyor.
 
Pazaryeri ve kiralama trendleri

Kullanıcıların oluşturduğu içerik kavramı, pazaryeri oluşturma mantığıyla harmanlanarak büyüyor ve yeni bir ticaret modeli oluşuyor. Pazaryeriyle beraber büyüyen bir ikinci kavram ise “kiralama”. Kiralama daha önce genelde şirketler için bir seçenekti. Ancak artık ölçek ekonomisi ve artan vergilerle sahip olmanın giderek zorlaşması ve pahalı hale gelmesi gibi birçok nedenle kiralama son kullanıcının dünyasına girmeye başladı. Kiralama, kullanıcı içeriği, pazaryeri kavramları birleşince Airbnb gibi kullanıcıların birbirlerine ev kiralayabildikleri çözümler ortaya çıktı. Bu tür çözümler, insanlara kullanmadıkları eşyalarını dijital, mobil ortam üzerinden kiralamalarını sağlıyor ve bir “kazan kazan” ilişkisi doğuyor.
Kiralama mantığı o kadar büyüyor ki artık sunucu almak da anlamsız hale geliyor. Bulut sistemleri kiralama (kullandığın kadar öde) mantığıyla ön plana çıkarken mobilin orkestra edeceği bir büyük fikir olan ekosisteme bambaşka açılardan hizmet vermeye başlıyor. Mobil cihazlar akıllanıyor ve bulut teknolojisiyle her türlü veriye istenildiği anda ulaşılabiliyor.
 
Biyometrik

Ev sahipleri evlerini, araç sahipleri araçlarını, kiracıyı dahi görmeden kiraya vermek istiyor. Bunun için akıllı kartlar gibi ara teknolojilerle ilerleniyor. Biyometrik ise kendini tanıtarak kiralama işleminde kullanılabilecek en iyi yöntemlerden biri. Apple’ın iPhone 5S ile birlikte çalışmaya başlayan parmak izi tanıma teknolojisi ise sadece kiralamada değil birçok alanda kullanılabilir.
Parmak izi tanıma teknolojisinin kullanılabileceği en önemli alanlardan biri de ödeme sistemleri. Parmak izi tanımayla güvenlik sağlanabilir. Son kullanıcı açısından daha da önemlisi “kolaylığı” beraberinde getirmesi. Güvenlik ve kullanılabilirlik terazisi bozulmadan bir üst seviyeye taşınması, beraberinde paradigma değişikliğini getirecektir.

 
Mobil ödeme

Ekosistemin önemli parçalarından biri olan ‘beacon’ların hayatımıza giriyor olması büyük önem taşıyor. Beacon’a mobil cihazımızla iletişim kuracak bir başka akıllı cihaz diyebiliriz. Mobilin aracılık kabiliyetini artıracak bir ürün olduğu düşünülüyor ve başarılı olma ihtimali yüksek. NFC, mobili kullanıyor ama aracılık etmesine izin vermiyordu. Bu sefer mobilin ödeme sistemlerinde doğru bir kullanımından bahsedebiliriz.
 
Orkestra şefi olarak mobil

Bulut, akıllı cihazlar, nesnelerin interneti, mobil cihazlar gibi ekosistemin parçalarını düşününce, son kullanıcıları çok daha kolay; çözüm sağlayıcıları ise çok daha karmaşık bir hayat bekliyor. Mobil, yukarıda bahsi geçen ekosistemin parçalarının belki de tek hazır parçası olarak diğer ürünlerin hayatımıza girmesi için bekliyor. Ürünler ise başka ürünlerin hayata geçmesini bekliyor. Mobil cüzdanlar önemini artıracak, nesneler ile mobilin konuşabildiği yerde göz kırpması kadar kolay görünmez alışverişler gerçekleştirilmesini sağlayacak. Tüm ürünlerin hayata geçmesi ve fanusların ortadan kalkmasının ardından mükemmel senkronizasyon gerçekleşecek. Ekosistem, ‘mobil’in tamamen bir orkestra şefi olmasını sağlayacak. Mobil cihazlar henüz orkestra şefi olarak görev yapmıyor; ayrı bir enstrüman gibi hayatımızın içinde yer alıyor. Ekosistem ancak mobilin orkestra şefliğine soyunmasıyla tamamlanabilecek.
 

YORUM YAP

YORUMLAR (0)

Yandex.Metrica